Galiba normalleşiyoruz

Galiba diyorum çünkü hala daha emin değilim “normal” olacağımızdan. Manikürcülerle görüşen Cumhurbaşkanı, yangın söndürmeye giden Başbakan buradaki vatandaşa değil ama Türkiye’deki vatandaşa izin veren İçişleri Bakanımız var bu ülkede.
Hali ile neyin normal neyin anormal olduğunu vatandaşın anlaması pek mümkün gözükmüyor. Herkesin bir rol kapma peşinde olduğu siyasette dün ilk kez normalleşmenin adımlarını gördük.
Cumhurbaşkanımız Rum lider ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, karşılıklı geçişlerin aşamalı olarak yeniden başlamasına yönelik görüş alışverişinde bulunulduğu açıklandı. 
Öncelikle, güneyde çalışan, eğitim ve tedavi gören Kıbrıslı Türkler, KKTC’de çalışıp Pile’de ikamet eden Kıbrıslı Türkler ile daimi ikametgahları KKTC’de olan Rum ve Maronitlere yönelik kısıtlamaların kaldırılması ve diğer insani durumlardan dolayı geçiş yapacaklarla ilgili prensipte anlayış birliği sağlanmış.
Bu son derece önemli, elbette bu geçişler için detaylar da konuşulmuş ama detayları değil mühim olan iki liderin görüşüp bu konuda bir uzlaşmaya varmış olması son derece önemli bir gelişme. 
Bugün Cumhurbaşkanı Akıncı hükümete ve siyasi parti liderlerine kapsamlı bir bilgilendirmede bulunacak. 

Hoca’ya destek yağıyor
YÖDAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler Hoca KKTC’deki Coronavirüs salgını tehlikesine dikkat çekerek, KKTC’nin Dünya Sağlık Örgütü’ne üye olması talebinde bulundu ve imza kampanyası başlattı.
Başta Türkiye medyası olmak üzere pek çok kişi Hasgüler Hoca’nın imza kampanyasına destek veriyor. Henüz KKTC içinde çok güçlü bir destek veren çıkmasa da Türkiye’de kampanya hayli hızlı gidiyor. 
Sanatçılardan sonra spor kulüpleri de Hasgüler Hoca’nın kampanyasına destek vermeye hazırlanıyor. Aralarında Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi büyük kulüplerin olduğu takımlardan imza kampanyasına destek olmaları bekleniyor.
Öte yandan uzun bir süreden bu yana yaşamını Gazimağusa’da sürdüren pop sanatçısı Ozan Orhon da Hasgüler Hocamızın açtığı imza kampanyasına sosyal medya hesapları üzerinden destek verdi. 
Orhon’un sosyal medyada konuyu paylaşmasından çok kısa bir süre sonra sanatçının hayranları kampanyaya imza vermeye başladılar. 
Kampanyada imza sayısı 10 bini geçmiş durumda. 

Aynı işe ayrı ücret
Kamuda 2011 sonrası istihdam edilenlerin yaşadığı bir durum vardı ve aynı işi yapan iki kişi kamuda farklı maaş çekiyordu. Şimdi benzer bir durum Güney ile Kuzey arasında yaşanıyor.
Ada’da ki normalleşme sürecinin başlaması ile birlikte Kuzey Kıbrıs’ta inşaat şirketleri inşaatlarda çalışacak işçi aramaya başladı. Hatta bazı inşaat firmaları rakip inşaat firmalarının işçilerini ayartmaya bile başladı.
Öte yandan KKTC vatandaşı olan ve Güney Kıbrıs’taki inşaatlarda çalışanlar da kapıların açılmasını ve bir an önce işe kavuşmanın hesabını yapıyorlar.
Yani bir yandan KKTC’de inşaatta çalışacak işçi arayanlar var diğer yandan da Güney’de inşaatta çalışmak için kapıların açılmasını bekleyen işçiler var.
Elbette Güney’de çalışan işçiler Euro ödendiğinden kur farkından ötürü aynı işi Kuzey’dekine göre daha iyi bir ücrete yapma şansına sahipler. İnşaat sektörümüz işçi arıyor, inşaat sektörümüzde muazzam işçi açığı var ama bizdeki işçilerin Güney'deki inşaatlarda çalışabilmeleri için bazı kapılar şartlı açılıyor.
 
MESAJLAR
Hüseyin BULDUK: Dün çektirdiğiniz bir fotoğraf dakikalar içinde az kalsın siyasi bir krize neden olacaktı. Aman siz siz olun bu aralar kiminle nerede nasıl fotoğraf çektiğinize dikkat edin. 

Emrah YEŞİLIRMAK: Pandemi salgını boyunca karantinada çok yoğun bir mesai harcayan Oğuz Köse’yi tavlada çok fena harcamışsınız. Merak etmeyin arkadaşımın intikamını en kısa sürede alacağım.  

Cafer GÜRCAFER: Sektörde pek çok firma işçi bulamazken kendi iş gücümüz ise Güney’de çalışmak için artık sabırsızlanıyor. Nasıl olacak bu durum? Eğer yeni işçi gelmezse futbolcu transferi gibi işçi transferleri olacak. 

Mustafa BATURALP: Maliye Bakanlığının son raporunu gördünüz mü? Görmediyseniz bir görün deriz. Zira aylık raporda dikkatinizi çekecek şeyler olduğunu düşünüyoruz. 

Devrim BARÇIN: Paşam senin için de aynı çağrıyı yapalım. Bütçenin gelir gider durumlarını bir incele bakalım neler bulacaksın. Bir ipucu, kesintilere bak yayınlanan tabloda. 

Vedat ERBAŞ: Güney ile kapıları açın çağrınıza devletin zirvesinden çok ciddi tepkiler geldi ve 8 Haziran için bir takım hazırlıklar başladı. Bir de şu gemi işini halledebilirsek tam olacak. 

Salih CANSEÇ: Yaz geldi ama sizin yelek hala daha takım elbisenin içinde durmaya devam ediyor. Sıcaklığın 40 dereceye çıktığı şu günlerde artık yeleği kışlıklar ile birlikte kaldırsak hiç fena olmayacak. 

Süleyman ERGÜÇLÜ: Maliye, bizim Hector ve ailesinin yaşamını sürdürdüğü Karpaz Milli Parkı için ayrılan fona göz dikmiş. Aman, ara fon giderse bizim Hector ve ailesi perişan olabilir. Bu konuda acil görüşelim hocam. 

Ayşegül BAYBARS: Vatandaş KKTC’de izin almakta zorluk yaşarken Türkiye’den bir vatandaşın yanlışlıkla başvurusuna izin verilmesi sosyal medyayı adeta salladı. Bu konuda bir açıklama yapmayacak mısınız? 

Dursun OĞUZ: Şu çalışmayan kamera sistemi ile ilgili olarak kapsamlı bir araştırma yapılması yönünde talimat vermenizi ve bu konuda geçmişten bugüne yaşanan süreci kamuoyu ile paylaşmanızı bekliyoruz. 

Ziver HAYATSEVER: Alsancak Sevener Restoran’da kampanya başlatmışsınız ve lahmacun alanlara pideyi hediye olarak veriyormuşsunuz. O zaman cumartesi günü için pideleri ve lahmacunları şimdiden hazırlayın. 

Metin ÖZEREM: Hocam bir gittiniz Karpaz’a pir gittiniz valla. Ne var ne yok Karpaz tarafında? Buraları hiç merak etmeyin, zira siz gitmeden öncekinden daha kötü durumlar. Kalmaya devam edin o tarafta.

Göktürk ÖTÜKEN: Kereviz turşularını kurmuşsunuz. Peki, iyi bir kereviz turşusu için limon suyu mu, yoksa sirke mi kullanmak gerekiyor? Bu konudaki püf nokta nedir? 

Ahmet CENNETOĞLU: İnternet üzerinden hacca gidip sanal hacı olduğunuz yönünde ihbarlar almaya başladık. Valla bize de pek mantıklı geldi şu internet üzerinden hac konusu. Gerçi şeytan taşlama için daha farklı önerilerimiz de olabilir.  

YORUM EKLE