Bazı gerçekler gizli kalmamalı (1)

   Kıbrıs’ta ilk Türk gazetesi ‘Saded’ mi, tam olarak bilinmiyor…

   Fakat; geçmiş yıllarda ortaya böyle bir iddia atıldı ve Saded’in yayınlandığı 11 Temmuz Kıbrıs’ın Türk kesiminde ‘Basın Günü’ olarak kabul edildi…

   Kuşkusuz; 11 Temmuz bu ülkede ilk renkli gazete olan Kıbrıs’ın da ilk yayın günüdür…

   Merhum işadamı Asil Nadir; Türkiye ve Kıbrıs’taki yatırımlarını garanti altına alabilmek amacıyla medyaya girme ihtiyacı duymuştu…

   Önce Türkiye’deki Günaydın gazetesini satın aldı…

   Büyük paralar ödediği bu gazeteyi satın aldığı zaman çalışanların sayısı 450 civarındaydı…

   Bunu nereden biliyorum?..

   Çünkü Günaydın’ın Kıbrıs temsilcisiydim ve başta eski patronu Haldun Simavi olmak üzere yayın ve yönetimde en üst düzeydekilerin sevgisini ve desteğini kazanmıştım…

  Türkiye kısmını kısaca geçiyorum…

   Asil Bey, Günaydın’ı satın aldıktan sonra 450 olan personel sayısı çok hızlı bir şekilde 4 binin üzerine çıkarılmıştı…

   Çalışanların bir kısmı, üstteki yöneticileri atlayıp kendisine sürekli ‘yeni gazete’ projeleri sunuyordu…

   Foto Maç, Güneş gazetesi, Nokta dergisi, Turkuaz dergisi bunlardan bazılarıdır…

   Günaydın operasyonu sonrasında sıra Kıbrıs’a gelmişti…

   Merhum Mehmet Ali Akpınar ile Metin Münir’i görevlendirerek ve çok büyük paralar akıtarak Kıbrıs gazetesinin kuruluş hazırlıklarını başlatma kararı almıştı…

   Matbaa kurulmuş, yazı işleri oluşturulmuş, yayına kısa bir süre kala beni Londra’ya davet ederek ikinci bir gazete isteğini dile getirmişti…

   “Kıbrıs çıkıyor, ikincisine ne gerek var” dediğimde şu yanıtı vermişti:

   “Memleket için…”

   Aramızda uzlaşıya varınca ‘Yeni Gün’ gazetesi için hızlıca çalışmalara başlamıştık…

   Kıbrıs’ın yayın tarihi 11 Temmuz 1989, Yenigün’ün de 15 Kasım 1989…

   Ardından bir üçüncüsü gelecekti; Bozkurt

   Kıbrıs gazetesinde çalışanların sayısı kısa sürede 182’ye çıktı, Yeni Gün’de 18 kişi…

   Burada bilinmeyen veya unutulan bazı gerçekleri özet halinde aktarmayı bir görev kabul ettiğim için bunları yazıyorum…

  Asil Nadir’in  Kıbrıs ve Türkiye’deki medya operasyonlarının detaylarını ileride kitaplaşınca okuyacaksınız…

Satışlar artıyor gazeteciler para kazanıyor

   Yanan gerçekler, yalanlarla ört bas edilemez…

   Asil Bey bu ülkeye sadece ekonomik alanda değil, medya alanında büyük yatırımlar yaptı…

   Adaya renkli gazeteyi getirdi…

   Promosyonların da etkisiyle gazete okuyanların sayısında patlama yaşandı…

   Çalışanlara, eski koşullara göre çok daha iyi maaşlar ödendi…

   Asil Bey’in Yönetim Kurulu Başkanı olduğu İngiltere’deki Polly Peck şirketi 1990 yılında dıştan gelen saldırılarla çökertilince, diğer tüm işletmeler gibi Türkiye ve Kıbrıs’taki medyası da zorluklar yaşamaya başladı…

   Polly Peck şirketi kayyumların eline geçince adaya son ziyaretini yapmış ve üç gazete yöneticisiyle yaptığı toplantıdan sonra zarar edenlerin kapatılması kararlaştırmıştı…

   Asil Nadir sabahları işe erkenden giderdi…

  Ertesi gün sabah 9.00’da beni arayıp kahvaltıya davet etti…

   “Dünkü toplantıda sunulan mali raporları inceledim ve bu üç gazetenin yönetimini sava veriyorum, ikisini kapat, birini yaşat” dedi…

   Teklifini kabul etmek zordu…

   Çok genç yaşta bir gazeteci olarak hem kapatmanın risklerini, hem de milyonlarca liralık borcu omuzlamak akıl işi değildi…

   Ne var ki; Asil Bey’in reddedilemez ikna yeteneği karşısında, üç gazeteden Bozkurt’un kapatılması, diğer ikisinin yaşatılması şartıyla teklifini kabul ettim…

   Resmi görevlendirme İstanbul’da oldu…

   Asil Bey daha sonra Londra’ya dönerek İngiliz polisince gözaltına alındı…

Yarın: Haciz memurları kapıda 

YORUM EKLE

banner471

banner473