Faiz indirimi yapalım derken…

 Küresel bazda Coronavirüsü toplam vaka sayısı 3.659.139’a tırmandı. Kapanan vakalarda 883.140 kişi sağlığına yeniden kavuşurken, 252.575 kişi ile % 17 oranında ölüm sayısı gerçekleşti. Kayıt edilen verilere göre Türkiye’de vaka sayısı 127.659’a çıkarken, 3.739 ölüm gerçekleşmiş, Güney Kıbrıs’ta vaka sayısı 874’e yükselirken 15 ölüm yaşanmış ve KKTC’de 108 vaka sayısı tespit edilirken, 4 kişi ise hayatını kaybetmişti. Bir haftadır Türkiye’de vakalar azalma trendine girmiş, KKTC’de ise 1 haftadır vaka artmamıştır. Dünya genelinde ise hala vakalar ve ölümler de eğilim yönünü hafifçe aşağıya çevirmiştir. Bu vesile ile mayıs başı Türkiye ve KKTC’de aşamalı olarak yerel ekonomik çarkları döndürecek aşamalı olarak hizmet vermeye başladılar. Tehlike azaldıkça uluslararası bağlantılar minimal seviyede tutularak yüksek riske maruz kalan oteller, yer uçuşlar, üniversiteler ve benzeri iş faaliyetlerinin de haziran ayında açılacağı üst düzey liderler tarafından açıklanmaya başlamıştır. 
  Borsaların volatilite endeksi olarak takip edilen VIX endeksi piyasalardaki korkuyu ve belirsizliklerin izlendiği bir ölçek göstergedir. Bu bağlamda, 2020 yılı mart ayı sonunda Alman, Amerika, Japonya, İngiliz, Çin ve Türk Borsalarında Coronavirüsünün yarattığı ekonomik durağanlıklara paralel % 20 civarlarında kayıplar yaşanmışken nisan ayında riskin azaldığı ve kayıpların bir kısmının geri alındığı gözlemlenmiştir. 
  TC Merkez Bankası 2020 finansal yılında 17.01.2020, 20.02.2020, 18.03.2020 ve 23.04.2020 tarihlerinde ise dört kez faiz indirimi yönüne gidilerek politika faizinin % 12’den % 8,75’e çekti. Ardından, KKTC Merkez Bankası mevduat faizlerini 30 Nisan 2020 tarihinde % 6,50’den 150 baz puan indirimle % 5’e, munzam karşılık faiz oranlarını ise % 2,25’den % 1’e indirme kararı aldı. Türkiye’de nisan ayını yansıtan yıllık enflasyon oranı % 10,94 olarak yayınlandı. İç talebin azalması, petrol fiyatlarındaki keskin düşüşe rağmen Türk Lirasının değer kaybının da etkisiyle enflasyon oranları iki sayılı rakamlarda kalmaya devam ediyor. Yatırımcılar için reel faiz hala negative iken TL’nin cazibesi azalmaya devam ediyor. Menkul kıymetlerdeki yabancı yatırımcı portföyünde yılbaşından itibaren 18,21 Milyar dolar çıkış yaşandı. TC Merkez Bankası brüt döviz rezervleri yılbaşındaki seviyesi 106,3 Milyar dolardan % 16,37 oranında azalarak 88,920 dolara geriledi. Yurt içi kişilerin ise döviz mevduatları 195 milyar dolara yükseldi. Haliyle döviz arzı azalırken, dövize karşı olan talep hızlı şekilde tırmanmaya başladı. Keza, yılbaşından nisan ayı sonuna kadar olan 4 aylık zaman zarfında dolar Türk Lirasına karşın % 16,11 değer kazanırken, altın % 30,56 oranında para birimlerine kıyasla en fazla değer kazanan güvenli liman yatırımı oldu. Mart ortasında korona virüsünün Türkiye’de yayılmaya başlaması sonrasında ülke riski ciddi şekilde artmaya başladı. Zayıf para politikasının da etkisiyle yabancı yatırımcı çıkışları, azalan döviz rezervleri ve TL’de değer kayıplarının hızlanması sonrasında ülke risk primi sert şekilde artış yaşayarak 600 puan bandına kadar yükseldi.

  Avrupa’da Euro bölgesi satın alma yöneticileri endeksi 4,5 yılda % 50 üzerinde yer alırken, mart ayı itibari ile tarihsel sert bir düşüşle % 33,6’ya kadar geriledi ve nisan ayında % 33,40 seviyelerinde seyretti. Türkiye satın alma yöneticileri endeksi (PMI) Nisan 2020 döneminde 48,10’dan sert şekilde azalarak 33,40’a gerilemiştir. PMI ülkelerin büyüme tahminlerini en iyi şekilde açıklayabilen bir endekstir. PMI’ın 50’nin üstünde olması ekonomide büyüme, altında olması ise ekonomide küçülme beklentisi olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Dolayısıyla, Avrupa’dan bir ay sonra Türkiye ve KKTC de yoğun şekilde derin resesyon sinyali vermeye başlamıştır. Korona hasarı sonrasında ekonomi yeniden yükselişe geçecektir. Ancak, sıkı para politikası ve maliye politikaları ile Türk Lirasında fiyat istikrarı sağlanamazsa enflasyon, faiz ve dış yatırım ve dış borç sorunlarımız ekonomik verimliliğe sekte vurması söz konusudur.

YORUM EKLE