
İngiltere seçimleri beklenen şekilde sonuçlandı. Yıllardan beri göçmenlere karşı politikaları ile gündemde olan ancak bir türlü dikiş tutturamayan Reform Partisi, büyük bir güç haline geldi.
Seçmenlerin tepkilerini yerel seçimlerde ortaya koyduklarını aynı şeyin genel seçimlerde yaşanmayacağını düşünüyorum. Zaten bunun benzerlerini Almanya ve Fransa’da görüyoruz. Ülkelerin içine kapanmasına önem verenler yerel seçimlerde daha başarılı oluyor ama “tam kapanma” anlamına gidecek politikalar izleme olasılıkları aynı başarıyı genel seçimlere taşımalarına engel oluyor.
Bu rahatlık seçim sonuçlarını önemsiz hale getirmiyor tabii… Neredeyse 30 yıldan beri küreselleşmenin neden olabileceği sonuçlar zaten konuşuluyor ve yazılıyordu. Şimdi bunları yaşamaya ve etkilerini tatmaya başladık.
Artan nüfus hareketleri, geleceklerinden endişe edenleri yabancı düşmanlığına yöneltiyor. Kendi hayatlarını korumaya çalışıyor; başkalarına ne olacağını umursamıyorlar.
“İnsanlık hali” budur ama seçmenlerin bu davranışının siyasiler tarafından istismar edilerek seçim başarısına dönüştürülmeye çalışılması, dünyayı büyük ve kanlı savaşlara sürükleyecektir. Bunu önleyecek görev sorumlu politikacılara ve entelektüellere düşüyor.
Politikacılar, bırakın bir ülkede küresel ölçekte bozulan gelir dağılımının ve geri kalmış ülkelere gelişme perspektifi sunulamamasının sonuçlarını ortadan kaldırmak için çalışmak zorundadırlar. Kaynak aktarılacak ve geri kalmış ülkelerin insani kalkınmalarına daha hızlı bir şekilde devam etmeleri sağlanacak. Başka yolu yoktur.
Entelektüeller, yazacaklar ve konuşacaklar; bunun hem gerekli hem de ahlaki olduğunu kendi toplumlarına kabul ettirerek politikacıların yükünü azaltacaklar. Unutulmamalıdır ki; gelişmiş ülkelerde bilgi ve sermaye birikmesini sağlayan gelişmeler, geri kalmış ülkelerin sömürülmesi sayesinde oldu. Başka yolu yoktu ve öyle oldu. Şimdi sıra bu birikimi geri kalmış ülkelerle paylaşmaya geldi.
Yeni bir misyonerlik çağına ihtiyaç olabilir… Ama bu kez dini değerleri yaygınlaştırmak için değil; insani birikimi paylaşmak için yola çıkılmalıdır. Fabrikalar kurulmalı, tarım alanları geliştirilmelidir. Okullar ve hastaneler zaten olacaktır. Yerel kültürler hepimizin kültürel gelişmesine katkı koyacaktır. Çok yönlü olarak zenginleşecek ve gelişeceğiz.
Gençler, daha iyi bir yaşam için Büyük Britanya’ya değil, Kenya’ya göçmeyi düşünür hale gelmelidirler.
Bunu başarabilirsek, dünyanın çok daha güzel bir yer olacağına bahse girebilirim!


