Boykot, hamaset ve ümit

Ne önemli? Biri için Federal Çözüm. Öteki için Federal Çözümün bitmesi. İnancın ne isterse olsun, eğer ülkede yaşanan ekonomik gerçekleri dert edip önemsemezsen, yani insanın derdini dert bilmezsen, o zaman inandığın o değerleri ilerletemezsin. 
 Pandemi ve Ekonomik krizi içinde, enflasyonun %46 olduğu bu şartlarda, KKTC Merkez Bankasının 2021 III. Dönemi kapsayan raporunda Çalışma yaşamına yönelik veriler, bir kitap dolusu bilgi ve veri kadar değerlidir. Bu veriler bize “Hâl-i Pürmelalimizi” göstermektedir. 
Sosyal Sigortalara kayıtlı çalışan sayısı, 2020 yılında 119,568 iken bu, 2021 Ocak itibarı ile 105, 945’e düştü. Yani 13, 623 kişilik bir azalma oldu. Bu toplamı irdelediğimizde ise şunu görüyoruz.
1.    KKTC Vatandaşı çalışan emekçiler: 2020’de 69,605 iken, 2021’de bu sayı 67,608’e düştü.
2.     Çalışma İzinli Kayıtlı, KKTC Vatandaşı Olmayan Emekçiler: 2020’de 50,271 iken 2021’de bu sayı; 38, 340’a düştü. Yani %23,7 azaldı. Bunun da açılımına baktığımızda ilginç durumla yüz yüze geliyoruz.
A.TC Uyruklu Sigortalara Kayıtlı Çalışma İzinli Emekçiler: 2020’de 33,767 kişi olan bu kategorideki Sosyal Sigortalı emekçi sayısı; 2021’de 24,741 kişiye düştü. Yani %26,8 azaldı.
B. Diğer Uyruklu Emekçiler: 2020’de bu sayı 16,504 iken, 2021’de bu sayı 13,629’a düştü. 
Yabancı emekçideki bu kaçış nedeni ile KKTC Uyruklu emekçilerin Sosyal Sigortalardaki oranı izafi olarak arttı. 2008 yılında, Çalışma Hayatına giren ciddi Kayıt Altına girme olayından sonra, KKTC Vatandaşlarının 2008- 2020 arasında Sosyal Sigortalardaki oranı; %55-58 arasında idi.  Pandemi ve Ekonomik Kriz nedeni ile Yabancı iş gücünün kaçışı nedeni ile oran, %63, 81’e yükseldi. Bu ise yakın gelecekte Yerel İş Gücünü destekleyen ve Pandemi sırasında Özel Sektör çalışanlarına az biraz destek sağlayan İşçi İstihdam Fonunun etkisinin darbelenmesini getirecektir. Yalnız bununla sınırlı olmayacak. Aynı zamanda Sosyal Sigortaları da fiilen yükümlülüğünü yerine getirmede zorlayacak. 
Kısacası bu veriler bize bugün ve yakın gelecek için alarm veriyor. Çünkü bu döviz krizi, ekonomik bunanım, ağır enflasyon ve pahalılık yalnız yabancı iş gücü açısından değil, yerel iş gücü bakımından da Kuzeyi cazibe olmaktan çıkaracak. Nitekim TC ve diğer uyruklu emekçiler memleketten kaçarken KKTC vatandaşlarının bir kısmı da emeklerini, bilgi ve becerileri ile ekmek kazanma yolunu ya Güneyde ya da Türkiye ile İngiltere başta olmak üzere Avrupa’da arayacak. Yani Sayın Tufan Erhüman’ın ifade ettiği, “çalışacak nitelikli, niteliksiz insan bulamayacağız” sözü ciddiyetini gösterdi. 
Bu bakımdan bu günler, Atatürk’ e atfedilen bir sözü bize hatırlatmalıdır. Bu ise “Ümitsiz durum yoktur. Ümitsiz insanlar vardır” ifadesidir. Bu bakımdan durum ne kadar vahim olursa olsun, ülke ve toplum için verilere dayanarak bu vahim durumdan çıkmak devinimini beslemeliyiz. Bunun bir alanı da siyasettir. Bu nedenle veriler temelinde siyasal alanda bunalımdan çıkmak için fikirleri yarıştırmalıyız. “Bana ne” deyip bir kenara çekilmek. Boykot kolaycılığı içine girmek. Ya da “bana ne verecekler” fırsatçılığına soyunmak, bu belayı derinleştirmekten başka bir şey getirmez. 
Federal Çözümü veya Ayrı Devleti düşünenler! Bugünü ve geleceği karartan bu sorunlara öncelikli olarak çare arayışına girişmezse; o yüce gördükleri değerlere zerre katkı koyamazlar. Boykot veya hamaset, güya bir birinin zıttı olan bu ikili, rejim denen bu zor durumu daha fazla etkili kılar. Akıl, insan ve yurt sevgisi, işte esas budur. “Ümitsiz durum yoktur. Ümitsiz insanlar vardır” sözünü unutmayın. Çünkü o ümitsiz insanlara da ümit enerjisi verecek ve “ümitsiz durumdan” çıkış yolunu döşeyecek olan, bu  vahim durumu aşmayı dert edinen; insanı, toplumu ve yurdunu sevenlerdir. 

YORUM EKLE

banner471

banner474