Beyinler farklı değildir

  Kuzey Kıbrıs’ta ister sağ, ister sol olsun; birçok konuda siyasilerin ‘aynı görüş ve düşüncede’ oldukları gözle görülür haldedir…
  Sağ partilerden UBP ile DP partizanlık mı yapıyor?..
  Benzerini CTP ile TDP de yapıyor…
  Sadece son 16 ayda olanlara bakalım…
  Onlarca müdür, müsteşar ve danışman değişikliği yapılmadı mı?..
  Devlete bağlı kurumlarda ve dairelerde yöneticiler değiştirilmedi mi?..
  Özel sektörde çalışan bir adamı, ne kadar süreceği belli olmayan bir hükümete müdür olarak tayin ediyor; 10 ay, bilemediniz 15 ay sonra “Hadi bakalım evli evine, köylü köyüne” diyorlar…
  Ne kadar üzücü bir durum…
  Küçük bir ülkede yaşıyorsunuz…
  Adam 10 ay süreyle müsteşarlık veya müdürlük yapmış…
  O süre içinde kendi partisinden olmayanlara veya partisi tarafından verilen listede yer almayanlara kaş çatıyor, yüz geriyor, selam bile vermiyor…
  Canı çekerse ‘hizaya getirme’ yöntemi uyguluyor…
  “Arkadaş şimdi benim sözüm geçer” diyerek, kendinden daha iyi tahsilli, daha görgülü, çok daha kültürlü bakanlık veya daire çalışanlarını aşağılıyor…
  Peki sonrasında ne oluyor?..
  On aylık müdür, ya da müsteşarın partisi ‘tumba’ olunca yeniden değişim başlıyor…
  Bu kez yeni gelenler kendi adamlarını atamaya başlıyor…
 Maaşını aldığı devlete ‘Ka ka te ce’ diyen insanlar en üst düzeyde göreve getiriliyor; devletine saygılı olan ve ‘KKTC’yi düzgün söyleyenlere’ fırça atmaya başlıyor…
  Trajikomik duruma bakar mısınız?..
  Böylesi bir tiyatro oyunu ne kadar sürebilir söyleyin bakalım?..

Para dağıtma becerisi yüksek

  Türkiye para verdiği sürece ‘sadece dağıtma’ memurluğunu üstlenen; yatırımları, ya da kalkınmayı, sosyal adaleti sağlamayı, daha iyi sağlık, daha iyi eğitim sunmayı aklının ucundan geçirmeyen zihniyetlerle bu devlet veya bu toplum nereye gidecek?..
  Yatırım yapmadıkları gibi, yapanları cezalandırma veya onlara ‘kötü gözle’ bakma konusunda sağ ve sol arasında pek fark yoktur…
  En yüksek kurumlar vergisini Türkiye’den gelen yatırımcılardan sağladıkları gibi; her meselede onları hedef alma konusunda müthiş becerileri vardır…
  Meclis kürsüsünde, tören meydanlarında mikrofon karşısına geçtikleri zaman ülke ekonomisini nasıl kurtaracaklarını anlatırken onları iyice dinleyiniz…
  Temelsiz, yalana dayalı, sadece kıskançlık ve beceriksizliğin yarattığı eziklik kompleksiyle hep aynı kesime saldırıyorlar…
  Onlardan daha çok vergi alınmasını öneriyorlar…
  Aslında beyinlerin ardındaki düşünce, KKTC ekonomisinin kurtarılması ve güney ile rekabet edebilecek duruma gelmesi değildir…
  Beyinlerin ardında yatırımcıları cezalandırma ve onları ürkütüp kaçırma hedefi vardır…
  Bunun dışındakiler ise “Ceplerindeki paraları toplayıp bize daha çok dağıtın” düşüncesinde olanlardır…
  Partilere daha çok yardım…
  Partili belediyelere daha çok katkı…
  Batırılan devlet kurumlarına daha çok para…
  Daha çok örtülü ödenek…
  Daha çok peşkeş…
  Ve bu peşkeşlerin gizlenmesi için paralı propagandanın güçlendirilmesi…
  Günahın ve insafın ne olduğunu bilmiş olsalar, onlara söylenecek iki çift söz vardır…
  Ama onu da bilmiyorlar…
  Kusura bakmasınlar…
  Gerçek durum budur…

YORUM EKLE