Dünya, Türkiye ve KKTC ekonomileri 2021 – 2023

Asbank’ın 35. Kuruluş yılına özel olarak “Dünya, Türkiye ve KKTC Ekonomilerinin Yakın Geleceği” isimli webinar (online seminer) 14.06.2021 tarihinde saat 20:30’da gerçekleştirildi. Bu webinara konuşmacı olarak Türkiye’den 3 tane çok değerli ve bilgili konuk katıldı. Konuşmacılarımız; Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Ekonomi yazarı Uğur Gürses ve Piri Reis Üniversitesi Ekonomi ve Finans bölümü Öğretim üyesi Erhan Aslanoğlu’ydu. Seminerde Pandemi dönemi, pandemi sonrası tahminleri üzerine bilimsel öngörüler yer aldı ve Türkiye ile beraber KKTC için de ekonomi politikalarının yeniden düzenlenmesi için öneriler sunuldu.
Pandemi döneminde parasal genişleme ve finansal piyasalara etkileri
   Pandemi döneminde dünya genelinde parasal genişlemeler yaşandı. Uygulanan mali politika neticesinde işsizlere ve kapanan şirketlere likidite yaratmak için mali destekler verildi. Bu desteklerin ülkelerinin gayri safi Milli Hasılalarına (GDP) oranı % 35’lere kadar dayanan ülkeler oldu. Amerika Merkez Bankası bilançosu tarihi zirveyle 8 Trilyon Dolara çıktı. Haliyle para arzının piyasalarda artması sonucunda enflasyon oranları artmaya başladı. ABD ekonomisi % 8,5’lik daralmadan sonra likidite desteğiyle tekrardan % 2,3 büyüme oranını gördü. Akabinde ABD’de % 0,2 oranında olan enflasyon % 4,9’a yükseldi ve hayat pahalılığı endişesi yaratmaya başladı. Pandemi sonrasında bu durumun devam etmeyeceği ve artan enflasyona dayalı ısınan ekonominin soğuması için USD faizlerinin yükseleceği öngörülüyor. Bu durumda hali hazırda kötü etkilenmiş gelişmekte olan ülkelerin dolar faiz artışlarını müteakip daha kötü etkileneceği ve yerel para birimlerinin değer kaybetmesinin söz konusu olacağı üzerinde net bir sonuç ortaya çıkıyor.
Türkiye ve KKTC ekonomisinde gelinen durum ve ötesi
   Türkiye ekonomisi 2004 – 2008 yılları arasında Avrupa Birliği katılım sürecinin hareketlenmesiyle birlikte yaptığı reformlarla büyüdü. Bu süreçte dış yatırım hayli arttı. Ancak sonraki dönemde köprü, yol ve benzeri duran varlıklara yani nakit getirisi olmayan varlıklara yatırım yaptı. Pandemi döneminde ise kredi kullanarak ve kullandırarak büyüdü ve böylelikle diğer finansal ve ekonomik dengeleri bozmuş oldu. Döviz rezervleri eridi. Cari açık 32,7 Milyar dolara yükseldi. Yabancı portföy yatırımları gelmedi. Doğrudan yatırımlar durma noktasına geldi. Ayrıca pandemin etkisiyle turizm şoku yaşanıyor. Yanlış ekonomi politikaları ise dövizi artırdı. Vatandaş güvenli varlık olarak döviz alması ve şirketler açık döviz pozisyonlarını kapatmak için döviz alması dolarizasyonu tetikledi. Böylelikle Türkiye ve dolaylı yoldan KKTC enflasyon ve develüasyon (Değer kaybı) döngüsüne girdi. Pandemiden dolayı emtia fiyatlarının artması enerji, tarım, metaller ve değerli madenlerdeki değerleri artırdı. Ekonomik büyüme için kredilerle talep durmazsa petrol almaya, emtia almaya devam edilecek ve cari açık da büyüyecektir. Böyle bir ekonomik yapıda dövizdeki artışın durması beklenmemektedir. İşsizlik oranları % 13,9’a yükseldi. 2 milyon kişi de şu an iş yapmıyor ve beklemede tutuluyor. Böylelikle işsizliğin daha da artması söz konusudur. KKTC’de yükselen faizlerden etkilenecektir. Yükümlülükler ve borçlar döviz ise kur şoklarının yaşanması muhtemel görünüyor. Yükümlülüklerin Türk Lirasına çevrilmesi borçlanmaların ve ithalat anlaşmalarının TL yapılması kur riskine karşı bir önlem konumundadır. KKTC’de genç işsizlik % 19 seviyesinde çok yüksek bir orana yükseldi. Kamu istihdamı % 30’lara çıktı. Kamunun başka çaresi kalmadığı için bu adımı attı. Ancak ilerisi için doğru ve sürdürülebilir bir ekonomi politikası olmadı. Ülkelerle yapılan kıyaslama analizlerinde genelde ülkelerin yapısı, halkın sosyolojik yapısı ve coğrafya benzerliğinin yakın olmasına bakmakta fayda görülür. Kıbrıs’ta aynı havayı soluyan, aynı coğrafik alanı paylaşan iki halk var. Ancak Rumlarla Türkler arasında kıyaslama yapınca Rumların kişi başına düşen milli gelirinin Türklere nazaran 3,5 katı daha fazla olduğu gözlemleniyor. Aynı kültür, aynı hava ve aynı adada iki toplum arasında büyük bir fark var.  Dünyada genişleyici para politikasından ötürü bol para varken Türkiye ve KKTC bu duruma geldi. Faizler arttığında yabancı paralar geri çekilmesiyle birlikte ekonomik durum daha kötü bir hal alacaktır.   

Pandemi sonrası Big Reset (Büyük Sıfırlama)
   Dünya şu anda aşı programlarına yoğunlaşmış ve pandemi dönemini atlatmak için uğraş vermektedir. Ancak bu süreç içerisinde dünyada olan bazı sorunların artık ön plana çıkmasına da neden olmuş durumda. Keza gelir dengesizliği artmış, küresel ısınmaya dayalı problemlerde yükselmiş ve teknolojiye ihtiyaç tırmanmıştır. Büyük sıfırlama da 280 Trilyon dolarla ekonomilerin 3,5 katı olan borçlanmalar hızla sıfırlanmaya doğru trend izleyecektir. Küresel Isınmanın değişime girmesi için şirketler yeşil ve çevre duyarlı üretimlere geçiş yapmak durumunda kalacaklardır. Ayak uyduramayan ve gerekli yatırımı yapamayan şirketlerin ticaret hacmi giderek azalacaktır. Gelir eşitsizliği sorunun üzerine gidilecektir. Örnek olarak ABD şu anda dahi zenginlerden daha fazla vergi almak için kurumlar vergisi oranlarını artırmaya hazırlanmaktadır. Böylelikle artan vergiler aracılığı ile para akışının orta halli ve fakir kesime kullandırılmasının sağlanması murat edilmektedir. Diğer bir görülmesi beklenen önemli değişim ise ABD ve Çin hegemonyası savaşı olacaktır. Dünya ekonomik liderliği için bir ekonomik savaş görmemiz son derece mümkün ve kaçınılmazdır. Son olarak şimdiden hız kazanan online satışların ve e-ticaretin hızlıca yükselmeye devam etmesi beklenmektedir. BRAIN devrimi ile robot, akıllı zeka, dijitalleşme, online ticaret platformları değişen müşteri davranışları için piyasayı domine edeceklerdir. 

KKTC ekonomisi ve bankacılık sektörü için öneriler
   Özgür hoca Kuzey Kıbrıs için iki çare gördüğünü beyan etti. Bunlardan bir tanesi Bankaların Dijitalleşmesidir. Blok zincir (Blockchain) teknolojisinin gelişmeye devam edeceği ve Kuzey Kıbrıs Bankalarının da online alım-satım platformlarını kullanarak izolasyona maruz kalmadan dünyaya açılabileceği görüşü ön plana çıktı. Haziran ayı içerisinde bu teknolojiye dayalı ürünlerin hacmi 21 Milyar dolara yükseldi ve hızla artmaya devam ediyor. Bazı finansal web sitelerinde birçok çeşit dijital paralar alım – satımı yapılan ve fiyat kotasyonları bulunan bir havuz bulunmaktadır. Ayrıca siber saldırı riskine karşı nexus-mutual gibi online firmalar aracılığı ile dijital sigortalar yapılıyor. Özgür Hoca bu havuzdan ayrıca uniswaplar kullanılarak likidite de sağlanmakta olduğunu vurguluyor. Gençlerinde bu tip yatırımlara ilgi duyduğu ve bankacılık sektörünün bu tip hizmetler vererek büyüyebileceğini düşünüyor. Böylelikle kalıpların dışına çıkıp Merkezi olmayan bir Finans Sisteminde yer almak ve Pazar payını artırmak Kuzey Kıbrıs bankaları için bir mihenk taşı olabilir. 
   İkinci olarak Yüksek Eğitim sektörünün ABD ve İngiltere’deki gibi kısa dönemli sertifika programları sunmasını ikinci bir önemli öneri olarak dikkatlerimize getirdi. Zira yabancı öğrencilerin kısa programlara teşvik edilmesi hem kendi alanıyla ilgili gelişimlerini ve yeteneklerini artıracak hem de eş zamanlı olarak turizm sektörünü de destekleyeceği şüphesiz olarak düşünülmektedir. Son olarak gençler için yeni alanların açılması hususunda yazılım sektörü düşük maliyet ve yüksek getiri sunması önemli bir fırsat olarak karşımıza çıkıyor. Çağımızın parlayan sektörü dijital yazılımlarla teknoloji şirketlerinin geliştirilmesi de önemli bir adım olacaktır.   
 

YORUM EKLE

banner456

banner455