Ekonomide zor günler

Ekonomik olarak zaten zor bir sürecin içerisindeyiz. Yeni hükümetin kurulması için harcanan mesaiyi görünce insan gerçekten de üzülüyor. Özellikle son günlerde kulağımıza gelen ”bakanlık” veya “üst düzey yönetici” istekleri gerçekten şaşırtıyor bizi.
Biz, “dörtlü hükümet devam etmez, bu hükümet yürümez derken” teknik nedenlerden dolayı bunu dile getiriyorduk. Şimdi bu teknik nedenlerin üzerine gidebilecek bir ekibe ihtiyaç var iken sırf birilerinin egosu tatmin olacak diye daha adı konmamış çocuğa don biçme gayretlerini üzülerek izliyoruz maalesef.
Siyaset, her şeyden önce sabır ister. Bakın Özgürgün döneminde Ersin Tatar bakanlık görevi almadı. Ama bir günden bir güne ne bunu çıkıp ekranlarda söyledi ne de başka başka mecralarda.
Şimdi birileri sırf bakanlık almama ihtimaline bile sabredemeyip ortalığı karıştırmak istiyor. Ersin Tatar ve UBP yönetiminin bu tür şantajlara boyun eğmemesi gerekiyor.
Ersin Tatar sadece UBP’yi hükümet etmek için bu görevi kabul etmedi. UBP iyi bir hükümet görevi yerine getirmeli, sonrasında da Cumhurbaşkanlığı seçimlerini düşünmelidir.
Ne bölgesel hassasiyetler ne de bir başka şey şuanda halkın beklentilerini yıkmaktan daha önemli olamaz, olmamalı da. Ersin Tatar bakanlıkları dağıtırken bu hususu iyi düşünüp iyi tartıp en iyi kararı vermelidir.
Kimin bakan olacağından ziyade kimin o bakanlığın sorunlarının altından geleceği çok daha önemlidir.
Eğer bu durumu beğenmeyenler varsa buyursunlar başka kapıya. Geçmişte benzer kararları beğenmeyen ve başka kapılara gidenlerin durumları ortadadır.
 
Yuh artık
Kabine ile ilgili artık o kadar çok çağrı ve telefon alıyoruz ki GSM şirketlerin çağrı merkezleri ile önümüzdeki dönem çalışmaya karar verdim.
Arayanlar içinde kendinden o kadar emin konuşanlar mı istersin, benim söylediğimi başkasından duyup bana anlatanlar mı istersin? Anlatamam durumu…
Ama bir şeyi burada paylaşma ihtiyacı hissettim. Dün birisi aradı ve Büyükelçilikte bir toplantı yapıldığını, bazı bakan; müdür ve müsteşarların da bu toplantıya katıldığını iddia etti
Arkadaşlar çok net yazıyorum bu işlerin içinde olan birisi olarak, ne Büyükelçilikte bir toplantı oldu, ne büyükelçi birilerini işaret etti. Onlarda sizler gibi bizler gibi medya üzerinden durumu izliyorlar. Yapmayın Allah aşkına! 

Turizm ve akıl
Güney ve Kuzey Kıbrıs’ın en önemli gücü doğal güzellikleri ve turizmidir. İki tarafta da hızlı bir düşüş var turizmde. Bu krizi fırsata dönüştürme imkanı var oysa.
Dünya üzerinde Lefkoşa’dan başka bölünmüş bir başkent yok. Bunu fırsata çevirip Kıbrıs Ada’sına turist çekebiliriz. Hani şu “Güven Artırıcı Önlemler” falan var ya. Alın size iki ülkenin, iki toplumun ortak faydasına dokunacak bir proje.
İki taraf bu konuda adım atabilir mesela. Güney’den Kuzeye, Kuzey’den Güney’e turist akışı sağlanabilir. İki tarafın da lehine olacak bu durumu birileri mutlaka seslendirmeli. 

Dere yatakları
Dün yoğun gündemin arasında fark ettim ki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Saray’da dere yatakları konusunda bir çalışma yapmış ve kendisine haritalar üzerinden bilgiler verilmiş.
O toplantıya İçişleri Bakanı katılmış mı? Kaymakamlar katılmış mı?
Başkanın dere yataklarına el atması ve bu konu hakkında toplantı yapması iyi hoş ama maalesef boş. Çünkü Cumhurbaşkanının bu konuda ne bir yaptırım yapma gücü var ne de bu konuda alabileceği bir karar. 
Çok çok yeni hükümete bu konuda “tavsiyede” bulunabilir. Keşke Başkan bu toplantıya İçişleri Bakanını, Kaymakamları ve diğer yetkilileri de davet etse ve sonuç odaklı bir toplantı olsaydı.

MESAJLAR

Kemal ALTUNCUOĞLU: Son günlerde birileri fena halde canınızı sıkmaya başlamış. Bu konuda yakında Ankara’ya çıkartma yapacakmışsınız. Kulağımıza bir şeyler geldi bakalım. 

Ahmet SENNAROĞLU: Acele giden ecele gider derler. Siyaset çok uzun soluklu çok uzun bir yoldur. Bence acele karar vermek yeni hataların oluşmasından başka bir şeye yaramaz. 

Gülşah Sanver MANAVOĞLU: Dünkü programda yine önemli şeyler açıkladınız Çiğdem Aydın’a. Bazılarını rahatsız eden açıklamalarınızın detayları merak ediliyor! 

Reha ARAR: Kısa bir ziyaret için gelip eski dostlarınızı da bu arada görme şansı bulmuşsunuz. Bir sonraki sefere bizi de listeye dâhil etmeyi unutmayın. Hem anlatacağım çok önemli şeyler olabilir size. 

Gürel CANTAŞ: Yeni hükümetin üst düzey atamaları için adı sık geçen bürokratların başında geliyorsunuz. Umarız geçen defa başınıza gelenler bu defa gelmez ve hak ettiğiniz makama oturursunuz. 

Mustafa AKINCI: Şu dere yatakları konusunda elde ettiğiniz bilgiyi ilgili birimler ile de paylaşacak mısınız? Birde neden ilgili bakan ve kaymakamları da davet etmediniz toplantıya? 

Zeki ÇELER: Hükümet bitti, gitti. Kendinizi daha fazla yormayın, hiçbir şeyi üzüntü yapmayın. Bakalım yeni dönemde neler olacak? Hep birlikte gelişmeleri göreceğiz.

Muslu AKGÜNEY: Dün Beyaz İletişim’de NOTE 7’yi incelerken görülmüşsünüz. Hayırdır eski telefonun emeklilik yaşı mı geldi de yeni telefonlara bakar oldunuz? 

Teberrüken ULUÇAY: Meclisimiz kısa bir süre sonra yaz tatiline girecek. Bu tatilin daha makul olabilmesi adına bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? 

Ahmet SAVAŞAN: Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Genel Başkanlık için gerekli olan iki yıl yönetimde başkan yardımcısı olmak şartını elde ettiğinize göre gelecek dönem başkanlığa aday olabilirsiniz artık. 

Yakup KILGÖZ: Sağda solda tavlada beni öyle böyle yendiğinizi anlatıyormuşsunuz. Anladık yaşınız ilerledi, unutkanlık alametleri de başladı ama seyirci huzurunda son bir maç yapabiliriz sizinle. 

Ersin TATAR: Sizin sabırla beklediğiniz bakanlık koltuğu için bazılarının çok sabırsız olması gözlerimizden kaçmıyor. Bu arkadaşlara kibarca bu durumu anlatmak en doğrusu. 

Meral AKINCI: Engelli istihdamı için ne güzel de söylediniz. Keşke yasalara devlet uysa ve kamuya gerekli engelli istihdamını yapsa. Mesela Saray’a da böyle bir istihdam yapılsa hiç fena olmaz değil mi?
Tigin KİŞMİR: Kuzey Kıbrıs Turing ve Otomobil Kurumunun en önemli organizasyonlarından olan büyük yarış için artık nefesler tutuldu. Gerçekten nefeslerin kesileceği bir yarış bekliyoruz.

YORUM EKLE