Bekleyip göreceğiz!

İnandırıcılığını çoktan yitirmiş politikacı hezeyanları ve saçmalıkları son zamanlarda havalarda uçuşur hale geldi.  
Bunun bir sonucu olarak, kerhen oluşturulmuş azınlık hükümetinin başı nihayet istifasını Cumhurbaşkanına sundu.
Bugün Meclisi çalışamaz hale sokan ve nisap sorunu yaratarak yeniden iktidar koltuğu hayalleri kuran CTP ve HP, 2020 yılının sonlarına doğru, hatırlayacaksınız Covid-19’un yarattığı olumsuzluklar karşısında “pes” etmiş, tabir yerinde ise “politika arenasına havlu atarak” tası tarağı toplayıp hükümetten istifa etmişlerdi.
Erken seçim kaydı ile 8 Aralık 2020’de koalisyon protokolü imzalayan, 19 Aralık 2020’de Cumhuriyet Meclisi’nde güvenoyu alan UBP-DP ve YDP’nin koalisyonunun oluşturulduğu günden beri devlet otoritesi kurulamamış, halkını yaratılan suni pahalılıkların pençesinden kurtaramamanın yanında, adeta kırk haramilerin insafına bıraktı. 
Esasen var olan başıboş devlet yapısı pandeminin yarattığı olumsuz etkilerin de varlığıyla bir o kadar daha dibe vurdu.
Başbakan, geç kalındığına inandığım istifasını nihayet Cumhurbaşkanına sundu.
Geç kalındı, çünkü azınlık hükümeti olmanın yarattığı olumsuzluklardan da öte, koalisyonun bilhassa UBP ve YDP kanadı arasında bir süredir büyük uyuşmazlıklar yaşanıyordu. 
Bu iki siyasi yapı arasında adeta “ben ne söylerim, tamburam ne çalar” oyunları oynanır hale gelmişti.
YDP’de parçalanmaya kadar varan ve Genel Başkanlık yarışının ardından ikiye ayrılan yapının Bertan Zaroğlu kanadının muhalefet saflarında yer alması, YDP liderinin başta KIB- TEK’le ilgili olmak üzere aşırıya kaçan “dedim-dedi” başlıklarında polemiğe kaçması ve nihayet dibe vurmuş ekonominin  “uçurulacak” komedyası!
UBP’nin içerisinde de YDP’ninkine benzer saçmalıklar, yapıya olan inancı zafiyete uğratan gelişmeler yaşanmadı mı, yaşandı.
Herkesin bildiği ama kimselerin çıkıp da açık, açık söylemediği nedenlerle Kurultay fiyaskosu bir tarafa, başkanlık koltuğunun yapay bir şekilde doldurulması ve pamuk ipliğine bağlı bir koalisyonla günü kurtarma çabası.
Erken seçim şartı ile oluşturulmuş koalisyonun gerektiğinden fazla uzatılması.
Önümüzdeki aylarda gerçekleştirilecek UBP Kurultayının sonuçları da işin cabası!
İşte bütün bunlar toplum tarafından pek de hoş karşılanmadı. 
Aksine ülkede denetim mekanizmalarının olmayışı, olan kısmının da çöküntüye uğraması, vatandaşın açlık sınırına taşınmasına neden oldu. Geçmişte toplumun büyük bölümünün dahil olduğu orta sınıf ortadan kalktı geride sadece iki sınıf kaldı!
Ya bir eli yağda, bir eli balda olanlar, ya da bazıları çöp bidonlarından yiyecek arayacak duruma düşen insan manzaraları yaratıldı.
İşte böylesi bir ortamda erken seçim tam, tamları çalmaya başladı. 
Önümüzdeki son ayların ve 2022 yılı başlarının çok şeylere gebe olduğu aşikar. Politikaya ve politikacıya duyulan güven duygusunun düştüğü durum.
Bekleyip hep beraber göreceğiz!

YORUM EKLE

banner456

banner472