Coronavirüs salgının ekonomik hasarını KKTC nasıl ödeyecek?

 Salgın tüm hızıyla devam ediyor. 9 Mart 2020 tarihli yazımda Coronavirüsünün yayılmasının küresel bazda artık yüksek risk seviyesinde olduğunu en yetkili ağızdan belitmiştim. Akabinde, 11 Mart 2020 tarihinde KKTC Bankalar Kurulu kararlarıyla krizin yönetimi ülkemizde resmen başlamış oldu. Malumunuz olduğu üzere salgın endişeleri vakaların belirmesi ile 11 Mart 2020’de ülkemizde ve 18 Mart 2020’de Türkiye’de tedbirlerin alınmasına yol açtı. Küresel bazda toplam vaka sayısı 19.03.2020 tarihinde 219.702’ye tırmandı. Kapanan vakalarda 85.769 kişi sağlığına yeniden kavuşurken, 8.982 kişi ile % 9 oranında ölüm sayısı gerçekleşti. Kayıt edilen verilere göre; Türkiye’de vaka sayısı 191’e çıkarken, 3 ölüm gerçekleşmiş, Güney Kıbrıs’ta vaka sayısı 58’e yükselirken, KKTC’de 20 vaka sayısı tespit edilmiştir. Üst düzey liderlerden yapılan açıklamalara göre salgın krizi yaz sonuna kadar sürmesi ve halkın % 60 civarını etkilemesi muhtemel görünüyor.
Virüse karşın ilk ekonomik tedbir küresel faiz indirimleri:
   Global olarak yayılan Coronavirüsü endişeleri ile USD, GBP ve TL faizlerinde indirimler yaşanmıştır. TC Merkez Bankası 2020 finansal yılında 17.01.2020, 20.02.2020 ve 18.03.2020 tarihlerinde üç kez faiz indirimi yönüne gidilerek politika faizinin % 12’den % 9,75’e çekti. ABD Merkez Bankası ölümcül Coronavirüsün ekonomiye olumsuz etkilerine karşı faiz oranlarını 03.03.2020 tarihinde 50 baz puan düşürerek % 1 -% 1,25 bandına çekti. 11 Mart 2020 tarihinde İngiltere Merkez Bankası salgının ekonomiye etkisini azaltmak için politika faizini 50 baz puan indirerek % 0,25’e indirdi. TL ve Dolar faizlerinin inmesini müteakip KKTC Merkez Bankası mevduat faizlerini iki kez indirerek TL’de % 6,50, USD’de % 0,25’e çekti. KKTC Merkez Bankası munzam karşılık oranını 24.02.2020 tarihi itibari ile TL’de % 2,25’e, 11.03.2020 tarihinde ise USD’de 0,125’e indirdi. TCMB’nin ve İngiltere Merkez Bankası kararlarını takriben KKTC Merkez Bankasından ilave faiz indirimlerinin gelmesi beklenmektedir. Türk lirası faiz indirimlerine müteakip döviz kurlarında  yükselme yaşandı ve yönünü yukarı doğru çevirdi. Türk lirasının cazibesinin azalması sonrasında yatırımların dövize çevrildiği gözlemlendi.
Teknolojik altyapıyla e-işletme (Online Hizmet) sunan şirketler faal kalıyor:
   Dünya genelinde virüsün yarattığı kısıtlamalar ve önlemlere binaen oluşan ekonomi içerisinde yer alan çeşitli sektörlerdeki faaliyetlerin durması ve/veya kısıtlanması neticesinde otorite ekonomi çevrelerince ekonomik resesyona doğru gidildiğine işaret ediliyor. Zira, ülkemizde de olduğu gibi yurt dışı ülkelerde de turizm, hava ve kara ulaşımı, gıda sektörü dışında kalan birçok perakende ve toptan satış, kültür & eğlence, restoran & bar sektörleri durma noktasına geldi. Eğitim ve bankacılık sektörü ise faaliyetlerini kısıtladı. İçinde bulunduğumuz koşullarda teknolojik altyapıya yatırım yapmış ve e-işletme (elektronik) faaliyeti gösteren şirketler hizmetlerine devam etmektedirler. Dolayısıyla, son yıllarda hızla artan e-işletmenin önemi salgın sonrası yükselmiş ve hatta artık elzem hale gelmiştir. Bu hususta Türkiye’de ve ülkemizde özel eğitim ve bankacılık sektörü e-işletme prensipleriyle yaptıkları teknolojik altyapı sayesinde online hizmet vermeye devam ederek, faaliyetlerindeki kısıtlamaları minimize edip, ekonomik faaliyetlerine devam edecektir. Salgın sürecinin göstermekte olduğu teknolojik altyapıya sahip olmayan şirketlerin zaruri olarak faaliyet zararı yazması, personel sıkıntısı yaşaması ve iflas riskleri ile karşılaşmaları söz konusudur. 
Ülkeler virüs krizinin ekonomik bedeli için ardı ardına önlem paketi açıklıyor:
   Faaliyetlerin virüs krizinin yönetimi çerçevesinde durmasıyla birlikte ekonomilerin alacağı muhtemel hasarlar temel bazda işsizliğin artması, çalışanların maaşlarında kesintiye gidilmesi, bazı şirketlerin iflas etmesi, bankacılık sektöründe gerek bireysel gerekse kurumsal batık kredilerin artması olarak özetlenebilir. Bu çerçevede, Türkiye ve KKTC kredilerde sektörü finansal olarak rahatlatmak adına kredi faizlerini ve taksitlerini haziran sonuna kadar 3 ay erteleme kararı aldı. Kriz yönetimi tüm ülkelerde hemen hemen benzer metotlar kullanılarak yapılıyor. Ancak, önü görülmeyen krizin sonrasında oluşacak ekonomik hasarlar için ülkeler şimdiden ekonomik önlem paketleri hazırlamaya başladılar. Keza, Türkiye likidite sıkıntısı yaşayacak şirketler için 50 milyar TL fon ayırdı. Bazı büyük ülkeler de saydığımız risk faktörlerini minimize etmek adına ekonomik tedbir paketleri açıklamaya başladılar. ABD işlerden ödenekli izinlerin artması, işsizlik sigortalarının geliştirilmesi ve virüs testlerinin uygun fiyatlarda yapılması amacı ile 8,3 milyar dolarlık acil önlem fonu ayırdı. Trump Yönetimi, Coronavirüsün etkilerinin ağustos ayına kadar sürmesini beklediğini ve oluşacak ekonomik hasar için 850 milyar dolar teşvik planı istediğini açıkladı. Avustralya 11,4 milyar Dolar, Rusya 4,1 milyar Dolar, Norveç 9,8 milyar Dolar, İsveç 31 milyar Dolar ve Malezya 232,4 milyon Dolarlık fonu önlem paketi olarak kurulacağını açıkladılar. Almanya ise virüse karşı devlet destekli 550 milyar Euro kredi vereceğini, gerektiği takdirde ise bu miktarı artıracağını açıkladı. 
KKTC krizin ekonomik faturasını nasıl ödeyecek?
   KKTC’de kriz yönetimi diğer ülkelerdeki gibi benzer araçlarla yapılmakta ancak, kriz sonrası oluşacak hasar için fon kaynağı bulunmamaktadır. KKTC Maliye Bakanı maaşların gecikebileceği veya kesinti olabileceği söylemlerinin üzerinde ay sonu konuşulacağını, kesinti olacaksa kamu kesmi içinde yapılacağını belirtti. Özel sektörü de önemsediklerini beyan ederken hükümetin ekonomik önlemler paketi üzerinde çalıştığı bilgisini verdi. Ancak, Mart sonu 133 milyon TL, yılsonu ise 488 milyon TL bütçe açığı bulunan KKTC bütçesinden vergi gelirlerinin de azalacağını ve açığın daha da artacağını hesaba kattığımız zaman ekonomik önlem paketindeki zor durumda olan şirketler, çalışanlar ve sağlık harcamalarının nasıl karşılanacağı bir muamma olarak görünüyor. Bu durumda, normal koşullarda da olduğu gibi kriz durumunun atlatılması için asli kaynak Türkiye Cumhuriyeti olarak görülüyor. Gazamız mubarek olsun... KKTC olarak şimdilik evde kalmaya devam ediyoruz...

YORUM EKLE