Prof. Dr. Sayın Senih Çavuşoğlu’nun Türkiye’ye girişi, N-82 uygulamasına dayanarak sakıncalı insan gerekçesi ile engellendi. Bu ilk defa olmuyor. Pek çok Kıbrıslı Türk aydına bu uygulandı. Ancak kimse neden “sakıncalı” sayıldığını bilmiyor. Ayrıca sakıncalı sayılan hallerin ne olduğuna dair de hiçbir bilgi yok. Dolayısı ile insanların kendilerini savunma hakkı ortadan kaldırılıyor. Ayrıca o hallerin ne olduğunu bilmemek nedeniyle, hemen hemen tüm insanlar bir endişe içinde yaşamaya başlıyor. Üstelik bu uygulama Türkiye’de; “Terörsüz Türkiye”ye doğru tezi çerçevesinde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a devletin önde gelen kimi sözcülerinin, “Önder Apo” dediği bu dönemde oluyor. Yani sivil siyasetin gerçekleşmesi için yumuşak ve kucaklayıcı söylem ve arayışların olduğu dönemde, bunlar yaşanıyor. Ne yani, hiçbir dönemde sivil siyaset yapmaktan taviz vermeyen ve şiddet ile terörün tümüne karşı olan ve demokratik değerlere bağlı; Kıbrıs Türk Toplumunun demokrat, liberal, sol görüşlü aydınları; şimdi PKK mensuplarından daha tehlikeli mi ki bu yasak listeleri ile Türkiye’ye girişleri engelleniyor? TBMM dağdaki militanların, sivil siyasete dahil olması için yasal düzenlemelerin nasıl yapılacağına dair düşünce üretim çalışması içindedir. Bu dönemde, Kıbrıs Türk Toplumunun demokrat ve sol görüşe sahip bireylerine dönük yapılan bu uygulamanın izahı yoktur. Açıkça yazayım. Bu uygulama ne 12 Mart, ne de 12 Eylül Faşist darbeleri sırasında ve sonrasında yaşanmadı.
Şimdi, “Terörsüz ve Darbesiz Türkiye” söyleminin önde olduğu bu zamanda; Kıbrıslı Türkler, “Ey Allahım, neydi benim günahım” şarkısını gece gündüz söyleyip, dinlesin mi? Bu uygulamalar, bir yanı ile Kıbrıs Türk Toplumu ile Türkiye’nin arasındaki sevgi bağını erozyona uğratır. Öbür yanı ile de Kıbrıs sorununda, Türkiye’nin, Kıbrıslı Türklerin haklarını ve varlığını korumak için garantör ülke olarak görev yaptığı ifade edilen tezi sakatlar. Güneyin bağnazlarına ve dünyaya karşı, haklarının korunduğu iddia edilen Kıbrıs Türk Toplumunun kimi mensuplarının; Türkiye’ye girişinin, kendinden menkul siyasi nedenlerle yasaklanması; Kıbrıs Türk Toplumunun adanın eşit toplumu olduğu ve Türkiye’nin de bunun garantörü olduğu tezinin inandırıcılığına yara açar. Bu uygulamadan uzaklaşmak gerekir.
Çavuşoğlu ve ‘Neydi benim günahım’
- 30 Nisan 2026, 09:32
- 17
YORUM EKLE
Yorumunuz Onaylanmak Üzere Gönderildi
YORUMLAR
Fazil Polat - 52 dakika Önce
Devletin disindayken KKTC'ye, TC'ye saydirmak revacta, devlette gorev alinca da evet efendim, sepet efendim. Bu devletin en yetkili adami oldun da ne yaptin sayin Soyer...?



KKTC'de; parti baskanligi, milletvekilligi, bakanlik ve basbakanlik yapmis biri olarak, G-82 ve N-82 konularinda bu saygin gorevlerdeyken, siz sahsen ne yaptiniz?