Elektrik, Zam ve Konuşmalar

 Başta UBP sözcüleri olmak üzere muhalefet partileri, sendikalar, bazı sivil toplum kuruluşları Elektrik zammı konusunda açıklamalar yaptılar.
Tümünün ortak noktası zammın geri alınması üzerine oldu. Evet zamma tepki göstermek doğaldır. Ancak bu, esası ele almayı ve konuşmayı örtmemelidir…
Bir kere elektrik  üzerine yapılan tüm tartışmalar aklıma, Shakspear'ın bir sonatını getiriyor. Sevgilisine söylediği iddia edilen söz şu.
“ O kadar geç oldu ki cevabın, ne sorduğumu unuttum”.
Elektrikte o kadar geç kalıyor ki  cevap üretmeler ve açılımlar,  gerçekte hem soruyu, hem yaşananları hem de esaslı çıkış yolu arayışlarını unutuyoruz.
Biz 1974'ten 1995'e kadar Kuzeyde tek kuruş üretim maliyeti yapmadan, tüm elektrik enerjisini Güneyden beleş aldık. Halktan parayı topladık ve ama  üretim ve yatırım için hiç yatırım yapılmadı.
Sonuçta Güney, siyasi ve ekonomik nedenlerle Kuzeye verdiği elektriği kesti. 
9 ay “sürüm sürüm,  süründük”. Reklam ve sokak lambalarını da kaparak, sınırlı saatlerde insanlara elektrik verdik.
Ama canımızı dişimize taktık ve 9 ay içinde 1995'te Teknecik Termik santralini bitirdik. Devreye soktuk.
Ancak, 1974-1995 arası Güneyden beleş elektrik alanlar ve tek çivi çakmayanlar, hiç bir özeleştiri dahi yapmadan, doğan sıkıntının üzerinden popülizmle muhalefet yaptı, suçladı durdu. 
Sonra bunlar yeniden iş başına geldi. 2004 yılına kadar yine tek çivi çakmadılar.
Tekrar iş başına geldik. 2004- 2008 arası yeni santraller, 300 km yüksek gerilim hatları, trafo merkezleri ve diğer yatırımlar yapıldı. Elektrik işi temel olarak ciddi yatırım gördü.
Sonra eskiler tekrar iş başına geldi?
Hiç unutmam, 2009 seçimlerinde UBP’nin secim vaadi elektrikleri ucuzlatacağım idi.  Ne oldu? İş başına geldikten sonra kıytırık bir açıklama ile “ucuzlatmak imkansız” dedi, enerjiden sorumlu olan ekonomi bakanı. Yani ucuz siyasetle oy almayı bildi. Ama elektriği ucuzlatamadı.
Üstelik tekrar ayni işe yaptılar. Ciddi yatırım yapmadılar. Değişen petrol fiyatlarını da tarifelere yansıtmadılar. Sonra KIB-TEK borç sarmalına girdi. En nihayet 2012'de % 20 civarında elektriğe zam yapmak zorunda kaldılar. O zaman CTP muhalefet partisi idi. Zamma karşı çıktı. Ben kişi olarak bu  muhalefete, muhalefet ettim. Sonra ne oldu? CTP 2014'te  koalisyon ortağı oldu. Elektriğe zam yapmak zorunda kaldı. Bu kez inandırıcılığınız sarsıldı.
Şimdi hem döviz krizi, hem petrol fiyatları nedeni ile zam yapılmak zorunda kalındı. Şimdi herkes popülizmin doruğunda “ zammı geri al” diyor. Bakın, eğer tablo böyle devam ederse, kim olursa olsun iş başında, o da zam yapmak zorunda kalacak.
Ancak şimdi ciddi bir avantaj var. CTP'li hükümetler döneminde ve Sayın İsmet Akim'in döneminde  artık  maliyet üzerinde  finansman gideri yok. Borç sarmalından çıkıldı.. Kıb-Tek'in borç yükü ve faizi, tüketici üzerinde yok. Bu önemli bir avantajdır. 
Ancak gerçekten elektrik enerjisi pahalıdır. 
Bu insanı, üretimi ve yaşamı  kötü etkiliyor. Bunun için esaslı tartışmalara ve çıkış yollarına ihtiyaç var. 
Fakat bu esasa gitmeden evvel hem bugünü, hem de  esası ele aldıktan sonra geleceği de etkileyecek olan bir iş var, o ele alınmalıdır. 
Bugün 1 kws elektrik ücretinin 6,5 kuruşu, Kıb-Tek'in ödediği emekli ücretleridir. Bu miktar 1 Ocak 2008 Sosyal Güvenlik kapsamı dışında bulunan eski çalışanlara ödenen hak ettikleri emekli maaşlarıdır. Bu miktar ve sayı, eski çalışanlar emekliye çıktıkça artacaktır.  
Bu nedenle Maliyenin üzerinde yük fazlası olmasına karşın,  bu Kıb-Tek emeklileri devlet bütçesi kapsamına alınmalıdır. Hele 2018 sonu HP, bugün %12'inin üzerinde. Eğer HP yıl sonuna doğru bunun üzerine  en az %8 artışla sonuçlanırsa ve yaşı gelen eski çalışanlarda çıktıkça,  bu yük, 1kws maliyeti üzerine, %7 veya % 8 arasında  yansıyacak .
Evet, bu adım  maliyeye yük olabilir. Ama toplum, insan  ve ekonomi geneli üzerine getireceği ekonomik ve sosyal fayda  toplamı ile olaya yaklaşırsak, getireceği çok yönlü ve büyük olacaktır. Bu nedenle  devlet bu emeklilik maaşlarını yüklenmelidir. 
Bu arada zammı geri al diyenler, ne yapılacağını da söylemek zorundadır. Ayrıca dün olduğu gibi ucuzluk adına, ucuz siyasetlerle bir yere varılamayacağı gerçeği ile artık yüz yüze gelmeliyiz. Havaalanı, Hava Yolları kulağa küpe olmalıdır. Çünkü ucuzluk adına hiç bir şey olmadığı gibi, “astarı yüzünden pahalı oldu”. 
Başbakan Erhüman’ın son zamlarla ilgili söylediği bir gerçek var. “ Biz gerçek anlamda enterkonnekte sisteme bağlanmak istiyoruz “ dedi. İşte bu esas konuşulmalıdır. Lafazanlık yapmakla bir yere varılamaz. Elektrikte geciken yatırım ve politika Shakspear’ın o sözünü hatırlatır.
“ Sorduğum soruya cevabın çok gecikti, ne sorduğumu unuttum”. Böyle devam edersek, unutacağımız yalnız soru olmayacak, ama ayni  zamanda  kendi toplum 

YORUM EKLE