Erdoğan, Putin, Michel, Tatar ve Özersay

Bölgede pek çok gerilimin yaşandığı bir anda, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan önemli görüşmeler yaptı. Bunlardan ilki, Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin ile yaptığı görüşme idi. Bundan Türkiye- Rusya ilişkilerini geliştiren kararların yanı sıra, bölgenin önemli bir yeni sorunu olan Libya için BM temelli bir ateşkes önerisi ve girişimi çıktı. Bu yerine geliyor. 
Bunun arkasından Sayın Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Sayın Charles Michel ile görüştü. Bu görüşmede AB ile Türkiye’nin devamlı ve sürekli bir diyalog içine girmesi vurgusu yapıldı. Yapılan açıklamalarda, ”Türkiye ile AB'nin ortak çıkarlarının bulunduğu konularda işbirliklerinin geliştirilmesi, görüş ayrılıkları olduğu konuların da açıkça ele alınması" ifadesi yer aldı. Libya'ya dönük ateşkes çağrısı selamlanırken, AB'nin Türkiye ile Libya’nın yaptığı antlaşmaya itiraz ettiği vurgusu var. Aynı şekilde Doğu Akdeniz'deki gerilimle ilgili olarak iki taraf farklılıklarını da bir birlerine ifade etmişler. 
 Yani, farklıklar, ortak çıkarlarda işbirliği yapmayı engellemeyecek. Bu işbirlikleri ve büyüyecek ortak çıkarlar, farklılıkların azalmasına yol açar.  Bu dünya koşullarında Türkiye’nin ABD ile ilişkileri sorunludur. Elbette ki Rusya ile de iyi ilişkiler içinde olması gerekir. Ancak Batı kampı denen alanda, ABD ile ilişkileri gergin iken, o kampın diğer bir odağı olan AB ile ilişkilerinin sıcak olmasının yararı var. Bu, ABD ile ilişkiler bakımından değil, ama Rusya, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'deki ilişkileri dengelemek bakımından da AB ile ilişkilerin iyi olmasının önemi var. Bu ilişkinin iyi olması, aynı zamanda demokratik hukuk devleti ve demokratik gelişme içinde iyi bir besin kaynağı olur. Bu yüzden bu zor zamanda Sayın Erdoğan ile Sayın Michel‘in bu buluşması ve bunun sonuçları önemlidir.
Aynı dönemde Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’la, KKTC Başbakanı Sayın Tatar ve Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Sayın Özersay görüştü. Ne acıdır ki bu çetin zamanda yapılan görüşme ile ilgili ortak, kısa bir açıklama yapılmadı. Resim çıktı. Arkasından da ‘vücut dili’ absürt yorumları. 
Bu görüşme sonrası Sayın Başbakan bir açıklama yaptı. Sayın Başbakan aşağı yukarı şunu söyledi. “Kıbrıs sorunu ve Doğu Akdeniz‘deki gelişmeler ve diğer konular üzerinde durmadık. Ekonomik konular ve 750 milyon TL'lik kaynağın gelmesi için serbest bırakma talimatı verecek."
 ABD askeri güçlerinin Kıbrıs’taki konumlanması ve ABD tarafından silah ambargosunun kaldırılması söz konusu iken, nasıl olurda bu ülkenin Başbakanı ve Başbakan Yardımcısı Kıbrıs sorununu görüşmedik der. Üstelik de, “Diğer konuları da görüşmedik“ deyiverir. Diğer konular nedir? Başlayacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi mi? O zaman neden bu açıkça ifade edilmez. Ama ne acıdır ki kamuoyumuza verilen mesaj, 750 milyon TL geliyor ve esas meselelerimizi ve diğer konuları görüşmedik oldu.
Bu 750 milyon TL ile ilgili de kısaca konuşalım. 2020 KKTC Bütçesi 1 milyar 200 milyon TL'lik dış yardım öngörür. Ama bunun için ciddi açıklama çıkmadı. 15 Ocak‘ta protokolün imzalanma açıklaması var. Yanlış beklenti olmasın. 20 Temmuz 2019’da imzalanan 750 milyon TL Ek Protokol’ün, 753 milyon TL’lik kısmı serbest kaldı. Bu serbest kalanın 512 milyon TL’lik kısmı Savunma’ya gitti. 94 milyon TL'lik altyapı için, ayrıca 47 milyon TL de reel sektörü destekleme ve hibe için serbest kaldı. Ama bunlardan KTTC Hazinesine giren yalnızca 9,5 milyon TL'lik kısım oldu. Geriye kalan Ziraat Bankası’nda TC Lefkoşa Büyükelçiliğe bağlı Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Ofisi’nin hesabında durmaktadır. Ha ifade edelim, bunun çok önemli bir kısmı doğrudan Ankara kaynaklı reel sektör destekleme ve altyapı projeleri içindir. Yani bu paralar serbest kalmasına ve kullanılmamasına karşın KKTC Bütçesi ve Hazinesinin kullanımında olmayacak. Ekstra gelecek olan Savunma için olacaktır. Bunları daha detaylı ortaya koymak ve yanlış beklentilere yol açmamak gerekir. 
Bakın, Türkiye ile temas önemlidir. Ama bu görüşmelerden sonra yapılacak olan açıklamalar en az görüşme kadar önem taşır. KKTC tarafı ciddiyeti göstermelidir.

YORUM EKLE