Ekonomide durgunluk ve hayat pahalılığında 2020 zirvesi!

 Türkiye’de kasım sonu enflasyon oranları aybaşı itibari ile açıklandı. Bu çerçevede tüketici fiyatları endeksi yıllık olarak % 14,03 oranında belirlendi ve yılın zirvesine çıktı. KKTC’de ise zaten hayat pahalılığı oranları Türk Lirası’na paralel olarak Türkiye’ye yakın seyretmektedir. Diğer yandan, üretici fiyat endeksi ise yine yılın zirvesiyle % 23,11’e tırmandı. Dolayısı ile tüketici fiyatlarına henüz yansımayan ve üretici kesimin cari olarak taşıdığı % 23 civarında ek bir hayat pahalılığı söz konusu oldu. Üreticinin maruz kaldığı bu pahalılığı mal ve hizmet fiyatlarına yansıtacağı düşünüldüğünde tüketici enflasyonunun yukarı yönlü seyredeceği dikkate alınmaktadır. Üretici üzerinde oluşan pahalılığın ana sebeplerinin ise yurt dışından gelen ara malı, sermaye malı ve bunların üretimi üzerinde yoğunlaştığı gözlemlenmiştir. Buna paralel olarak halkın kullandığı tüketici fiyatları artışlarındaki en büyük etkiyi ise artan mal fiyatları ve ikinci olarak ise gıda fiyatlarındaki artışlar yaratmıştır. Sonuç olarak kabaca hesapladığımızda meydana gelen hayat pahalılığı aşağı yukarı sene başından beridir dövizdeki artışa yakın olarak ek maliyet yarattığı söylenebilir. 
   İthalatın kompozisyonu incelendiğinde ara mallar ve sermaye mallarının % 87,9 ağırlığı oluşturduğu gözlemlenmiştir. Yani üretimde kullanılan girdi maliyetlerinin dövize endeksli olduğundan dolayı dövizde yaşanan artışlar çok önemli bir maliyet yaratmakta ve enflasyonu körüklemektedir. Halkın tükettiği ithal ürünler ise toplam ithalatın sadece % 12,1’ine tekabül etmektedir. Dolayısı ile enflasyonun hedeflenen tek haneli rakamlara düşebilmesi Türk Lirası’nın istikrar kazanması ile yüksek seviyede ilişkilidir. KKTC’de ise dış ticaret yüksek ağırlıkla ithalata dayalı olduğu için haliyle döviz kuru artışları enflasyona direkt olarak yansımaktadır.
   Türkiye Cumhuriyeti ekonomisi 2020 yılı yarısında Coronavirüsü tedbirlerindeki kısıtlamaların önemli derecedeki etkisiyle % 9,9 oranında daralmıştı. Akabinde Türkiye İstatistik Kurumunun yayımladığı 2020 yılı üçüncü çeyreğinde % 6,7 oranında artış kaydetmiştir. Harcamalar yöntemine göre ölçülen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da devlet harcamalarının % 1,1, hane halkının tüketim harcamalarının % 9,2 ve bu dönem en büyük etkiyi sağlayan % 22,5 ile sabit sermaye artışı oldu. Mal ve hizmet ithalatı, 2020 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %15,8 artarken ihracatı % 22,4 azaldı. Böylelikle ithalat ve ihracat dengesi arasında açılan fark verimli büyüme önünde olumsuz bir faktör teşkil etti. Sanayi üretiminin haziran ayından itibaren yükselişe geçmesi ve yıllık bazda % 8,1 oranında artmasıyla ekonomik büyümeye katkı sağlamasına rağmen üretimin ihracat performansını artırmadığı gözlemlendi.
   Türkiye satın alma yöneticileri endeksi (PMI) Kasım 2020 döneminde 53,9’dan azalarak 51,4’e gerilmiştir. PMI ülkelerin büyüme tahminlerini en iyi şekilde açıklayabilen bir endekstir. Aynı zamanda satın alma yöneticilerinin, mal ve hizmet satın alma eğilimlerini inceleyen bir göstergedir. PMI’ın 50’nin üstünde olması ekonomide büyüme, altında olması ise ekonomide küçülme beklentisi olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. 2020 yılı ortasında yaşanan sert daralma, kasım sonu itibari ile ekonomik beklenti endeksindeki azalma ve buna ek olarak Tüketici güven endeksindeki azalma nedeni ile ekonominin yılsonu başa başnoktasına yakın bir performansla kapatması beklenmektedir. Zira yıllık bazda sıfırın altında hafif bir daralma ya da sıfırın hafif üzerinde küçük bir büyüme söz konusu olacaktır.



YORUM EKLE

banner471

banner465