banner564

Çözüme ‘evet’ ama garantiler hayati meseledir

  Kıbrıs sorununun çözümü için son 52 yılın belki de en kritik sürecinden geçiyoruz...

  Rumların ana hedefi; Türkiye’nin buradan tamamen çekilmesidir...

  Askerleri ve ‘yerleşik’ dedikleri tüm vatandaşlarıyla adadan gitmesini istiyorlar...

  Olası bir çözümde Türkiye’nin garantörlüğünün ortadan kalkmasını da şart koşuyorlar...

  “Garantörlük çağ dışıdır” diyerek, Avrupalı dostlarını ikna etmeye çalışıyorlar...

  Bizlere de ne düşündüğümüzü sormuyorlar...

  Hâlbuki Kıbrıslı Türklerin tamamına yakını, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamından yanadır...

  Kıbrıslı Türkler bunu talep ettiği sürece, Türkiye garantörlükten vazgeçemez...

  Hem bizleri, hem de Doğu Akdeniz’in güvenliğini tehlikeye atamaz...

  Türkiye’nin garantörlükten çekilmesi demek, her 100 ELAM mensubunun karşısında 20 masum Kıbrıslı Türk’ün bulunması demektir...

  Bunun sonrasında nelerin olacağını kestirmek hiç de zor değildir...

  Güneş çarpmasının etkisi altında kalan bazı kimseler “AB üyesi bir ülkede artık terör faaliyetleri olmaz, kimse, kimseye zarar vermez” diyebilir...

  Ne var ki; şimdiki şartlarda dahi bu zararı veriyorlar...

  AB de kılını oynatmıyor...

Öncelikle kendi evimizi temizleyelim

  Özetlemek gerekirse; halkımızın büyük bir kısmı Türkiye’nin her açıdan Kıbrıs’a verdiği desteğin bilincindedir...

  Türkiye’nin garantörlüğünün devamından yanadır...

  Ancak bazı ufak, tefek sorunların dahi 52 yılda çözümlenememesinden dolayı huzursuzdur...

  Kendi yöneticilerine karşı öfkelidir...

  Sağlıkta, tarımda, ulaşımda, enerjide ve eğitimde ciddi sorunlar vardır...

  Askeri harekatın 52’nci yılında bu sorunların da masaya yatırılması ve KKTC’li yöneticilerin cesaretlendirilerek, ciddi icraatlara yönlendirilmesinin yararlı olacağı inancındayız...

  Kıbrıs; bazı tahribatlar olmasına karşın küçük bir cennet parçasıdır...

  Özellikle turizme ağırlık verilirse ve bu ülkenin Türkiye ve diğer ülkelerle hava bağlantısı güçlendirilirse, ambargo diye bir sorunumuz da kalmaz...

  Ana hedef çözüm ise, bunu ancak güçlü bir KKTC ile gerçekleştirebiliriz...

   Sağlam ve kalıcı bir çözüme varız…

   Böylesi bir gelişme her iki toplum ve Anavatanlar açısından son derece yararlı olur…

   Ancak; yeni bir maceraya sürüklenmek istemiyoruz…

   Güven Artırıcı Önlemleri artırmak, eğitim sistemini yeniden düzenlemek ve sağlam bir garanti sistemini benimsemekle çözümün yolunu bulmak mümkündür… 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Atlantik
Atlantik - 7 saat Önce

KKTC artık bazı Tahribatlar dışında olan Cennet gibi bir Ülkemidir yani ?
Bugün Avrupa’nın En Pahalı Ülkesi olan KKTC ayrıca Avrupa’nın En Pis ve Kirletilmiş Ülkesi de değilmidir yani ? Dere Yanaklarından Sahillere kadar Beton yığını yaptığımız Dağlarını oyup Ormanlarını yaktığımız KKTCnin neresi Cennet olabilir ki ! Avrupa’nın hangi Ülkesinde Kirli Yakıtla çalışan ve Ülkeye Hastalıklar saçan Filtresiz Teknecik var ki ! Avrupa’nın En Az Doğası Parkları ve Yeşil Alanları olan Ülkemizin Doğası Yok olmuş .Güvensiz Yolları Can alan KKTC bazı Tahribatlar’ı olan bir Ülkemidir yani ! Bugün Avrupa’nın hangi Ülkesinde devamlı gidip gelen G3 internet sistemi var ki ! Her geçen gün Saatlerce Elektrik kesintileri yaşayan KKTC gerçekten. Cennet gibi bir Ülkemidir yani ! İngilizlerin Kaçtığı Avrupalı Turistin artık gelemediği Yatırımcının gelmediği KKTCnin Cennet değil de Cehenneme dönüştüğünü göremeyen Göz mü var yani ! Yıllardır Kronikleşmiş Bakımsızlıktan Yönetimsizlikten ve Onarımsızlıktan nasibini almış KKTC Avrupa’nın Cenneti değil de Cehennemi olmamışımıdır yani!
Yıllardır Garantiler ‘ Federal Çözümler , Egemen ayrı Devletler ile KKTCyi tanıtmalar ile Ülkemizde birbirimizi kandırmaktan başka me yapabildik ki !
Bugün KKTCde kalan bir avuç Kıbrıslı Türkün Gerçekten gelecek için Ne İstediğini bilenimiz var mı acaba ?

banner608

banner474