Facebook kapanabilir mi? 

   Dünyanın en büyük sosyal medya şirketi Facebook şahsi bilgi skandalı yaşanmasıyla hayli zor duruma düştü. 16 Mart 2018 tarihinde medya gündemine bomba gibi düşen facebook kullanıcıların kişisel verilerinin korunmadığı iddiası neticesinde büyüyen bir skandal yaşanmaya başladı. Bu bağlamda Merkezi İngiltere’de bulunan ancak Amerika Birleşik Devletlerinde de faaliyet gösteren Cambridge Analytica şirketinin facebook bağlantılı uygulaması (application) ile 50 Milyon facebook profilindeki şahsi bilgileri toplayarak ABD’deki seçimlerde başkan Trump’ın lehine kullanıldığı ve Amerikan oylarını etkilediği açıklandı. Cambridge Analytica’nın milyonlarca facebook profil bilgilerini kullanarak oluşturduğu güçlü bir seçim tahmini programıyla İngiltere’deki Avrupa referandumunu da (Brexit kampanyasını) etkilediği iddialar arasında yer alıyor. Seçim komisyonu seçimler üzerinde şirketin rolünü araştırmaya başladı. Böylelikle teknoloji devi Facebook’un verilere erişimi engelleyememesi üzerine Cambridge Analytica skandalı patlak vermiş oldu. New York Times gazetesi şirketin facebook üzerinden kullandığı verilerin hala internette bulunabileceğini raporladı. Gazete şirketin “thisisyourdigitallife” yani bu senin dijital yaşamın isimli uygulamayla kişisel verileri topladığını beyan etti.  
   Veri skandalının ardından beş gün sonra 21 Mart tarihinde Facebook’un Yönetim Kurulu Başkanı (CEO) Mark Zuckerberg kendi sayfasından bir bildirge yayımladı. Sn. Zuckerberg “Bizim sizlerin verilerini koruma sorumluluğumuz var, eğer bunu yapamıyorsak size hizmet etmeyi hak etmiyoruz” dedi. Konunun tam olarak ne olduğunu anlamak ve bir daha olmamasını sağlamak amacı ile çalışmalar yürüttüğünü beyan etti ve facebook bağlantılı tüm uygulamaları araştıracakları ve denetime uygun olmayan uygulamaları yasaklayacakları sözünü verdi. 
   Yaşanan skandal yerli ve uluslararası kamu otoritelerini alarma geçirdi. Zira ABD Federal Ticaret Komisyonu Facebook’ta soruştuma başlattı. Facebook, 2011 yılında Federal Ticaret Komisyonu ile imzalanan bir mutabakatla, ihlal başına 40 bin dolar ödemeyi kabul etmişti. Buna ek olarak 37 eyaleti temsil eden savcılar Mark Zuckerberg’ün konuyu detaylı olarak açıklaması yönünde baskı yapıyorlar. Aynı zamanda Skandal genişledikçe İngiltere Parlamentosu Sn. Mark Zuckerberg’ü açıklama yapması için çağırırken, Avrupa Adalet Komisyonu ise verilerin nasıl çalındığına dair izah talebinde bulunuyor. Avrupa Birliği Adalet Komisyon üyesi Vera Jourova  ABD’de veri koruma yasasının zayıf olduğunu vurgulayarak, bu skandalın “Uyanma Çağrısı” niteliğinde olduğunu açıkladı. Washington’da temaslarda bulunan Sn. Jourova mayıs ayında Avrupa Birliğinde Genel Bilgi Koruma yasası antlaşmasının güçlendirileceğini beyan etti ve benzer güçlendirmenin Amerika’da da yapılması ihtiyacını ima etmiş oldu. Aynı zamanda Facebook’un Avrupa yasalarına uyumlu hareket etmesi gerektiğine işaret etti. 
   Skandalın yayılması ve ABD, Birleşik Krallık, Avrupa Birliğinden yasal denetim otoritelerinin soruşturma faaliyetlerine başlamasını müteakip olarak mevzuat riski yükselen Facebook teknoloji devinin hisse değerleri haberlerin yayıldığı 16 Mart 2018 tarihinden itibaren hızla düşüşe geçti. 185,09 amerikan dolarından işlem gören hisseler bir haftalık zaman zarfında % 17,32 oranında değer kaybı yaşayarak 153,03 USD değerine geriledi. Amerikan Kongresinin Facebook skandalı sonrasında Twitter ve Google’ın Yönetim Kurulu Başkanlarını (CEO) da kongreye ifade vermeye çağırması üzerine Twitter ile Google'ın çatı kuruluşu Alphabet'in hisselerinde de değer kayıpları yaşandı. Dolayısı ile söz konusu skandalın diğer sosyal medya şirketlerine yansımaya başladığı gözlemleniyor. 
   Hisselerin değer kaybetmeye devam etmesi riskinin yanı sıra yapılacak olan araştırma ve soruşturmalar neticesinde söz konusu kurumlar yüksek miktarlarda para cezasına ve/veya yasal yaptırım cezasına çarptırılabilirler. Bu senaryoda şirketlerde yaşanan itibar kaybı ve piyasa değerlerinde telafi edilemeyecek ileri kayıpların yaşanması muhtemel bir sonuç doğurabilir. Kesin olan bir şey ise sosyal medya regülasyonlarının ve denetimlerinin gelişmiş ülkelerde hızla artacağı ve sertleşeceği bir sürece girileceğidir. Keza verileri koruma maksatlı tedbirler hem yeni yazılımlarla operasyonel iş yükü hemde finansal maliyet olarak sosyal medya şirketlerine ek külfetler getirirken, reklamcılık şirketleriyle yapılan anlaşmaların sıkılaşmasıyla gelirleri azaltabilecektir.  

YORUM EKLE