En az 3 yıl geriye gittik

Ülkemizin önemli iş insanlarından bir tanesi ile dün telefonda uzun uzadıya dertleşme imkânı bulduk.  Coronavirüs salgını yüzünden KKTC’nin ekonomik kayıp olarak 3 yıl geriye gittiğini söyledi telefonda görüştüğüm iş adamı dostum.
Bazı rakamlarda verdi. Örneğin geçen yıl bir ayda sadece bir firma 30 tona yakın süt ürünleri satarken, bugün bu rakam 2 tona kadar düşmüş. Piyasada şu an zaten sallanmakta olan bazı süt mamulü üreticileri vardı, bunların birçoğunun bu krizi atlatması mümkün gözükmüyor.
Bir başka iş adamı görüşüyoruz bu sefer. Türkiye’ye ülkemizden hellim gönderen önemli bir firmanın sahibi… Türkiye’ye gönderdiği ürünlerin hepsi iade olmuş. Zira Antalya’daki oteller kapalı olduğu için Türkiye’deki satışlar neredeyse yüzde doksan oranında durmuş. Özellikle toptan otel işletmelerine verilen ürünler yüzünden bu firmamızda hayli zora girmiş.
Her iki dostumuza da sordum  “toparlanmak ve Şubat 2020’ye dönmek için ne kadar bir zamana ihtiyacımız var diye. Her iki dostumda en az üç yıl gerektiği konusunda hem fikirler.
İşlerin Ağustos ayı itibari ile yavaş yavaş açılmaya başlayacağını umut ediyorlar ama Ağustos ayına gelene kadar krize dayanabilmeleri için devletin desteğine açıkça ihtiyaç olduğunu da söylemeden edemiyorlar.
Öyle bir iki ay değil en az yılbaşına kadar kredilerin ertelenmesi gerektiğini söylüyorlar. Devletin bu süre içinde kaynaklarını dengeli ve idareli kullanması, piyasaya bol bol can suyu vermesi gerektiği konusunda da hem fikirler.
Tüm dünyayı etkileyen bir kriz olduğu için sadece bizde değil dünyadaki gelişmeleri de yakından takip etmek zorundayız. Bugün ülkemizin ihraç yapabildiği birkaç ülke var ve bunların şu an durumları belirsiz. Özellikle Arap ülkeleri ve İran…

Herkese eşit maaş
Hükümet ekonomik önlemler paketi üzerinde tartışa dursun, görüştüğüm iş insanlarının ortak görüşü herkese bu sürede eşit maaş ödemesinin yapılması. 
Yani müsteşar da, banka müdürü de bakanlıkta ki odacı olarak görev yapan da aynı ücreti alacak birkaç ay. Böylece ekonomik dengenin yanında gelir dağılımı üzerindeki uçurum açılmasının da önüne geçilmiş olunacak. 
Eğer bu yapılmazsa dar gelirli zaten ay sonunu zor görüyordu şimdi hiç göremeyecek ve bu da toplumsal bir patlamaya yol açabilir. Allah göstermesin toplumsal olaylar dahi gündeme gelebilir eğer eşit ve adil bir dağılım olmazsa.
Bununda tek yolu tüm özel sektör çalışanları ile kamu çalışanları arasındaki dengeyi birkaç aylığına eşit seviyede tutmak. Böylece toplumsal bir iç barış sağlayarak bu kötü günleri de birlikte atlatmış olacağız.
 
Türkiye düşmanlığı hortladı
Bir güruh var ki içimizde sebep ve bahane aramak için adeta fırsat bekliyorlar Türkiye’ye saldırmak için.  Olayların iç yüzünü bilmeden sırf saldırmak adına sosyal medya da âdete kin kusuyorlar.
Oysa bu zor günlerde gördük ki gerçekten yanımızda olan tek ülke Türkiye. Türkiye’den gelen ve burada bulunan yüzbinlerce turist ile öğrenci var. Ve maalesef burada yapılan paylaşımları, yorumları görebiliyorlar. 
Dün bir arkadaşımızın sosyal medyadan yazdığını Türkiye’deki bir WhatSapp grubunda gördüm.  Üzülmekten öte geçemedim. Gerçekten birilerinin yaptığı hatayı, eksikliği veya sizin nedenini dahi bilmediğiniz bir durum için yaptığınız o yorumlar çok farklı algılamalara neden olabiliyor. 
Bence bu türden şeylerden biran önce vaz geçip, hep birlikte bu beladan nasıl kurtuluruz, kayıplarımızı nasıl geri kazanırız, onu düşünmemiz ve bu yönde kafa yormamız çok daha sağlıklı ve çok daha verimli olur sevgili dostlar.

MESAJLAR

Burhan CANBAZ: Geçenlerde haber sunarken ufak bir kaza olmuş ve canlı yayında ağzınıza sinek girmiş. Allahtan yutmamışsınız ve haber arasına erken girmişsiniz, geçmiş olsun. 

Ayten DENİZ: Evde organik üretime aynen devam ediyormuşsunuz ve kış sebzelerinden sonra geçtiğimiz günlerde yaz sebzelerinizi de bahçenize ekmişsiniz. 

Mehmet Ali TALAT: Son bir aydır neredeyse hiç sesiniz soluğunuz çıkmadı bu virüs ortaya çıktı çıkalı. Neyse Allah sağlık sıhhat versin, bu arada size bahçenize yazlık sebzelerinizi ektiniz mi? 

Ersin TATAR: Ekonomik Paketin açıklanması bugüne kalmış. Bu arada geçenlerde bir toplantı sırasında elinizi masaya vurmak zorunda kaldığınız konuşuluyor. Demek ki canınızı o kadar sıktılar. 

Sunat ATUN: Ekonomik paketin hazırlanması sürecinde Başbakan Ersin Tatar’a en çok destek veren siz olmuşsunuz ve bu konudaki birikimlerinizi ve öngörülerinizi ortaya koymuşsunuz. 

Tufan ERHÜRMAN: Hükümete önerdiğiniz şey aslında toplumsal barış adına da son derece önemli. Umarız bu öneri en iyi şekilde değerlendirilir ve herkesin sorumluluk alacağı bir paket ortaya çıkar. 

Olgun ÖNAL: Şu bankaların taksit öteleme durumu ve faizlerin aynen devam etmesi yönüne Bankalar Birliğinin aldığı kararı kamuoyuna net olarak açıklamakta fayda var. Zira ciddi bir bilgi kirliği yaşanıyor. 

Ödül MUHTAROĞLU: ‘Alınacak ekonomik tedbirler sadece maaş kesintilerine odaklanmamalı’ uyarınıza aynen katılıyoruz. Bu tedbirler piyasayı daha da daraltacak ekonomik çarkları bozacak nitelikte olmamalı.

Birikim ÖZGÜR: Dün sizde teknolojiyi kullanarak canlı yayına evden bağlanmışsınız. Demek ki yeni dünya düzeni böyle bir şey olacak ve evden çıkmadan yapacağız tüm işleri. 

Serdar DENKTAŞ: Tamda sakal bırakmaya niyetlendiniz ama şimdi de sosyal medyada herkesin sağlık için tıraş olması gerektiği yönünde çağrı ve kampanyalar yapılıyor. Kısacası iyi bir berber bulmanız gerekecek gibi. 

Dr. Ali PİLLİ: Kim ne derse desin bu süreçte birçok kararın alınmasında dirayetli duruşunuz olmasa bugün durumlar çok daha farklı olabilirdi. Tüm ekibinizi ve sizi kutluyoruz. 

Fuat NALCIOĞLU: Dün bazı marketlerde kasiyer ve çalışanların maske ve eldiven takmadığı yönünde ihbarlar geldi. Özellikle Girne bölgesindeki marketleri bir uyarmakta fayda var. 

Hasan TAÇOY: Ekonomik paketin dün açıklanmamasındaki sebebin Bakanlar Kurulunda ciddi bir görüş ayrılığı olduğu yönünde haberler yayıldı. Gerçekten özel sektöre dokunan kararlar alınamadı mı? 

Fikri TOROS: Sadece sağlık sistemimizi değil, ekonomi, siyaset, eğitim ve kültürümüzü yeniden şekillendirecek bir süreçten geçiyoruz ve bu süreçte toplumsal barışı sağlamadan işimiz gerçekten çok zor. 

Bertan ZAROĞLU: Bu ayki maaşınızın tümünü Lefkoşa Surlariçi’nde yaşayan dar gelirli ailelere dağıtmışsınız. Keşke tüm vekillerimizden benzer hareketler görebilsek.  

YORUM EKLE