Bu da geçer ya Hû

Aşılanmanın; henüz torpilliler ile 65 yaş üstünü kapsadığı bir ülkede, haftaya ek seferler ile öğrencilerin geleceğini müjde verir gibi demeç veren hükümet...
Özel sektörün üvey evlat muamelesi değil, evlatlık alındığını bir kez daha, içerisinden geçmekte olduğumuz, şu anki ikinci kapanmada, gözümüzün içine soka soka gösteren hükümetimiz...
Siyasete göz kırpan işverenlerin, diğer işverenleri ve özel sektör çalışanlarını batırmak pahasına, demeçler vermesi...
Ve yukarıda yazdığım, yazmadığım daha bir sürü konu ile alakası yokmuş gibi görünen bir ölüm... Doğan Cüceloğlu...
“Madem insan doğdum, olabileceğim en iyi insan olmalıyım...” demiş... 
En son 13 Şubat 2021 tarihinde ise, “Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmıyorsan, cahilsin demektir.” (Şirazlı Sadi) paylaşmış. 
Değerli bir insandı. Çoğu insana ışık olmuştu. Allah rahmet eylesin...
Bir insanın gelebileceği en büyük mertebe, güvenilir olmaktır.
“Kırılgan yönlerinizi paylaşabileceğiniz insana güvenirsiniz. Ve güven duygusu, ilişkinin can damarıdır...” Doğan Cüceloğlu...
İnsan yarına, geleceğe dair hep bir umudu olsun ister. Hatta tam “tükendim” dediğiniz anda, bir de bakarsınız ki, bir yerlerde, size ışık olacak işaret... Tam önünüzde...
Her ne kadar her şey şu anda iyi görünmüyorsa bile,  
Her ne kadar aç insanın halinden tok insan anlamaz denilse bile,
Her ne kadar gün ve gün, işler kötüye gitse bile...
Nefes aldığınız süre, tüm gidişatı değiştirmek mümkün...
Şu an yaşamakta olduğunuz hayat; sizin kendi planlarınızı yaparken, önünüze sunulan, önünüze gelen, belki de hiç düşünmediğiniz şekilde, hiç planlamadıklarınız...
Defalarca okumaktan bıkmadığım bir cümle var...
“İnanarak yürüdüğüm yolda, kaybolduğumu anladığımda yol kenarındaki çiçekleri toplamaya başladım. Kaybolmanın da baharı vardır...”
Özellikle evde kaldığımız bu dönem, belki de düşünmeliyiz, 
Belki de yeniden gözden geçirmeliyiz... Neler için gemiler yaktığımızı, neler için sil baştan yaptığımızı...
Unutmayınız... Her şey gibi, bu da geçer yahu...
“Gam çekme, endişe etme...
Sarmışsa etrafını dertten duvarlar; bil ki bu da geçer ya Hû! Dertlerin kalbinde en onulmaz yaralar açmışsa; unutma ki bu da geçer ya Hû! İçinden çıkılmaz sokaklarda mahrum kalıp gözyaşı döküyorsan eğer; hatırla ki bu da geçer Ya Hû! Aşkın imkânsız girdaplarında çırpınıyor ve acı çekiyorsan eğer; umut et ki bu da geçer ya Hû! Kırdılarsa seni, ezip geçtilerse eğer; Rabbinin merhametine sığın, bu da geçer ya Hû! Seni kıranlar, seni üzenler, güç ve kuvvete sahip olup zalimlik yapanlar, bilsinler ki elbet bu da geçer ya Hû! Her varlık, her olay ve başına gelen her şey birer gölgeden ibarettir. Hiçbir şey kalıcı değil, dertlerin dahi… Sen Rabbine sığın ve O'nun sonsuz rahmetinden iste! Umudunu hiç kaybetme, zira derdi veren, dermanını da yaratmıştır. Unutma ki mum alevinde titreşen gölgeler gibidir dertlerin…
Güneş doğduğunda hepsi kaybolur, yerini aydınlık alır. Buna inan ve de ki: "Bu da geçer ya Hû." 
Haftaya görüşmek üzere; dünyanın sonu gelmeyen harikalarından birisi de, bir gülümsemenin gücüdür. M. Forbes
Her şeye inat gülümseyiniz...
Bu arada, her şeyin geçeceğini düşünmek, durumu kabul ettiğiniz anlamında değildir. Sadece içerisinden geçilen durumun, ne olursa olsun, biteceğini anlamaktır. İnsan sakin olduğunda, akıl yolu ile düşünebilir... Akıl ve kalp gözümüz, umuda olan yolculuğumuzda bizim yoldaşımız olsun... 

YORUM EKLE

banner456

banner459

banner472

banner460