Çay var, kahve var, isterseniz kaşarlı tost da var!

Halk bir yıl önce iki partiyi işaret etmiş ve hükümet kurmaları için gerekli milletvekili sayısını kendilerine vermişti. Ancak sırf UBP düşmanlığı olsun diye şartlar zorlandı ve zoraki bir 4’lü hükümet kuruldu.
Bir yıl bile geçmeden bu hükümetin uzun ömürlü olmayacağı maalesef ortaya çıktı. Bir yıl önce ‘UBP ile kahve bile içmem’ diyenler bugün ‘kahve de içeriz çayda içeriz hatta üstüne birde kaşarlı tost yeriz’ deme noktasına geldiler.
Aslında sürecin buraya geleceği taaa başından belliydi. Ama dediğimiz gibi bazı kişisel sürtüşmelerden ötürü iş bu noktaya bir türlü gelmedi. Ankara ile iyi ilişkiler içinde olan, Kıbrıs Sorunu konusunda UBP’den çok da farklı düşünmeyen HP, şimdi bir çıkış yolu aramaya başladı.
UBP Genel Başkanlığına Ersin Tatar’ın da seçilmesi ile birlikte aslında bir nevi o çıkış noktası da bulunulmuş oldu. Zira HP liderinin şimdi kendi tabanına karşı eli güçlenmiş durumda. Benim kavgam Hüseyin’le, Ersin’le bir sorunum yok diyebilir her an Kudret Hoca.
Zaten Kıbrıs Sorunu yüzünden HP ile CTP arasında ipler iyice gerilmeye başlandı. CTP’nin bazı icraatlarda başına buyruk hareket etmesi, Türkiye’yi kızdıracak açıklamalarda bulunması, bardağın giderek dolmasına neden oluyor.
Kuvvetle muhtemelen bütçe görüşmeleri sonrasına Kıbrıs Sorunu üzerinden bir kriz yaşanacak.
Sonrasında UBP ile önce çaylar, sonra kahveler en sonunda karşılıklı olarak tost mu yerler baklava mı yerler onu da günü geldiğinde hep birlikte göreceğiz dostlar.
 

Ekonomi kime emanet?
Kriz vardı, döviz uçmuştu, kriz bitti, döviz başladığı yere geri döndü. Ancak ne hikmetse döviz çıkarken artan fiyatlar döviz düşerken düşmedi, eski hallerine dönmedi.
Bunları takip edecek, piyasayı ucuzlatacak, gerekli denetimleri yapacak olan Ekonomi ve Enerji Bakanı ise Bürüksel’de Kıbrıs sorunu ile uğraşmaya devam ediyor. 
Bakın Özdil Beyin sosyal medyadaki sayfasına ekonomi haberlerinden daha fazla Kıbrıs Sorunu ile ilgili paylaşımlar var. Adamın ilgi alanı o yani.
Sende bekle marketteki hellimin, yoğurdun, sütün fiyatı düşecek diye.  Çok beklersin. 

 "Azınlık çoğunluğa hükmedemez" 
 Bu başlığı ilk kez duymuyoruz, o yüzden şaşırmış gibi yapmayalım ve kendimizi son 40 yılda kandırdığımız gibi kandırmayalım. Bazıları öyle tepkiler verdi ki Rum lider Anastasiadis’in  "Azınlık çoğunluğa hükmedemez" sözüne.
Sanki bundan önceki Rum liderleri farklı bir şey söylemişler gibi ilk kez duydukları bir sözmüşçesine tepkiler veriyor bizdeki solcu geçinen arkadaşlar. 
Panik yapmayın, yeni bir şey değil bu? 40 yıldır söylene gelen ve alıştığımız bir tutum. 
 

Gaza geldi
Tüp gaza zam geldi, hükümet “serbest piyasa ekonomisi” dedi. Tüp gaza indirim geldi, hükümet “fiyatları indirildi” dendi.  Zam yaparken tüccar yapıyor zammı, zammı geri alırken ise hükümet yapıyor.
Bir tüpün içinde gazın fiyatını bile ayarlayamadık.Adam tüp gaz aldı stokladı, 59’dan altı 82 lira oldu, sonra bir gecede 2 lira birden düştü. Bir ay bile geçmeden şimdi indirim yapılacağı söyleniyor. Tüpü alanda kaybetti almayan da. Kafalar hala karışık, alıp saklasak mı? Yoksa saklamasak ta yaksak mı? 
 
MESAJLAR 

Birikim ÖZGÜR: Kadim dostunuz Ersin Tatar’ı arayıp kutlamışsınız. Ne gariptir Ersin Bey sizin övgülerinizden söz edince parti içinde puan alıyor. Ama o sizi övse siz parti içinden tepki görüyorsunuz. Bu işte bir gariplik var. 

İrfan BATU: Pek muhterem ananeniz hakkın rahmetine kavuşmuş. Merhuma Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyoruz, başınız sağ olsun. 

Tufan ERHÜRMAN: Valla artık bizde ne diyeceğimizi inanın bilmiyoruz. İşin ucu öyle bir kaçtı ki. Şu 5 saatlik kurulda ne konuşuldu, ne kararlar alındı, bari başlıkları paylaşsanız kamuoyu ile. 

Kudret ÖZERSAY: Dünkü açıklamamızdan sonra Esin Bey her ihtimale karşı tüm kahve çeşitlerinden birer paket aldırmış partinin genel merkezine. Bu arada seçim başarısı nedeni ile kutladınız mı kendisini? 

Dr. Ömer GÜR: Ufaktan ufaktan emeklilik hazırlıkları başlamış. Bu arada daha şimdiden koltuğunuz için bazı isimler kavgaya başlamışlar bile. Neyse siz emeklilik planlarına başlayın biran önce. 

Mehmet ÇAĞLAR: Dünkü yazınız aslında gelinen noktanın görülmesi adına son derece önemliydi. Ama hala daha umut var demenize şaştık kaldık. Hangi umut, nerede? 

Bertan ZAROĞLU: Kendi partinizin içinden birisi sahte profiller oluşturarak sizi yıpratmak için katıldığınız televizyon programlarına mesajlar gönderiyormuş. İyi de bu durumdan sadece siz değil partiniz de zarar görüyor. 

Betül Dizdarlı HASTAN: Kış gelmeden siz İstanbul’daki ünlü sosyete pazarların yolunu tutmuşsunuz.  Ee fiyatlar nasıldı sosyete pazarında. Aradıklarınızı bulabildiniz mi bari? 

Naim PINAR: Yakında Halkın Partisi Genel Sekreterlik mevkiine getirilecekmişsiniz. Çok yakında gerekli değişim için düğmeye basılacağını duyduk, şimdiden hayırlı olsun. 

Menteş GÜNDÜZ: Vekillikten sonra şimdide kameramanlığa merak saldığınızı duyduk. Genelde vekiller programcı olmak ister ama siz bir ilki başararak kameramanlık yapmayı tercih etmişsiniz. 

Tolga ATAKAN: Yurda geri döndükten sonra bazı köklü değişiklikler için düğmeye basmışsınız. Basında korkmayın, değişiklik her zaman iyidir. Umarız istediğiniz verimli sonuçları da alırsınız. 

Bülent FEVZİOĞLU: Bir kez daha sağlık sorunları yüzünden hastaneye yatmak zorunda kalmışsınız. Çok geçmiş olsun, bu yıl anlaşılan hastalıklar peşinizi bırakmıyor. 

Tözün TUNALI: Siyasete nokta koyup dışarıdan bir vatandaş olarak siyaseti konuşmaya devam etme kararı almışsınız. Valla en iyisi yapmışsınız, siyasete olanları görünce bence doğrusunu yaptınız. 

Hasan TAÇOY: Dün kendi ofisinizde kurmaylarınızı toplayıp uzun bir toplantı gerçekleştirmişsiniz. Aman dikkat, zira rakip sizi kendi evinizde avlamayı planlıyormuş. 

YORUM EKLE