Boşanmalar, evlilikleri aştı!

Kehanette bulunduğumu sanmayın, bu toplum pandeminin pençesinden bir süre sonra bir şekilde kurtulacak ama onu bekleyen daha büyük felaketlere karşı, hem de yakın zamanda önlem alınmadığı takdirde, geleceği hiç de iyi olmayacak!
Hayatın bir parçası haline gelen, her gün yaşanan olaylar zincirinde görülen boşanmaları kastediyorum!
Geçtiğimiz gün yetkili bir dostumdan dinledim. 
Yıl içinde yapılan evliliklerin sayısı nihayet yıl içinde meydana gelen boşanmalar sayısının gerisinde kaldı. 
Uzun lafın kısası, boşanma sayıları yapılan evlilikleri geçti!
Esasen gidilecek köyün minareleri yıllar öncesinden belli değil miydi? 
Defalardır yazıyor, devletin toplumsal büyük yaralar açan boşanmalara bir çare almasını öneriyorduk ama aldıran olmadı, bu gidişle de olmayacak!
Bir düşünün, istatistiklere göre 2005 yılında 489 boşanma gerçekleşirken, 2018’de bu rakam 937’ye fırlamış. 
2018 yılındaki evliliklerin sayısı ise bin 144 olmuş. 
Boşanma oranının yüzde 91.6 fırlaması devletin alarma geçmesini gerektiren bir durumdu ama o ileri görüşlülük bizdeki politika literatüründe maalesef yok!
Nihayet 2018’den bu yana boşanmalar, yapılan evlilikleri geçti. 
Bazı boşanmalar bir kurtuluş olarak gözükse bile, çok büyük oranda bunun toplumda yarattığı travmaları, boşanmalar sonunda arada kalan çocukların acılarını, düştüğü boşlukları düşünen çıktı mı?
Boşanmalardan dolayı ortaya çıkan ekonomik sıkıntıların yarattığı olumsuzlukları, dejenerasyonları, hatta suç oranlarına yaptığı katkıyı hesaba katan oldu mu?
Bunalımlar içinde psikolojisi bozuk, sağlıksız yetişen nesillerin gelecekte yaratacağı olumsuzlukların toplum yapısında yaratacağı tahribatı siyasiler eminim akıllarına bile getirmemişlerdir!
Toplumda meydana gelen boşanma olaylarının kendini göstermesiyle birlikte bir bakanlığa bağlı olarak ya da bağımsız bir bakanlığın hemen oluşturulması gerekiyorken, bizim politikacılarda tısss yok!
Varsa da yoksa da koltuk kavgaları, kurultaylar, seçim gaileleri!
Evet, ülkede Coronavirüs ile bir savaş yapılıyor. Bir diğer tarafta ekonomik olumsuzluklar meydana geliyor ve bütün bunlara bağlı olarak aileler parçalanıyor! Bu parçalanma dün başlamadı. Kimisinde müdahil olduğumuz, hepimizin gözleri önünde ve yıllara göre;
2005’te 489; 2006’da 523; 2007’de 548; 2008’de 571; 2009’da 669; 2010’da 706; 2011’de 739; 2012’de 803, 2013’te 818, 2014’te 829, 2015’te 798, 2016’da 841, 2017’de 864; 2018’de 937 boşanma gerçekleşti.
Bu rakamlar buralarda durmadı yukarılara tırmandıkça tırmandı ve nihayet boşanmalar yıl içinde yapılan evlilikleri aştı.
Yaşanan bu gelişmeler karşısında en az pandemi kadar tehlikeli gidişin aşağılara çekilmesi için önlemlere başvurulması, yasal bazı düzenlemelere gidilmesi hayati bir müdahaledir.
Aksi takdirde adada sağlıklı bir gelecek hayalden de ötededir! 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Huseyın
Hasan Huseyın - 2 hafta Önce

Sayın Işınman boşanmaları ille de 'KÖTÜ' evlilikleri de ille de 'İYİ' olarak algılamak da kültüreldir, yani bunlar sanki 'ÜNİVERSEL GERÇEKLERMİŞ GİBİ' bakmamak lazım.

Eğer bir evlilik yürümüyorsa eğer sorunlar yaşanıyorsa hatta ülkemizde sıkça gördüğümüz gibi işin içinde şiddet varsa o evliliği ille de sürdürmek o çocuklara boşanmadan çok daha fazla zarar verebilir.

Yani ille de her ne pahaısna olursa olsun evliliği korumak ya da böyle evliliği kutsal bir müessese olarak görmek her zaman doğru değildir. Eğer evlilik yürümüyorsa eğer sorunlar çoksa ayrılmak, boşanmak daha doğrudur.

Saygılarımla.

banner464

banner459

banner474

banner460