Çözüm mü çözülme mi?

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve ekibi dün sabah, basın mensupları ile kahvaltılı toplantıda bir araya geldi…
Özellikle gazeteciler için ‘erken’ bir saat olan 09.30’daki basın toplantısına ilgi yoğundu…
Hatta 09.30’dan sonra salona gelen gazeteciler için ayrı bir masa açıldı…
Basın mensupları kahvaltısını yaparken Mustafa Akıncı konuşmasını gerçekleştirdi…
Mustafa Akıncı kahvaltısını yaparken basın mensupları sorularını sordu…
İki saate yakın süren toplantıda bana göre, hem Cumhurbaşkanı Akıncı hem de Müzakereci Özdil Nami, yeni ve manşete taşınabilecek bir açıklamada bulunmadı…
Rum basınında çıkan ve Kuzey Kıbrıs’ta da yankı bulan haberlerin birçoğu yalanlandı…
Örneğin; mülkiyet ve toprak konusunda Rum basınında çıkan, köy isimlerinin bile verildiği haberin, ‘Koca bir yalan’ olduğunu sırasıyla Cumhurbaşkanı Akıncı, Müzakereci Özdil Nami ve sözcü Barış Burcu vurguladı…
Barış Burcu bu haberin ‘Yalanlanması’ konusunda Rum tarafındaki yetkililerden söz aldığını bile söyledi…
Garantiler ve güvenlik konusunun en sona bırakıldığı için bu konuda şimdilik bırakın açıklamayı yorum bile yapılamayacağı ifade edildi…
Şimdi…
Rum basınında yazılan, çizilen ve siyasiler tarafından yapılan açıklamaları unutalım…
Mustafa Akıncı ve ekibinin açıklamalarını dikkate alalım…
Müzakere masasında altı başlık var: Yönetim, toprak, mülkiyet, AB, ekonomi ve garantiler…
Yönetim ve güç paylaşımında henüz anlaşma sağlanmamış, dönüşümlü başkanlıkta iş çıkmaza girmiş…
Toprak ve mülkiyet konusunda harita aşamasına geçilmemiş, bölge isimleri konuşulmamış…
En önemlisi, garantilerle beraber güvenlik başlığı hiç açılmamış…
AB ve ekonomi konusunda ise ortada yazılı bir metin yok…
Ortada olan tek gerçek…
Güven Yaratıcı Önlemler ve iyi niyet…
Peki bu ortamda iki ay içinde çözüm nasıl olacak?
Cevabı: Karşılıklı iyi niyet ‘sürerse’ olabilir…
Buna kim inanır?
***
Rum tarafındaki açıklamaları yok sayarak, benim dünkü basın toplantısından ve yapılan açıklamalardan anladığım, hemen şimdi kapının ardında bir çözüm görünmüyor…
Devam eden bir müzakere süreci var…
Ama karşılıklı jestler dışında ilerleme yok…
Bu durumda; Rum tarafındaki siyasiler de gazeteler de sıcaklardan olsa gerek, gördükleri rüyaları gerçekmiş gibi yazarak ‘Türk toplumunu manipüle’ ediyor…
Biz de buna saf saf inanıyoruz…
***
Cumhurbaşkanı Akıncı, konuşmasının satır aralarında bir endişesini seslendirdi…
“Eğer biz bu görüşmeleri Güney Kıbrıs’ta 2016 baharındaki milletvekilliği seçimlerinden önce tamamlayamazsak ve referanduma götüremezsek bu süreç uzar…”
Yani kısaca, umutlar başka bahara değil gelecek yaza kalır…
***
Cumhurbaşkanı Akıncı ve Müzakereci Özdil Nami, Rum basınında yayınlanan haberleri ‘Filtreleme’ yapmadan, kendilerine sormadan manşete çeken gazetelere de sitem etti…
Kıbrıs sorunun çözümü, siyasetin ve liderlerin işi…
Çünkü toplumdan bunun için yetki aldılar…
Müzakerelerin seyri hakkında, özellikle Türk tarafının toplumuna daha doyurucu ve detaylı açıklama yapma borcu var…
Çözümsüzlüğün en büyük mağdurunun Kıbrıs Türk toplumu olduğu unutulmamalıdır…
Kıbrıs Türk basınında, toplumun endişe ve taleplerini dikkate alarak haber yapanlara, Rum tarafındaki ‘Resmi’ açıklamaları gündeme getirenlere tepki yerine teşekkür edilmelidir…
Zira, Kıbrıs Türk toplumundaki endişeleri, korkuları gündeme getirmek, gerçeklere dayalı eleştiri yapmak Kıbrıs Türk liderliğinin masada elini zayıflatmaz, güçlendirir…
Müzakerelerin, çözüme mi çözülmeye mi gittiğini sorgulamak, kimseye zarar getirmez…
Ama kısa süre sonra masaya konulacağı söylenen anlaşma metnine ‘Çözüm olsun da nasıl olursa olsun’ anlayışı ile gözü kapalı ‘Evet’ demek…
Bu toplumun felaketi olur…
YORUM EKLE