Bunun adı demokrasi şöleni

Küçücük bir ülkede hemen her yıl seçim yapılıyor…

Cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği, meclis başkanlığı, belediye başkanlığı, ara seçim…

Ve her seçim dönemi bu küçük ülkede tüm devlet işleri aylarca kilitleniyor, hizmetler durma noktasına geliyor…

En hayati konularda bile sorumluluk alacak bir makam bulunamıyor…

Halbuki seçimlerin ‘daha iyi bir gelecek’ için yapıldığını söylüyorlar…

Ve halkı umutlandırmaya yönelik vaatlerde bulunuyorlar…

Ulusal Birlik Partisi’nin aday belirleme seçimine bakalım…

Önce aday adayları arasında ‘sıralama’ yapıldı…

Sonrasında üyeler, adayları belirlemek için oy kullandı…

Sabahtan akşama kadar Atatürk Spor Salonu’na insan taşındı…

Hemen herkeste bir ‘zafer’ beklentisi vardı…

Ancak; sonuçlar açıklanınca listeye giremeyenler veya alt sıralarda yer alanlar Yüksek Seçim Kurulu’nu, polisi, hatta bir tanesi MİT’i göreve çağırdı…

Benzeri görülmemiş bir durum yaşandı…

Küçücük ülkenin en köklü partisi 50 kişilik listesini netleştiremedi…

Sonunda ne oldu?..

Sırasını beğenmeyen veya adaylar arasında yer alamayanlar sandıkların bulunduğu salonda yatıp kalkmaya başladı…

Polis bu kez sandık bekçiliği yapmak zorunda kaldı…

Parti Başkanı 2027 yılının Mali ve Ekonomik İşbirliği Protokolünü görüşmek üzere Ankara’ya çağrıldı…

Sandık başkanı hastaneye kaldırıldı…

Sağlık Bakanı istifa edeceğini açıkladı…

Meclis Başkanı itirazcılar arasında yer aldı…

Muhalefet kanadı boş kalmadı…

UBP’de olanları propaganda malzemesi yapmaya başladı…

Yaşananlar onlar için bulunmaz bir fırsattı…

Ya seçmenler?..

Onların siyasete olan güveni daha da azaldı…

Sosyal medyada alaylı paylaşımlar yapıldı…

Tam bir Dikilitaş siyaseti…

Dünyanın tanımadığı küçücük bir yerde sözde demokrasi şöleni…

Var mıdır dünyada böylesi…

Ne Rum’un kölesi, ne de siyaset fakiri…

‘Tanınma’ için bu trajikomik oyuna devam etmeli…

Anayasası, yasaları değişmeli…

Tüm seçmenler ‘dönüşümlü olarak’ Meclise girmeli…

Sandalye sayısı ha 50, ha 450…

Herkese bir makam verilmeli…

Bunun adı hellimli demokrasi…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kimli
Kimli - 1 saat Önce

Çemberin her geçen gün daraldığı KKTCde KKTCyi yönetenlerin çok daha sık sık Anavatan Türkiyeye gidip Batmış KKTCyi ayakta durdurabilmek için Avuç açmaları artık kaçınılmazdır ! Kırk yıldan fazladır Büyük Ümitlerle Dünyaya ilan ettiğimiz KKTC’yi getirdiğimiz bugünkü hali içler acısıdır ! 40 Yıldır Batırıp Soğana çevirdiğimiz KKTCyi Kendi Halkımız da dahil Kimseye Tanıtamadık ! Bugüne kada Var olanı Yok etmekten başka ise KKTC ile bir İş yapamadık ! akabinde Fakirleşip yoksullaştık Sahtekarlaştık ! bugün Üretimi Turizmi Ekonomiyi batma noktasına getirdiğimiz KKTCde bugün halen Seçim oyunları ile Günü geçirmeye çalışıyoruz !
KKTCnin Batma noktasına geldiğini Geleceği olamayacağını, Yönetilemeyip Yakın bir gelecekte Tüm Sektörlerinin batırılacağını Ana’ya Avuç açıp 30 milyar değil 230 Milyar TL’lar isteneceğini Seçim Çılgınlığına düşmüş KKTC’cilerden başka bilmeyen mi var yani ? Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Hritoudulis neden Acele etsin ki ?

banner582

banner608

banner628

banner473