Biz sustuk, Bambo konuştu

   Rum lideri Nikos Anastasiadis, Crans Montana’da haritayı çantasına koyduktan sonra müzakereleri başarısızlığa götüren bir siyaset izlemeye başladı…

   En önemlisi, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğiyle ilgilidir…
   “Yüzde 18 nüfusa sahip bir tarafın siyasi eşitliği kabul edilemez” diyor...
   Diğer taraftan 10 kişilik Bakanlar Kurulu’nda 3 Türk üye olması halinde, bunlardan sadece bir tanesinin onayının alınmasını da reddediyor…
   “Azınlığın, çoğunluğa hükmetmesi kabul edilemez” diyor ve bu tezinde ısrar ediyor…
   Halbuki; Anastasiadis’in ortaya koyduklarını çürütecek o kadar çok örnek var ki; bunların sık sık ortaya konması ve yüzüne vurulması gerekiyor…
   Peki bunu kim yapacak?..
   Cumhurbaşkanı ve tüm siyasilerimiz…
   Çözüm için yollara dökülen sivil toplum örgütlerimiz…
   Ama bunu bizim yerimize, Alithia gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Bambos Haralambos yaptı…
   Bambos; iki gün önce kendi köşesinde Anastasiadis’in tezini şöyle çürüttü:
   “Kıbrıs Rum tarafında hakim olan algı, %18’lik bir oranın %80’lik bir oranla eşitlenmesinin demokratik olmadığıdır! 
   Diyoruz ki; Kıbrıs Türk toplumunun, bir olumlu oya sahip olması mümkün değildir. Çünkü o zaman Kıbrıs Türk toplumu, Kıbrıs Rum toplumuna dayatma yapacak. 
   Ama tersi olması halinde, yani Kıbrıs Rum toplumunun Kıbrıs Türk toplumuna dayatma yapması demokratik bir durum oluveriyor. 
   Çünkü bazıların demokrasi anlayışına göre çoğunluk karar verir ve azınlık ise buna uyar...    
   Türklerin bizi, “federasyon, Kıbrıslı Türklerin katılmasını kabul ettiğimiz Kıbrıs Rum devletidir” şeklinde suçladıkları geçerliyse, çoğunluk ve azınlıkla ilgili demokrasi kuralı da geçerli olabilir. 
   Ancak, basit azınlık ve çoğunluk sisteminin işlemediği 25 federasyon da başka demokrasilere sahiptir. 
   Yani Amerika, Kanada, Avustralya, Almanya ve diğer federal ülkelerde devletler, aralarında eşittir. Çok kalabalık ya da çok güçlü devletler, özel ayrıcalıkların sefasını sürmüyor.    
   Federasyonun, üç resmi dile sahip iki uluslu ve iki bölgeli olan ve nüfusunun %60-%40 oranında Fransızlar ve Flamanların olduğu Belçika’da da aynı şekilde. 
   ABD’de, 40 milyon nüfuslu California, merkezi yetkide 620 bin nüfuslu Washington ile eşit siyasi söze sahiptir. 
   800 bin nüfuslu Kıbrıs, Avrupa Birliği’nde 83 milyon nüfuslu Almanya ile eşit siyasi söze sahiptir. 
   Modern siyasi ve devlet gereksinimlerinde demokrasi, azınlık ve çoğunlukla belirlenmez, özellikle Zürih’in üniter devletinin olduğu Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türk toplumuna siyasi eşitliği tanıdık. 
    Mevcut anayasamıza göre, Kıbrıslı Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Kıbrıslı Rum Cumhurbaşkanı’nın sahip olduğu aynı veto haklarına sahiptir.”

Haklarımıza sahip çıkmalıyız

   Bir Rum gazetecinin cesaretle ortaya koyduklarını bizler de gür bir sesle tekrarlamalı ve haklarımızı elde edinceye kadar mücadelemizi sürdürmeliyiz…
   Ayrıca ‘sıfır asker’ diyen Rum liderine, çözüm sonrasında ELAM’ın ne olacağını sormalı ve bu terör örgütünün bertaraf edileceği konusunda taahhüt istemeliyiz…
   Ada’nın kalıcı bir şekilde bölünmesini istemiyorlarsa, bizimle asgari müştereklerde birleşmek zorundadırlar…
   Kıbrıs Türk halkının güvenlik endişelerini dikkate almalıdırlar…
   Çoğunluğun, azınlığı baskı altında yaşatacağı bir düzen istemiyoruz…
   Kalıcı bir çözüm için de ‘paylaşımın adil olmasını’ şart koşuyoruz…
   Geçmişte yaşadığımız acılar karşısında halkımızı yeni maceralara sürükleme hakkımız yoktur… 

YORUM EKLE