Birileri el atmalı

   Bakanlar işi gücü bırakıp cep tv’leri gezmeye başladı…

   Anlatıyor da anlatıyorlar…
   Halbuki; ülke iyiye gitmiyor…
   Ama onlar anlatacak bir şeyler buluyor…
   Toprak Ürünleri Kurumu iflas etti…
   Kooperatif Merkez Bankası’na yüklü miktardaki borçlarını ödeyemiyor…
   Hayvancıya, çiftçiye yardımcı olamıyor…
   Öyleyse ne yapmalı?..
   İthal gıda ürünlerine yüzde 2 ek fon koymak suretiyle kurumu kurtarma yoluna gitmeli!..
   Yüzde 2 fon kazığı vatandaşın sırtına biniyor…
   Yabancı yatırımcılara, turistlere ve ticari ilişkilere ihtiyacı olan Kıbrıs’ın kuzey kısmı, Avrupa’nın en pahalı ülkesi haline getiriliyor…
   Akaryakıt, sigara, buton ekmek ve bazı konfeksiyon ürünleri dışında hemen her şeyimiz güneyden daha pahalı…
   Kuzeye geçen Rumlar “alacak ne var?” diye baktıklarında sadece bunları görüyor…
   Çok sayıda tüketim maddesini güneyden daha pahalı satıyoruz…
   Hâlbuki güneyde ne varsa, bizde çok daha ucuza satılmalı…
   Bunun için de öncelikle Türkiye’den ithalatta tüm vergiler kaldırılmalı…
   Burası bir ucuzluk merkezi haline getirilmeli…
  Böylesi bir duruma gelindiği zaman da dünya kamuoyu nezdinde tanıtım kampanyaları gerçekleştirilmeli…
   Belki o zaman ambargoların etkisi bir miktar kırılmış olur…
   Ama bunları kim yapacak?..
  Gerçek sorunlarımızla kim ilgilenecek?..
   Böylesi bir harekete tanık olan var mıdır?..

İnanılır gibi değil

   Facebook TV’lerini dolaşarak ne anlatıyor Sayın bakanlar?..
   DAÜ çalışanlarına yönelik siyaset yasağını kaldırmak dışında elle tutulur ne var?..
   Ciklos yolu neredeyse bir yıl oldu tamamlanmadı…
   Sadece 4 kilometrelik bir yolu bir yılda bitiremedik…
   Keskin virajda yol tek şeride düşüyor…
   Koruyucu bariyerler bile tamamlanmamış…
   Dört gencimizin hayatına mal olan bu ölüm yolu unutulmuş vaziyette…
   Sel felaketinin yaşanması sonrasında açılan yeni dere yatağı betonlanmamış…
   Bunun için 3 milyon liranın bulunmaması fakirliğin bir sonucu mudur?..
   Uzun yıllar parası elçiliğin hesabında tutulan Girne-Lapta yolunu çift şerit yapamadık…
   Para geri gidince  “ah-vah” çekmeye başladık…
   Ülkenin hemen tüm bölgelerinde yollarımız bozuk, çökmüş vaziyette ama kaynak sıkıntısı nedeniyle hiçbir şey yapılamıyor…
   Gıda denetimleri de gerektiği şekilde yapılamıyor…
   Sel felaketinde zarar gören insanlara yardım eli uzatılamıyor…
   Gençlerin iskan sorununa çare üretilmiyor…
   Yarım asırlık köy mezarlıklarının genişletilmesi yönünde adım atılmıyor…
   Öyle bir duruma geldik ki; aynı mezarın içine 2-3 tane insan atılıyor…
   Böylesi bir durumu kabul edebilir miyiz?..

Sabrın son noktası

   Özellikle Karpaz köylerinde yaşanan sıkıntılara dikkat çekmek görevimizdir…
   İhmalin kurbanı olan buradaki vatandaşlarımız patlamaya hazır bir yanardağ gibidir…
   Artık sabırların tükendiğini herkesin anlaması gerekiyor…
   Kendi siyasi becerilerimizle bu sorunların üzerine gidemiyorsak, o zaman başkalarından yardım isteyeceğiz…
   Böylesi bir gelişme karşısında “Dışta müdahale istemiyoruz” deme hakkımız da olmayacak… 
   Bizden uyarması…

YORUM EKLE