Dünyada hızlı değişimler ve ölçü meselesi

   Dünyamızda önemli gelişmeler yaşanıyor…
   Hiç kimse adı ‘Corona’ olan bir virüsün tüm dünya ekonomilerini sarsacağını bilmezdi…
   Özellikle bizim gibi ekonomik plan ve programı olmayan, üretimden kopuk, tamamen tüketici pozisyonundaki ülkelerde ‘Corona’nın etkisi çok daha şiddetli oldu…
   Bitti, gidiyor derken bu kez Ukrayna savaşı başladı…
   Savaş halen devam ediyor…
   Savaşın etkisiyle petrol ve tahıl fiyatlarından tutun, hemen her türlü malzemeye büyük artışlar geldi…
   Bizim ülkemizde orta direk diye bir şey kalmadı…
   Asgari ücretin iki katıyla dahi geçinemez duruma geldi insanlar…
   Şimdi gündemde İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya başvuruları vardır…
   İki ülkenin dün NATO’ya resmen başvurması önemli bir gelişmedir ve yakın bir gelecekte ne tür sonuçlar doğuracağını hep birlikte göreceğiz…
   Kuşkusuz; dikilitaş etrafında dönmekten öte bir gündemi olmayan KKTC siyasetinin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğiyle ilgili girişimleri üzerinde değerlendirme yapmalarını beklemiyoruz…
   Herhangi birisine bu konuda soru sorsanız size “bana ne” diyecek…
   Hiç ilgisi olmayan ve sadece Türkiye’ye yağ çekme görevini üstlenen bazı eğitimci ve yazarlar ise gerçeklerden uzak görüşlerle sadece kafa karıştırıyor…
 
Rumların başvurusu gündemde

   Halbuki; Finlandiya ve İsveç’in ardından “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin NATO’ya üyeliği gündeme gelecek…
   Rusya’nın çizgisinde olan Rum Komünist AKEL Partisinin dahi bu konudaki gelişmeleri ‘tepkisiz izlemesi’ son derece önemlidir ve değerlendirilmelidir…
   Güney Kıbrıs’ın NATO’ya üyelik girişimi, adanın garantörlük şeklinin değiştirilmesini zorlayacak değil midir?..
   Türkiye böylesi bir gelişmeye onay vermezse, NATO nasıl bir tavır alacak?..
   Bunların üzerinde durması gerekenler, KKTC’deki siyasilerden daha çok Türkiye’dekilerdir…
   Sadece iktidarı değil, tüm muhalefet partilerinin bu konuda doğru bir strateji belirlemesinin Türkiye ve Kıbrıs’ın geleceği açısından hayati önemi vardır…
   AB’den sonra NATO’yu ‘Hristiyan Kulübü’ olarak değerlendirmeye ve küçümsemeye çalışanlar büyük bir yanılgı içindedir…
   Yıllardan beri NATO’nun önemli bir üyesi olmakla övünen Türkiye’nin, şimdi Hristiyan Kulübü içinde ‘ne işinin olduğunu’ tartışmaya kalkışmak doğru değildir…
   Dünyamızda yaşanan değişimleri iyi değerlendirmeli ve fikir beyanlarında ‘ölçü’ kaçırılmamalıdır… 

YORUM EKLE
YORUMLAR
öz
öz - 2 ay Önce

19 Mayıs Bayramı. Tatar gençliğe sahip çıkacağını söylüyor.gençlik KKTC den ümidini kesmiş kaçan kurtuluyor. Töre Ata'ya, yine Çavuşoğlu Ata'nın çizdiği yol doğrultusunda ilerlemekten bahsediyor. İşte K/Türkler ile Ankara'daki AKP-MHP iktidarı arasındaki esas çelişki budur.K/Türkler Atatürk'ün devrimlerine içtenlikle bağlıdırlar.Kılık kıyafet devrimine Latin alfabesi devrimine Tekke ve zaviyelerin kapatılması devrimine, kadın erkek eşitliği devrimine,Modern hukuk devrimine,Laikliğe içten bağlıdırlar.Türkiye'deki iktidarın ılımlı İslam dayatmasına, Din işleri başkanı atamasına, okul yerine her tarafa cami yapılmasına,İmam hatip lisesi açılmasına karşıdırlar.Bir de yaşantıları öyle olmamasına rağmen, Türkiye'deki iktidara yaranmak için, din maskesine sarılan yalakalara da ayrıca tepki doludurlar.

Hasan Nuri
Hasan Nuri - 2 ay Önce

30 NATO üyesinin onayı ile Fillandiya ve İsveç Üye olabileceklerdir fakat Türkiye açısından sorunlu ülkeler olan Fillandiya ve İsveç’in NATO’ya girmesine bu ülkelerle sorunu olan Türkiye’nin veto hakkını kullanacağı kesindir , sorunlar giderilip bir şekilde Türkiye tatmin edilemez ise Fillandiya ve İsveç NATOya giremeyeceklerdir , Fakat Amerika ve Batının B planında Veto koyan Türkiye’yi devre dışı bırakıp 29 NATO Ülkesi ile NATO kurallarına benzer Fillandiya ve İsveç’le bir Savunma antlaşması imzalamalarıdir , Türkiye açısından önemli olan sorunların giderilmesi ve Amerika’nın B planını uygulanmamasıdır!!

Turkish power
Turkish power - 2 ay Önce

Mr öz sizin gibi zangoc palikarya etek altı ter koklayicilarina İslam imam hatip soy sop milliyet ağır gelir siz etek altı görevinizde devam ediniz

banner464

banner455