banner564

Faturayı kim ödeyecek kavgası başladı!

   Türkiye’de, en büyük saygıyı ve dikkati hak ettiğini düşündüğüm ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, dünkü yazısına, “Evet; aynen başlıktaki gibi, kötü günler geride kaldı! Artık o kötü günleri bir daha yaşamayacağız. Çünkü, çok daha kötü günler geliyor!” diye başladı.
Aktaş, her yazısını gerekçelendirerek gelecek günlerin daha kötü olacağı tahminini rakamlarla destekledi; makinenin nasıl çalıştığını da anlattı!
Türkiye giderek daha pahalı olacak! Cari açık arttıkça döviz kurlarının artması olasılığı da gündeme gelecek. Döviz baskılanıyor diye şikayet ediyoruz ama dövizin tam olarak serbest bırakılmasının sonucu olarak pahalılık da körüklenmiş olacak.
Aktaş’ın dediği gibi, kötü günler geride kalacak ve daha kötü günler gelecek!
Türkiye’deki pahalılık olduğu gibi KKTC’ye yansıyacak tabii… Sadece para politikalarının yansımalarını yaşayacak değiliz… Türkiye’deki yoksullaşma turizmi ve eğitimi etkileyecek; daha az ziyaretçi gelecek; hem daha az hem de ödeme sorunu olan öğrenciler olacak… 
Pahalılığı da ithal edeceğiz… Hizmet sektörlerimizin her türlü ihtiyacını ve başlıca gıdalarımızı Türkiye’den ithal ediyoruz. Oradaki pahalılık da böylece ithal edilmiş olmaktadır ve hayatımızı doğrudan etkilemektedir. Bundan kaynaklanan sorunlar da artacak.
Bundan kurtulmanın yolu var mı?
Biz bu sorunun yanıtını aramak yerine bütün bu sorunların faturasını Türkiye’nin önüne koymayı tercih ediyoruz: Yolumuzu yapsın, suyumuzu getirsin, güvenliğimizi sağlasın… Yetmez, maaşlarımızın ödenmesi için gerekli kaynağı da tamamlasın!
Alın size çok güzel bir toplumsal varoluş projesi! Kendi kendimizi idare etmek isteyeceğiz ama bunun için gerekli olan kaynağı Türkiye’den bekleyeceğiz.
Gerekçelerimiz de hazırdır zaten… Kimimiz, “Türkiye işgal etti, bedelini ödesin” diyecek; kimimiz, “burası serhat boyudur, Türkiye’nin vitrinidir; ödemelidir” diyerek “Türkcülük” taslayacak!
Faturanın ödenmesine katkıda bulunmamak için emek sermaye çelişkisine de sarılabilirsiniz. İş verenler vergi vermiyor veya kayıtdışı ekonomi çok fazla diyebilirsiniz.
Her sıkıştığımızda, “herkes elini taşın altına koyacak” veya “herkes fedakarlık yapmalı” şeklinde tumturaklı laflar ediyoruz ama iş fedakarlık yapmaya gelince kaytarıyoruz.
Şimdi de öyle olacak!
 

YORUM EKLE

banner582

banner608

banner628

banner473