Seçimler nedeni ile iki önemli olay yeterince ele alınamadı. Bilindiği gibi Barcelona Futbol Kulübü’nün çocuklara dönük sportif etkinliğine ve Girne’de gerçekleşecek Nexus Müzik Festivali’nde sahne alacak olan ünlü Sırp Müzik Grubu EXİT’in vereceği konsere, uluslararası ilişkilerdeki bağı nedeni ile Güneyin bağnazları izolasyon engeli koydu. Bu kuşkusuz Kuzeyde tepki doğurdu. Ancak Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman; tepkisini, ölçülü sözlerle ortaya koydu. Konuyu, diplomatik alana taşıdı.
Bu nedenle AB Komisyonu’na ve BMGS birer mektup yollayarak, yapılanın yanlış ve Kıbrıs Sorununa çözüm bulma ile iki toplumun ilişkilerinin yumuşayarak gelişmesi çabalarına da çok zararlı olduğunu ifade etti. Mektuplarında AB ve BM’nin 2004 Referandum sonrasında; Kıbrıs Türk Toplumu üzerinde uygulanan izolasyonların kaldırılması veya azaltılmasına yönelik aldıkları kararlara bu yapılanların hepten ters olduğuna işaret etti. Bu mektuplar, her iki kurumda da yankı yarattı. Çünkü olay sonrası Cumhurbaşkanın gösterdiği tepkideki ölçülü üslup ve görüşlerini BM ve AB değerlerine dayandırması da etkili oldu. Sayın Erhürman’ın yolladığı mektuplara; AB ve BMGS’den gelen cevabi mektuplarda; Cumhurbaşkanın yapılanların çözüm ve iki toplumun arasında geliştirilmek istenen Güven Artırıcı arayışlara aykırı olduğuna dönük görüşlerini dikkatle not ettikleri ifadesi var. Bu uzun zamandan sonra; uluslararası alanda Kıbrıs Türk Toplumunun mağduriyetine yönelik olumlu yaklaşımın örneği oldu. Ancak BMGS Sayın Guterres’in cevabi mektubunda, AB Komisyonun mektubunda olmayan bir başka olumlu nokta daha var. Sayın Guterres, bu yapılanların kendisinin Kıbrıs Ziyaretinde ve New York’ta iki liderle yaptığı görüşmelerde söyledikleri ve önerdikleri ile ters olduğunu ifade etti. Bu çok açık oldu.
İşte seçim atmosferi içinde gözden kaçmaması gerekenler bunlardır. Bu bize diplomatik alanda, o alanın gereklerine uygun davranmanın ve söylemin ne denli önemli olduğunu yeniden hatırlattı. Üstelik, 1977 ve 1979 Doruk Antlaşmaları ve BM Parametreleri temelinde, karşılıklı kabul edilecek; Toprak Bütünlüğü temelinde ama Siyasi Eşitlik odağında; Ortak Çözüm Arayışına dayanan politikanın, sonuç alıcı özelliğe sahip olduğunu da yeniden gün yüzüne çıkarttı. Bu gelişme, toplumun hafızasında ve siyasi yaşamında gerçekten, “dikkatle not edilmelidir.”


