Bu mudur memleket sevgisi

   Kıbrıs’ta ‘karşılıklı geçişler’ 2003 yılında başladı…

   Böylece iki toplum, 29 yıl sonra ilk defa adanın tüm kesimlerinde dolaşma, alış-veriş yapma, eğlenme şansı buldu…
   Küçük bir adada yapılması gerekenler yapıldı…
   Sınır kapılarının açılması sayesinde, Kıbrıslı Türkler, zorunlu tüketim maddelerine güneydekilerden iki, üç kat daha fazla para ödemekten kurtuldu…
   Peynir, çay, nescafe, alkollü içecekler, her türlü kutu yiyeceği, deterjanlar, kapıların açılmasından kısa bir süre sonra neredeyse yarı yarıya ucuzlamaya başladı…
   Bunun özeti ‘rekabetin’ gücüdür…
   Rekabet olmadığı dönemde bu toplum aşırı derecede kazıklanırken, siyasilerin herhangi bir önlem almaması da unutulacak gibi değildir…
   Neyse bugünün esas konusuna geçelim…
   Sınır kapıları açıldığı zaman, yani 2003’te; arabalı geçişlerin yapıldığı Metehan sınır kapısında her vardiyada görev yapan polis sayısı 12 idi…
   Daha sonraki yıllarda bu sayı 10’a, 8’e düşürüldü…
   Şimdi ise sadece 6 kişi görev yapıyor…
   Rumların, akaryakıt alımı için, özellikle hafta sonlarında kuzeye akın ettiğini herkes biliyordur…
   Eskiden bizdeki bazı siyasiler “Kıbrıslı Türkler güneyde para harcıyor, yazıktır, günahtır” diyordu…
  Şimdi Rumlar kuzeye para akıtıyor…
   Ne var ki buna da sevinen yoktur…
   Sevinen olmadığı için, Metahan sınır kapısında hafta sonları olsun memur sayısı artırılmıyor ve Türk kesimine geçmek isteyen Rumlar, güneyde iki kilometreye varan uzun kuyruklar oluşturuyor…
   Bazıları bizlere aptallık basarak yarı yoldan geri dönüyor…
   Bazıları, ucuza yakıt alabilmek için uzun süre kuyrukta beklemeyi kabul ediyor…
   İçlerinden bizlere ne kadar küfür ettiklerini tahmin etmek zor değildir…
   Sadece onlar değil, güneye gidip, dönüş yapan ve arada kısılan kendi vatandaşlarımız da aynısını yapıyordur…
   Diyalog TV dün bu konuda yetkilileri uyarmak amacıyla sık sık “Son dakika… Metehan’da izdiham yaşanıyor” uyarısı yaptı…
   Hatta muhabirler aracılığıyla polisten bir yetkiliye de ulaşıldı…
   Yetkili “Sorun Rum polisinden kaynaklanıyor…Bizde sıkıntı yoktur” demez mi?..
   Gerçekten insan bu olanlar karşısında şaşırıp kalıyor…
   Bir de ‘Bakanlar, müsteşarlar, müdürler, mebuslar ne yapıyor’ diye merak ediyor…
   Millet sizlere hafta sonu oldu mu aile gezilerine çıkasınız, denize giresiniz, piknik yapasınız diye mi görev verdi?..
   KKTC tarihinin en ağır ekonomik krizini yaşadığımız bir dönemde, ayağımıza kadar gelen kazları dahi kaçırabiliyorsak…
   Bu ülke için umutlanmak boşunadır… 

YORUM EKLE