Ekonomi gerçekten iyi mi?

 Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümet yetkilileri ekonominin iyi olduğuna dair açıklamalarda bulunmaktadırlar. Zira ekonominin iyiye gittiği yönündeki açıklamalar ekonominin büyüme oranı ve bütçe fazlasındaki mali disiplinle bağdaştırılmıştır. Ancak malum olduğunuz üzere ekonomi bir bütün olarak ele alındığında birçok faktör değerlendirme esaslarına tabi tutulmalıdır. Dolayısı ile ilgili sorumuzun yanıtını bulmak için Avrupa Birliğinin iyi ekonomi şartları için oluşturduğu standartlara ve genel kabul görmüş temel ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirmemizin büyük resmi görmemizi sağlayacağı kanaatindeyim. Bu bağlamda Maastricht kriterleri, AB’ye üye ülkelerin Ekonomik ve Parasal Birliğe katılabilmeleri için gerekli şartları belirlemektedir. Böylelikle bu standartları kullanarak ekonominin performans boyutunun Avrupa standartlarına göre ne kadar iyi durumda olduğu ölçülebilir. 9-10 Aralık 1991 tarihinde imzalanarak 1 Ocak 1993'te yürürlüğe giren Maastricht Anlaşmasında Ekonomik ve Parasal Birliğin (EPB) aşamaları, bu süreçte izlenecek ekonomik ve finansal politikalar ile bunların gerektirdiği kurumsal değişiklikler ayrıntılı olarak düzenlendi. Bu kriterler aynı zamanda finansal krizlerin öngörülmesini sağlayan ve erken uyarı sinyali veren ekonomik göstergeler arasında önemli bir role sahiptir. AB’nin belirlediği kriterler aşağıda belirtilen 5 madde kapsamında bulunmaktadır; 
• Toplulukta en düşük enflasyona sahip (en iyi performans gösteren) üç ülkenin yıllık enflasyon oranları ortalaması ile ilgili üye ülke enflasyon oranı arasındaki fark 1,5 puanı geçmemelidir.
• Üye ülke devlet borçlarının GSYİH’sına oranı %60’ı geçmemelidir.
• Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sine oranı %3’ü geçmemelidir.
• Herhangi bir üye ülkede uygulanan uzun vadeli faiz oranları 12 aylık dönem itibarıyla, fiyat istikrarı alanında en iyi performans gösteren 3 ülkenin faiz oranını 2 puandan fazla aşmayacaktır.
• Son 2 yıl itibarıyla üye ülke parası diğer bir üye ülke parası karşısında devalüe edilmiş olmamalıdır.
 
 
 Avrupa standartlarına yukarıdaki tablolardan görüleceği üzere Türkiye, devlet borçları ve bütçe dengesi hususlarında 2 standarda uyum sağlarken, para birimi performansı, enflasyon, ve faizlerde standartlar nezdinde kötü bir performans sergilemiştir. KKTC’nin ise toplam 5 kritere de uyum sağlayamamış olduğu gözlemlenmektedir. Bu bağlamda kamu borçları standartların neredeyse 3 katına dayanmış, yüksek enflasyonla hayat pahalılığı artmış ve para birimi Türkiye ile birlikte son 2 yılda euro karşısında % 37,65 oranında değer kaybederek kötü bir performans sergilemiştir.  
   Temel ekonomik göstergeleri incelediğimizde 5 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin yeniden büyüme trendine girmesi, bütçedeki mali disiplinin artması, finansal alanda borç yönetimindeki kalitenin yükselmesine karşın işsizliğin hafifçe arttığı, ihracat-ithalat dengesindeki olumlu trendinin azaldığı ve turist sayısında keskin düşüş yaşandığı gözlemlenmektedir. Buna ek olarak son 6 yıllık dönemde kişi başına düşen milli gelir ve sabit gelirli vatandaş için bir gösterge olan asgari ücretin döviz bazında azaldığı ve ortalama olarak % 4’lük bir kayıp yaşadığı anlaşılmaktadır. 
   
   KKTC ekonomisinde ise 5 yıllık zaman zarfında ihracat neredeyse durma noktasına gelirken, devlet borçları tırmanmaya devam etmiş, kurların kötü performansı neticesinde yükselen enflasyonun etkisiyle halkın kazanç ve alım gücü göstergesinde aritmetik ortalama olarak % 13 oranıyla Türkiye’nin üç katı üzerinde bir değer kaybı meydana gelrmiştir. Söz konusu oranlar Türkiye’nin KKTC’ye oranla daha hızlı büyüme kaydettiğini ve asgari ücretin döviz kayıpları karşısında daha yüksek oranlı zamlarla desteklendiğini ifade etmektedir. Bunların yanında lehimize olumlu sayabileceğimiz noktalar bütçedeki dengesizliklerde azalma kaydedilmesi, işsizlik oranının azalma trendine girmesi ve turist sayımızın % 54 oranında yükselmesidir. 
   Sonuç olarak iki ülkede eş zamanlı olarak vatandaşların satın alma gücü azalmış ve refah seviyesi gerilemiş, halkımızın ve devletimizin borçları yükselmiştir. Siz ne dersiniz ? Sizce ekonomimiz iyi mi?
YORUM EKLE