Birleşik Krallık ve AB anlaşması yapıldı, 2021’de yeni dönem başlıyor

Noel arifesinde 24 Aralık 2020 tarihinde Birleşik Krallık (UK) ve 27 ülke üyesi bulunan Avrupa Birliği arasında aylar süren birlikten çıkış anlaşması (Brexit Deal) yapıldı. İngiliz hükümetinin internet sitesinde 34 sayfalık özet anlaşma yayınlandı. Anlaşmanın tüm detaylarının bulunduğu bin 500 sayfalık ve 1000 sayfa eki olan asli anlaşma 30 Aralık 2020 tarihinde İngiliz Parlamentosu’nda milletvekillerinin onayına sunulacak. Ana muhalefette yer alan İşçi Partisi anlaşmanın, anlaşma olmamasından iyi olduğuna vurgu yaparak onaylanmasına destek vereceğini belirtti. Anlaşmanın özetine verilen adresten ulaşabilirsiniz; (https://assets.publishing.service.gov.uk/government/uploads/system/uploads/attachment_data/file/948093/TCA_SUMMARY_PDF.pdf)
   Anlaşmanın sağlanmasını müteakip Londra’da başbakanlıktan yapılan basın konferansında Başbakan Boris Johnson “Yasalarımızın ve kendi kaderimizin kontrolünü geri aldık” açıklaması yaptı. Ancak kültürel, duygusal, tarihsel, stratejik ve jeopolitik olarak Avrupa’ya bağlı kalacaklarını beyan etti. Karşı taraftan Avrupa Birliği adına Brüksel’de yapılan basın toplantısında ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen anlaşmanın adil ve dengeli olduğunu açıkladı. Birleşik Krallık’ın güvenilir bir ortak olarak kaldığını ve artık yeni bir sayfa açarak birlikte geleceğe bakılacağını açıkladı. Zira bu anlaşmadan iki tarafta yoğun süren müzakereler sonrası memnuniyet gösterdi. 
   Yapılan anlaşma iş hayatında büyük değişikleri de beraberinde getirecek. 1 Ocak 2021 itibari ile Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği iki farklı piyasa olarak hayatına devam edecektir. İngiltere’nin en yakın ve en büyük ticari ortağı olan Avrupa Birliği ekonomik bölgesinde ürünlerin ticareti için gümrüklerde vergi tarifesi ve miktar kotası uygulanmayacak, serbest sermaye akışı ve ticari ödemeler devam edecek lakin serbest dolaşım, üniversitelerde öğrenci değişimi sağlayan Erasmus programı, bankacılık & finans sektörü ve balıkçılıkta sınırlamalar getirildi. İkili arasında 668 milyar Sterlinlik ticari anlaşmanın sağlandığı ve İngiltere’deki işsizliğin korunacağı vurgulandı ancak Avrupa’nın finans merkezi olan Londra’nın bu konumunu koruyabileceği hususunda soru işaretleri oluştu.    
Balıkçılık, bankacılık ve finansal sektörde AB’den istenilen alınamadı
   Balıkçılık Endüstrisi Temsilcisi balıkçılık konusunda yapılan 5 yıllık anlaşmanın İngiliz balıkçılar arasında hayal kırıklığı yaratacağını beyan etti. Bunun nedeni ise yapılan anlaşma çerçevesinde Avrupa’ya ait balıkçı teknelerinin Birleşik Krallık’a ait sularda 5 yıl daha avlanabilecekleri olmasıdır. Ulusal Balıkçılık Federasyonu Başkanı Barrie Deas camiada bu anlaşmayı kendilerini sattıklarını düşünenler olacağını söyledi. 
   Bankacılık & finans sektöründe ve yatırımlarda Dünya Ticaret Örgütü’nün uyguladığı kurallara atıfta bulunuldu ve birçok iş alanında Avrupa Birliği’nin Japonya ile olan ekonomik ortaklık anlaşması şartları geçerli olacağı koşulu getirildi. Özet anlaşmada finansal sektörle ilgili 3 temel koşul konulmuş ancak sürecin detaylı kısmı asli anlaşma yayımlanınca daha net şekillenecektir. Böylelikle finans sektöründe, yatırımlarda ve yatırımcıların seyahatlerine kısıtlamalar getirilmiş oldu ve ticaret yapısı sınır dışı statüsüne çekildi. Ancak üye ülke dışındaki “en ticari favori ülke” unvanı ile en az seviyede bürokratik ağırlığın koyulması murat edildi. Özet olarak anlaşma Avrupa Birliği’ne kendi yasaları ve gözetiminde koruma yetkisi sağladı. Sonuç olarak bankacılık işlemleri Avrupa Birliği yetkili organları tarafından kontrol altına alınacak ve tüm işlemler eskisi gibi tek serbest piyasa dışında kısıtlanacaktır.     
 Kuzey İrlanda ve İskoçya’da farklı durumlar meydana geldi
    Anlaşmayla birlikte Kuzey İrlanda Avrupa Birliği piyasasına erişimi devam ettirilmesi öngörüldü. Zira Kuzey ve Güney İrlanda sınırı kapanmadan mevcut şartlar temelinde açık kalmaya devam edecek.  Kuzey İrlanda’ya davranış Birleşik Krallık anayasasından ayrı şekilde işleyecek ve AB pazarına ticaretin erişimi kesintisiz şekilde uygulanacak. Buna ek olarak Kuzey İrlanda’daki üniversitelerin öğrencileri AB Erasmus değişim programlarına da katılmaya devam edecekler. Diğer yandan İskoçya ise Birleşik Krallık’ın yaptığı anlaşmaya tabi tutuluyor. Hal böyleyken İskoçya’nın ayrılık sürecinde istediği AB pazarında kalamayacak. Bu durum ise İskoçya’da endişeye ve politik-ekonomik gündemde tansiyonu yükseltiyor.  Keza Avrupa Birliği’nde kalmak için kullanılan % 48 oyun dağılımına bakıldığı zaman İskoçya’nın tam destek verdiği gözlemleniyor. İskoçya’nın birinci bakanı Nicola Sturgeon AB’den ayrılığın İskoçya’nın niyeti ve isteği dışında gerçekleştiğini, hiçbir anlaşmanın ayrılıktan doğan kayıpları karşılayamayacağını açıkladı. Dolayısı ile anlaşma sonrası İskoçya’daki memnuniyetsizlik Birleşik Krallık için bir tehdit teşkil edebilir. 
Anlaşma ile Sterlin ve İngiliz borsası değer kazanacak
   24 Haziran 2016 tarihinde dört buçuk yıl önce Birleşik Krallık’ta (UK) % 52 oy oranı ile referandumdan Avrupa Birliğinden ayrılma kararı çıkmıştı. Dünyada şok etkisi yaratan karar sonrasında İngiliz borsası ve para birimi sterlin yaşanan belirsizlikten dolayı hızla değer kaybetmişti. 4 yıllık siyasi ve ticari belirsizliği takriben yapılan anlaşma sonrasında İngiliz varlıkları hızla değer kazanmaya başladı. 2015 yılsonunda sterlin dolar karşısında 1,47 seviyesindeyken karar sonrası hızla 1,22 seviyelerine gerilemişti. Yeni anlaşma ile birlikte yeni yıla sterlin ve İngiliz borsasının değer kazanarak başlaması söz konusu olmuştur. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Nuri
Hasan Nuri - 2 yıl Önce

AB k Ingiltere balikcilik anlasmasinda Ingiltere sularinda AB balicilari 5,5 yilligina yuzde 50 daha az balik avlayabilecek

banner464

banner472