Ek bütçe, öngörü ve ne eklenecek?

Yeni hükümet içine gireceğimiz hafta içinde ana hatları ile belirlenecek. Daha sonra hükümeti kuracak olan partilerin bakan görevlendirmeleri gelişecek. En az tartışma ise hükümet programında olacak. Güvenoyu aldıktan sonra, yeni hükümeti bekleyen ciddi işlerden biri Ek Bütçe hazırlamak olacak. 
Çünkü %20 civarında bir enflasyon öngörüsü ile hazırlanan 2022 Bütçesi, enflasyonun %46 olarak gerçekleşmesi nedeni ile kâğıt üzerinde dahi eridi. Artık Ek Bütçeyi; seçim döneminde buna hiç değinmeyen, seçimlerden 1. Parti olarak çıkan UBP Başkanı ve Başbakan Sayın Sucuoğlu da ifade etti. Bunu seçim kampanyası başlamadan ifade edenleri yok sayanlar, bu gerçekle yüz yüze geldiler. 
TL kullanımı nedeni ile Türkiye’deki gelişmeler bizi doğrudan ilgilendirir. Bu nedenle 2022 yılında Türkiye ekonomisini yönlendiren merkezlerin öngörüleri önemlidir. Bu bağlamda geçtiğimiz ay Türkiye Merkez Bankası Başkanın %20’lerde enflasyon beklentisi içinde olduğunu duyduk. Ama Türkiye Maliye ve Hazine Bakanının, 2022’nin ilk döneminde %40’larda sonra %30’larda bir enflasyon ifadesini de okuduk. Peki şimdi bizde bu öngörü ne olacak? 
Üstelik seçimler nedeni ile bastırılan petrol ve tüp gaza ciddi zam seçim sonrası geldi. Önümüzdeki günlerde uzun bir zamandır seçim için ötelenen ve KIB-TEK’in de büyük zarara girmesine yol açan durum nedeniyle, şimdi katmerli zam gelecek. Katmerli dedim. Çünkü girdilerde döviz kurunun yükselmesiyle oluşan maliyet artışına; bir de seçim için bunu göz ardı ederek, KIB-TEK’in borçlanmaya itilmesiyle gelen borç, faiz de bu maliyetin üstüne eklenecek…
Böylece 2022 yılında yalnız TL ve döviz kuru kaynaklı pahalılık değil, ama aynı zamanda enerji zamlarının tetikleyeceği kendimizden kaynaklanan pahalılık da artacak. Buna 2022 yılında Türkiye’de gelişen Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) artışının gıda dahil, tüm üretim alanlarına yansıması da gelecek. Bu nedenle 2022’yi de öngörülen enflasyonu aşan bir gerçekleşme ile yaşama ihtimalimiz vardır. Yani 2022’de geçen yıldan miras alınan %46’ya bunlar eklenecek. Yani 2022’de enflasyonu aşağıya çekmek kendiliğinden olamayacak. Geçen makalemde ifade ettiğim gibi, 2001’de gerçekleşen %76’lık enflasyonun, 2002’de %24 inmesi gerçeğini, 2022’de yaşamak zor. 
Şimdi merak ettiğim ilk şey şudur. Hazırlanacak olan bu EK Bütçede, Türkiye’de uygulanan Kur Korumalı TL Mevduat uygulaması için bir kalem olacak mı? Buna bizim kaynaklarımızdan ne kadar konacak? Türkiye’den aktarılan Hibe desteği bu alana verilecek mi? Eğer verilecekse, bu nereden kesilecek? Çünkü seçim öncesi bunun KKTC’de de uygulanacağı ifade edilmişti.
Üstelik enflasyonun, pahalılığın olumsuz etkilediği Reel Sektöre devlet desteği ne kadar artacak? Turizme, Tarıma, Sanayiye, Kobilere, Esnafa, Eğitim, İnşaat Sektörlerine ne gibi destekler olacak? Çalışan insanlara, emekçilere ne destekler gelecek? HP devam edecek mi? Yoksa Başbakanın ifade ettiği “radikal önlemler” bunları budama mı? Peki Sağlık ve Eğitim alanına bu enflasyon nedeni ile gelen ağır maliyetin ne kadarı karşılanacak ki Sağlık ve Eğitim Sistemi tık nefes kalmasın.
Daha pek çok soru ve sıkıntı sayılabilir. Ancak enflasyonu aşağıya çekmek, üretimi ve büyümeyi artırmak en esaslı hedef olması gerekir. Bunun için öngörülebilirlik gerekir. Dolayısı ile stabil para birimine endeksli muhasebe sistemi daha da önem kazanıyor. Bunları siyasi dünyamızın odağına almak, kim bakan olacak meselesinden daha esaslı olan konudur. 

YORUM EKLE

banner456

banner468