banner564

Erhürman’ın, “Gücüne gitmesin…”

 Suriye’de yeniden kan akıyor. Akan kanı Arap, Kürt ya da başka etnik kökenin kanı diye tanımlaya-mazsınız. Çünkü insanın kanı akıyor. Üstelik akan kanın ve yitip gidenlerin arkasından akan gözyaşının da rengi aynıdır. Burada, ABD barışı sağlayamadı. Bu nedenle biz Kıbrıs’ta, tarihsel sorunlarımızı karşı-lıklı kabul edilecek bir antlaşma ile çözme iradesini göstermeliyiz. Önümüzde yeni fırsatlar var. Bu ne-denle kaçan fırsatları da sorgulamalıyız. Çok uzağa gitmeyelim. 2014- 2017 arasında BM Genel Sekre-terinin Kıbrıs Özel Temsilcisi, şimdi ise Norveç Dışişleri Bakanı olan Sayın Espen Barht Eide’nin söyledik-lerini hatırlayalım. Sayın Eide, “Siz Kıbrıslılar çok şanslısınız. Çünkü dünyanın dört bir tarafında bir bir-leri ile çatışan BM Güvenlik Konseyi’nin 5 Daimi üyesi, bir tek Kıbrıs Sorunun çözümü yaklaşımında hem fikirdirler. Ancak elinizi çabuk tutmak zorundasınız. Çünkü bu durum çok sürmeyecek” demişti. Şimdi Orta Doğu, Orta Avrupa, Uzak Doğu’da beş Daimi üyenin çatışması gündeme oturdu. Yani, Kıb-rıs’ın İki Toplum, Türkiye, Yunanistan çözüm için etkin tutum almalıdır. 
Şimdi iki konu var. Biri Sayın Holguin’in gelişi öncesi, medya yolu ile süreçleri zora sokmak için ortaya atılan tezler. Diğeri ise Sayın Hristodulidis’in, AB Dönem Başkanı olarak da AP konuşmasında ifade ettiği hususlardır. Önce basına sızdırılan ve Güven Artırıcı Önlemlerle, Kıbrıs Sorununa Çözüm bulma Müzakerelerini bir birinden kopartmaya çalışan, “Organize İşler Genel Müdürlüğünün” kamuoyu bombardımanına değinelim. Güneyden yansıtılan haberde işlenen konu şu. ‘Güven Yaratıcı Önlemlerin (GYÖ) görüşülmesinin, Kıbrıs Sorununa Çözüm bulma Müzakerelerinin önüne geçtiği için müzakereler çıkmaza girdi. Bunun için şimdi GYÖ değil de Müzakereleri öne alalım’. Bunu yapanlar, aynı zamanda bir konuyu da eş zamanlı ortaya attılar. Buna göre Sayın Hristodulidis, Kıbrıs Türk Toplumuna iki konu-da tek taraflı açılım yapacakmış. ‘Bazı malların Kuzeye serbest satışına izin verecek. Ama bunlardan Kuzeyde KDV alınmayacak. Diğeri de Sağlık alanında açılım yapacakmış. Ama bunları Sayın Tufan Er-hürman’ın gücüne gitmemesi için de onunla görüştükten sonra açıklayacakmış’. Burada Sayın Hristo-dulidis’e soralım. Hangi yönetim, kendi yönetim alanında bir kısım malın KDV’siz satışı ile kendi paza-rında haksız rekabeti kabullenebilir? Üstelik ithalata serbestlik. Peki üretim alanlarında ihracat, ulaşım ve hizmet sektöründe serbest hareket nerede? Bu iki öneriyi de ne için yapıyor? Sayın Tufan Erhür-man’ın, GYÖ ile ilgili dünyaya duyurduğu başlıklardan biri olan; AB Yeşil Hat Tüzüğünün genişletilmesi yaklaşımını sulandırmak ve bunları onun yerine koyarak, GYÖ açılımlarını da çıkmaza sokmak için ya-pıyor. Müzakere Masası ile GYÖ görüşmesini bir birinin önüne koymak, hataların en büyüğüdür. Bu nedenle basına sızdırılan bu haber, daha Müzakereler ve GYÖ görüşülmeden ikisini de çıkmaza sok-mak niyeti taşımaktadır. Ancak Sayın Tufan Erhürman seçilir seçilmez, iki masa önerdi. Biri Müzakere Masası. Diğeri de GYÖ ele alınacağı Görüşme Masası. Her iki masanın da verimli çalışması, Kıbrıs Soru-nun Çözümüne dönük en önemli motivasyon kaynağıdır. Şimdi AB Dönem Başkanı olarak Müzakere sürecini ve GYÖ konusuna karşı çıkamayacağı için usul tartışmaları ve tek taraflı açılımlarla bunları sa-katlamak istiyor.  Evet, çözüm isteğindeki samimiyet müzakere masasındaki tutumda netleşir. Ancak Çözüm Müzakereleri ile GYÖ görüşme masasının kurulmasındaki yapıcı ve istekli tutumlar da bu niye-tin göstergesidir. Sayın Hristodulidis, AB Dönem Başkanlığı töreninde AP konuşmasında, “toprakları işgal altında olan tek AB üyesi ülke Kıbrıs’tır” dedi. 1974 Hareketlerinden sonra, bir ateşkes antlaşma-sının dahi olmadığı ve çözümsüzlüğün hala sürdüğü ülkemizde, yalnız bir hayli askeri güç yoktur. “Kıb-rıs Cumhuriyeti” de Anayasasının askıda olduğu ve “meşruluğunu” Anayasası ile Kuruluş Antlaşmala-rından almayan. Bunu da 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi’nin, “zorunluluk doktrini” kararından alan, tek AB üyesi ülkedir. Yani Anayasası ile iki toplumlu yapısının, 1964 Darbesi ile gasp edildiği, tek AB üyesi ülkedir. Sayın Hristodulidis, unutmasın. Afganistan’dan sonra Suriye’de de ortaya çıkan gerçek, ABD ipi ile kuyudan çıkılamayacağıdır. Esas iradedir.
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tamer Karadeniz
Tamer Karadeniz - 1 gün Önce

GYÖ: GUVEN Yaratici Onlemler,
GAÖ: GUVEN Arttirici Onlemler,
GTÖ: GUVEN Tesis Onlemleri..
Guven, guven, guven..
Demek ki kimse kimseye guvenmiyor..
Ne Turk ruma, ne de rum Turke..
Oyleyse kizi bu rum Christoya verelim da, federasyon numarasiyla damat bize naparsa yapsin, oyle mi?

banner582

banner608

banner628

banner473