Bir kapıyı yönetemiyoruz

  Kendi kendimize ustalık taslamakta, ders vermede birinciyiz…

   Hele sosyal medyada dünyanın en büyük kahramanlarını görebiliyoruz…
   Krizden çıkış için öneriler havada uçuyor…
   Ondan alın, şuna verin…
   Bize dokunmayın, ötekine balta ile vurun…
   Gerçekten öneriler havada uçuyor…
   Fakat iş yapmaya gelince ortada bir tane kahraman bulamıyorsunuz…
   Dövizin yükselmesi sonrasında sadece ‘olumsuzluklar’ üzerinde durmayı ve bunun olumlu yönlerinden yararlanmayı düşünmüyoruz…
   Hafta sonu oldu mu bazıları güle oynaya, bazıları ağlaya sızlaya mangal başına…
   Ya da deniz kenarına…
   Memleketin en ufak sorunuyla ilgilenen bir Allah’ın kulu bulamıyorsunuz…
   Hâlbuki ekonomik krizden hala tam olarak kurtulamayan yüzlerce Rum, ucuz akaryakıt alabilmek için kuzeye akın ediyor…
   Gelenlerin bir kısmı eczanede durup ilaç alıyor…
   Bir kısmı da ucuz meyve bulursa alıp, geri dönüyor…
   Neticede bizim tarafa para bırakıyor…
   Yıllardır “Rumlar bizim tarafa bir kuruş bırakmıyor” diye şikâyet ediyorduk…
   Şimdi bol tarafından para bırakmak için geliyorlar ama bizimkiler Metehan sınır kapısına 4 tane muhaceret memuru takviyesi yapamıyor…
   Hafta sonu olması nedeniyle dün gidişlerde 2, dönüşlerde de 2 tane muhaceret memuru görev yapıyordu…
   Yaşanan izdiham karşısında bu insanlar da bunalmış, bir kurtarıcı bekliyordu…
   Ama nerede gezer?..
   Makam sahipleri piknikte, denizde, tatilde…
   Hayvancıyı coplatmak ve biber gazı ile hastanelik etmek için onlarca polis görevlendirebilen bu devletçik, en gözde kara sınır kapısına 4 tane ek memur koyamıyor…
   Bunun adına ne demeli?..
   Bu yönetim başarısına kaç not vermeli?..
   Gerçekten bu kadar basit bir sorunu daha çözemediğimiz için, gelecek açısından umutlanmak boşunadır…
   Bir yandan “çözüm olmazsa biteriz” diyorlar, diğer yandan çözümün ortağı olacak Rumları kilometrelerce kuyrukta bekletiyorlar…
   Kuyrukta uzun süre bekleyen Rumlar “Beceriksizler, tembeller” diyerek küfür bastıkları zaman, bu hepimizi kapsıyor…
   Aradan sıyrılıp “Yok biz öyle değiliz” diyecek halimiz yok ya…
   Hayırlı haftalar… 

YORUM EKLE