banner564

Buyurun komedi tiyatrosuna

  Kuzey Kıbrıs için artık ‘acayip bir ülke’ ifadesi yetersiz kalıyor…
  Doğrusu ‘komik bir ülke’ olmalı…
  Neden komik?..
  Güney Kıbrıs AB üyesi ve dünyanın tanıdığı bir ülkedir…
  Ama devlet başkanının emrinde senfoni orkestrası yoktur…
  Güney Lefkoşa’nın Belediye Başkanı Yorgacis’e bağlı Oda Orkestrası da yoktur…
  Fakat borç altında inleyen, yollarına, su borularına, okullarına ve hastanelerine harcayacak para bulamayan KKTC’de Cumhurbaşkanı’nın Senfoni Orkestrası vardır…
  Belediye’nin Oda Orkestrası, korosu, bandosu vardır…
  Olmasın mı?..
  Parası bol olduğu zaman varsın olsun…
  Sinemaları, kafeteryaları, sihirbazlık oyunları da olsun…
  Ama her ay para topladığı kentin birçok bölgesinde çöp temizliğini dahi yapamıyorsa ‘kültür etkinlikleri’ adı altında büyük paralar harcaması trajikomik bir durumdur…
  Başkent Lefkoşa’nın belediyesi son yıllarda maaşları ödeyebilmekle övünebilir…
  Ancak altyapı konusunda elle tutulur hiçbir hizmet yoktur…
  Geçmiş yıllarda olduğu gibi halen 2 saatlik yağış sonrasında yollar su altında kalıyorsa, altyapıda iyileşme yok demektir…
 
Kendi kendimizi aldatıyoruz

  Aslında KKTC’nin en büyük sorunu hemen her şeyin ‘sahte tanımlar’ üzerinde kurulu olmasıdır…
  Su Dairemiz vardır ama hizmetleri yok denecek kadar azdır…
  Karayolları Dairemiz vardır ama yolları tamir edecek, bakımını yapacak ekibi ve ekipmanları yoktur…
  Telekomünikasyon Dairemiz vardır ama yeni abone yaratamıyor, eskilere doğru dürüst hizmet veremiyor…
  Elektrik kurumumuz vardır ama; yağmurlu, rüzgarlı havalarda elektrikler kesilmekte, arızaların tamiratı saatler almaktadır…
  Tarım Bakanlığımız vardır ama, hayvan hastalıklarıyla dahi mücadele edememekte, köylere düzenli veteriner hizmeti götürememektedir…
  Ulaştırma Bakanlığımız vardır ama, yolları tamir edecek parası yoktur…
  Posta Dairemiz vardır ama, Gazimağusa’dan postalanan mektup Lefkoşa’ya bir hafta sonra gelmektedir…
  Belediyelerimiz vardır ama; büyük bir çoğunluğu çevre, temizlik, su kalitesi konularında yetersizdir…
  Eski Eserler Dairemiz vardır ama, Kıbrıs’ın kuzeyindeki eski eserler can çekişir durumdadır…
  Sağlık Bakanlığımız vardır ama ikinci bir Adli Tıp Uzmanı, bazı hastanelerde ikinci bir dahiliye uzmanı yoktur…
  İçişleri Bakanımız vardır ama, hazırladığı bir reform paketini ‘engeller’ yüzünden uygulayamamaktadır…

Felaket mi yağdı?

  Gelelim son yağışlara…
  Sorumlulardan bir tanesi dahi “Suç bizde, gerekli önlemleri alamadık” diyemedi…
  Hemen hepsi bin bir dereden su getirdi…
  Hatta bazıları “Bu kadar yağış sonrasında yaşananlar normaldir” diyecek oldu…
  Ne kadar üzücü bir değerlendirme…
  İki saatlik normal yağış sonrasında ülke bu hale gelmişse, iki gün aralıksız yağış olması durumunda ne hallere düşeceğimizi tahmin etmek zor değildir…
  Yetkili makamlar içinde en doğru açıklamayı Meteoroloji Dairesi Müdürü Raif İlker Buran yaptı…
  “Yaşanan su taşkınlarının nedeni aşırı yağış değil, dereler ve kangrenleşen altyapımızdır” dedi…
  İşin doğrusu da budur…
  Altyapısız bir ülkede yaşıyoruz…
  Dere yataklarını betonlaştıranlara karşı önlem alamıyoruz…
  İki damla su düştüğü zaman da bunun adını ‘doğal afet’ koyuyoruz…
  Tam bir komedi cenneti…
  Yaratanlara selam olsun… 

YORUM EKLE

banner471

banner474