Darbeye de suiistimale de “Hayır”

Bugün devlet destekli Demokrasiye Destek Mitingi var. Sarayönü Meydanı’nda Türkiye’de bir takım dış güçlerin oyununa gelen zavallıların Türkiye’yi karanlık bir sürecin içine çekmek için yapmaya çalıştıkları darbe sırasında ölenler için buluşacağız.
Evet, ben orada hem Demokrasiye olan inancımdan ötürü hem de Demokrasi Şehitleri için olacağım. Gidip vatandaşlık görevimi yapıp, ayrılacağım.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Milletimden özür borcumuz var"  diyecek kadar alçak gönüllü olduğu bir ortamda bazı suiistimalcilerin yarın akşamki mitinge en önde gözükmek isteyeceklerini de adım gibi biliyorum.
Çünkü son günlerde öyle tuhaf şeyler oluyor ki inanması güç geliyor insana. Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi “Bunlar bukalemun gibi” sözü her halde yapılmış en doğru tespitlerden… 
Geçenlerde görüştüğüm üst düzey bir yetkili “Bir baktık daha önce KKTC’de FETÖ’ye destek verenlerin başındaki zat Ankara’da Kızılay’da bayrak sallıyor” şeklinde son dönemde yaşanan süreci çok iyi özetledi.
Kısacası gerçekten insanların geleceği bir miting olması dileği ile… 

Limon 
“Limon, turizmimizin en büyük kozu olan otantik gastronomimizin vaz geçilmez tatlandırıcısıdır. Narenciye ülkesi olmamızın da bunda büyük payı var. Gastronomimiz ona göre gelişti. Gelin görün ki, limon üretimini resmen sabote etmeye başladık. Limon mevsimi olmadığı halde dallarından kesilen bilye büyüklüğündeki susuz limoncuklar marketlerde, manav tezgâhlarında ateş pahasına tüketiciye sunuluyor. Kilosu 10 TL dolayında... Olgunlaşmadan dallarından koparılıp piyasaya sürülen ve suyu bile olmayan bu limoncukların manzarasına baktığımızda, limon üretimimizin kapkara geleceğini görebilmeliyiz. Birkaç ay sonra havalar serinleyip de gerçek limon mevsimiyle buluştuğumuzda ya limon bulamayacağız, ya da bulabileceğimiz limonlar bugünkü fiyatının birkaç katında olacaktır. Geçmiş yıllarda bu riski bertaraf edebilme adına Güney Amerika'dan limon ithal edilir ve olgunlaşmamış limonlar dallarında korunurdu. Maalesef ne tarım politikamız var, ne de ekonomi politikamız. Böylece limon üretiminin de canına okunuyor.”
Ahmet Tolgay

Öküz öldü ortaklık bozuldu...
“Ben soruyorum siz cevap verin...
Yıl 2002-2003-2004 Annan Planı Referandum Dönemleri
AK Parti ile kol kola yürüyenler veya aynı fikirde olanlar kimlerdi?
Yıl 2005 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri;
AK Parti ile kol kola yürüyenler veya aynı fikirde olanlar kimlerdi?
Yıl 2006 Taşınmaz Mal Komisyonu Anayasa Mahkemesi iptal davası;
AK Parti ile kol kola yürüyenler veya aynı fikirde olanlar kimlerdi?
Yıl 2008 Ergenekon Davası;
AK Parti ile kol kola yürüyenler veya aynı fikirde olanlar kimlerdi?
Yıl 2009 Genel seçimler;
AK Parti ile kol kola yürüyenler veya aynı fikirde olanlar kimlerdi?
Yıl 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimleri
AK Parti ile kol kola yürüyenler veya aynı fikirde olanlar kimlerdi?
Yıl 2012-2013 UBP Kurultayı İrsen Küçük; 
AK Parti ile kol kola yürüyenler veya aynı fikirde olanlar kimlerdi?
Yıl 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimleri...
AK Parti ile kol kola yürüyenler veya aynı fikirde olanlar kimlerdi?
Kendi adıma ilk cevabı vereyim. Ben değildim... Peki, o zaman kimlerdi? Hangi partilerdi? Hangi kurumlardı? Hangi STK'lardı?
Bir cevap daha vereyim. Şimdilerin baş AK Parti düşmanlarının hepsi... Peki, bir anda n'oldu? Öküz öldü ortaklık bozuldu...”
Özdemir Tokel


Paralelci UEFA
90. dakikada Hakem Artur Dias maçı bitiren düdüğü çalıyor ve UEFA Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme rövanş maçında Monaco karşılaşmayı 3-1 kazanıyor ve turu geçen taraf oluyor.
Ne olacak bu Fener’in hali a dostlar?
Resmen penaltımızı vermediler, kendi sahamızdaki golü saymadılar, golden önceki faulü görmediler…
Acaba Fener’i ele geçirmeyen FETÖ’cüler arada UEFA’yı mı ele geçirdiler… 

MESAJLAR
Derya KANBAY: Geçen gün yaptığınız açıklamaya ek açıklama getirerek konuyu biraz yatıştırdınız ama gene de siz var der iken Hükümet yok demeye devam ediyor. Bu nasıl olacak? 
Olgun ÖNAL: İktisat Bankası diğer tüm bankalardan önce esnafa destek kredisi için reklama çıktı. Demek ki bu konuya hazırlıklı tek sizdiniz. 
Kemal Deniz DANA: Bütçe maratonu gelmeden siz bakanlığın 2017 bütçesini tamamlamışınız bile. Hızınıza yetişmek ne mümkün…
Ahmet ULUTEKİN: Yeniden Sağlık Bakanlığı’nda aktif göreve getiriliyormuşsunuz. Yaz sonu yoğun mesaiye yeniden başlayacaksınız anlaşılan. 
Turgay DENİZ: 75'inci kuruluş yıldönümünü kutlamakta olan ve eğitim-kültür-bilim alanında halkımıza büyük hizmetler sunan Deniz Plaza’yı başta şahsınız olmak üzere tüm çalışanlarınız ile birlikte kutluyoruz.
Kemal ALTUNCUOĞLU: Önce bu akşam Sarayönü’ndeki mitingde sonra Pazar günü de Yenikapı’daki mitingde yer alacakmışsınız. Hay maşallah. 
Hasan YAĞIZ: Kanal T'de 10. yılınızı doldurmuşsunuz. Ee artık Ersin Bey bunun için bir yemek organize eder ve bu transferi gerçekleştirenleri de bu yemeğe davet eder. Değil mi?
Gökhan SARAÇ: Narenciye ihracat teşvik primlerinin ilk ayağı olan 5 milyon TL bugünden itibaren ödeniyor. Üreticiler olarak her halde bugün sizden mutlusu yoktur değil mi? 
Fehmi OKTAY: Dün kanaldan bazı genç arkadaşlar ile deniz kenarında görülmüşsünüz. Hayırdır meteoroloji tahmini mi yapıyordunuz yoksa denize mi giriyordunuz? 
Mustafa AKYÖN: Geçtiğimiz hafta sonu Karpaz’a gitmişsiniz. Oralara kadar gitmiş iken bizim Hector’u da görebildiniz mi? 
Muharrem ÖZSEYFİLER: Ben diyorum ki bu paralel yapı dedikleri şey UEFA’nın içine de sızmış olabilir. Nedir bu hakemlerden çektiğimiz? 
Dr. Raif HIZAL: Monaco karşılaşmasından bu yana sizden haber alınamıyormuş, iyisiniz değil mi? Neyse bu kadro ile daha çok bu yıl sinir olursunuz. 
Aydın AKKURT: Paralelci yapının KKTC’deki medya ayağı ile ilgili yayının devamını dört gözle bekliyoruz. Bu arada dün yüzleri gizlenmiş resimlerden bir gazeteciyi sanki okurlar tanımışlar gibi... 
Fırat ATASER: Nereden nereye, bir dönem Girne Belediyesi Alsancak Belediyesi’ne yardıma giderdi, şimdi Alsancak Belediyesi Girne Belediyesi’ne yardıma gidiyor. Helal olsun size. 
Metin ÖZEREM: Türkiye’den dün eski dostlarınız ziyarete gelmiş. Türkiye Animatörler Derneği KKTC’deymiş. Ee eski dostlarla geçmişi yad ettiniz mi? 


GÜNÜN SÖZÜ
“1974'ten bugüne 42 yıl geçti... Savcı ve başsavcılarımıza soruyorum... 42 yılda, bu memlekette, devleti yönetmeye talip olmuş kişilerin soruşturmaya tâbi tutulacak sûistîmal veya benzeri kötü yönetimi hiç mi olmamıştır?”
Ogün Erciyas
YORUM EKLE