banner564

Eylemler, çözüm üretmek isteyenlere engel olacak!

Hayat pahalılığı ödeneğinin düzenlenmesi grev ve eylemlerle karşılandı. Kamu görevlileri ayaklandı.

Kıbrıs Türk halkı, zorlukları birlikte göğüsleme yeteneğini kaybetti. Zorluklar ortaya çıktıkça eylemler de artacaktır.

Eylemler devam edecek ama Hükümet buna aldırmayacak. Eylemlerin farklı toplumsal kesimlerde yaratacağı öfkeyi muhalefete karşı kullanmaya çalışacak. Zaten bu grev ve eylemler UBP ağırlıklı hükümete karşı yapılıyor görünse bile UBP’de herhangi bir telaş yaratmadığı da dikkatlerden kaçmıyor. Ellerini ovuşturarak teşekkür ediyor bile olabilirler…

Bunu anlayabilmek için seçim yılında olduğumuzu da dikkate alarak başlayan bu sürecin kimin işini kolaylaştıracağını veya kimi sıkıştıracağını şöyle bir düşünmek gerekiyor… Kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilen bu eylemler, ekmek peşinde koşan iş insanları, esnaf ve özel sektör çalışanları tarafından destekleniyor mu; desteklenmiyor mu?

İki günün sonunda eylemcilerin geriye kalan halk tarafından desteklendiğini söylemek zordur. Kaldı ki polisle eylemciler arasında yaşanan arbede veya ilerleyen günlerde ortaya çıkabilecek Türkiye karşıtı söylemler, bu eylemlere soğuk bakan insanlara yeni gerekçeler yaratacak ve eylemcilere tepki de giderek birikmiş olacaktır.

Belli ki eylemleri düzenleyenler de bu sorunların farkındadır. Bu nedenle olacak esneklik göstermeye çalışıyorlar ama sorunlar çözümsüz kaldığı zaman yeniden eyleme başvurmalarını da beklemek gerekiyor.

Böyle bir ortamda eylemlerin siyasi yansımaları, hükümet etmeye hazırlanan muhalefet partilerini iyice köşeye sıkıştıracaktır. Muhalefet eylemcilerin yanında yer alıyor, mali tedbirlere destek vermiyor ama oluşacak hayat pahalılığını tam olarak karşılayabileceğini de söyleyemiyor. İkna edici bir “mali plan” sunması gerekiyor; sunamıyor!

Muhalefetin kamu maliyesini dengeleme projesi, sadece ve sadece, kayıtdışı ekonomiyi kayıt altına almak ve vergi tabanını genişletmek üstüne inşa edecek sanırım ama vergi yükü altında ezildiği kanaatinde olan ve krize karşılık vergi yükünün azaltılmasını talep eden iş insanları, esnaf ve özel sektör çalışanları bunu kendilerine karşı bir “saldırı planı” olarak algılayacaklar ve bu söylemden ürkeceklerdir. Böylece muhalefet de kapsayıcılığını yitirerek oy tabanını da daraltmış olacaktır.

Arada esnemeler olsa bile bu eylemlerin devam edeceğini öngörmek gerekiyor. Eylemler devam ettikçe toplumsal gerilim ve kutuplaşma artacak, partiler bu ortamda seçime giderken “yapıcı çözümler” üretmek yerine belli gruplar ile birlikte hareket etmeyi tercih edecek.

Seçim sonrasında hükümet ve muhalefet yeniden belirlenecek ama bir seçim daha kaybedilmiş olacak!

YORUM EKLE

banner582

banner608

banner628

banner473