Dosyalar nerede?

  Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün (Transparency International) tanımına göre; kamu gücünün, özel çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanılması ‘yolsuzluk’ anlamına geliyor...

  Yolsuzluk; Türkiye’nin en önemli ve uzun yıllardır kronik hale gelmiş sorunlarından biridir...
  Boyutları, Türkiye’ye oranla çok daha küçük olmakla birlikte Kıbrıs’ın her iki kesiminde de yolsuzluk olayları vardır...
  Güney Kıbrıs; özellikle son üç yıl içinde bazı yolsuzluk olaylarını yargıya taşımak ve cezalandırmak suretiyle önemli adımlar attı...
  Arıtma tesisi ihalesi nedeniyle Baf Belediye Başkanı Savvas, yargı huzuruna çıkarılarak 7 yıl hapse mahkûm edildi...
  Ardından Larnaka’nın eski belediye başkanı hapislik aldı...
  Rum Telekomünikasyon Dairesi (CYTA) Yönetim Kurulu Başkanı ve üst düzeydeki bazı yetkilileri ‘arazi alımına rüşvet karıştırılması’ nedeniyle 2 yılı aşkın bir süreyi cezaevinde geçirdi...
  Üstelik CYTA Başkanı Statis Kittis; uzunca bir süre DİKO Partisi’nin Genel Sekreterliğini yapmış, siyasi arenada tanınan bir kişiydi...
  Ama gözünün yaşına bakmadılar...
  Rum Yönetimi eski Başkanı Dimitris Hristofyas’ın aleyhindeki davalar henüz kapanmadı...
  Hristofyas, banka mevduatlarının tıraşlandığı bir dönemde 200 bin Euro civarında nakit para ödeyerek villasına yüzme havuzu ve ek odalar yaptırmakla suçlanıyor...
  Nakit olarak 10 bin Euro’dan fazla nakit para taşımanın yasak olduğu bir AB ülkesinde Cumhurbaşkanı 200 bin Euro’yu nereden bulduğunu açıklamak zorunda...
 
Bizdekiler ne oldu?

  Bir de KKTC’ye bakalım...
  Bu ülkenin Gazimağusa Limanı yıllar önce Asala’ya silah transferinde kullanıldı...
  Yıllar önce çok büyük çapta sigara ve viski kaçakçılıkları ortaya çıkarıldı...
  Bazılarında siyasilerin isimleri de geçiyordu...
  Fakat hazırlanan dosyalar ileri götürülmedi...
  Daha yakın geçmişe bakacak olursak, 10’dan fazla yolsuzluk ve suiistimal dosyası da sonuçlandırılmadı...
  Sözde yolsuzlukları denetlemek ve yargıya taşımak amacıyla 2009 yılında faaliyete geçirilen Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun hazırladığı raporlar, savcılık tarafından incelendikten sonra ‘dava açılmak üzere’ polise intikal ettirilmişti...
  Peki sonrasında ne oldu?..
  Birilerinin talimat vermesiyle birlikte dosyalar yargıya intikal ettirilmedi...
  Tümü rafa kaldırıldı....
  Yazık ve günah değil mi?..
  Milyonlarca Euro’luk mal alımları sorgusuz bırakıldı...
  KTHY uçağından bir motorun tamirat gerekçesiyle Singapur’a götürülmesi ve bunun için 5 milyon dolar harcanması da sorgulanmadı...
  Lefkoşa’daki Et Kombinası için büyük paralar harcandığı halde, bir türlü faaliyete geçememesinin nedenleri araştırılmadı veya yargıya taşınmadı...
  Büyük paralar ödenerek yaptırılan ve kısa sürede çöken yollarla ilgili bir tane soruşturma dosyası açılmadı...
  Hiçbir şey sorgulanmadı...
   Tümünü bir kenara bırakalım…
   En fazla 90 tane mudisi bulunan Taşkent Köy Kooperatifi’ndeki yolsuzluk olayı iki yılda aydınlığa kavuşmadı…
   Suçlular bulunmadı ve yargı önüne çıkarılmadı…
  Yazık ve günah değil mi?.. 

YORUM EKLE