Havaların soğumasıyla birlikte Kıbrıs’ın kuzeyinde elektrik kesintileri de arttı…
Hemen her gün bir farklı bölgede saatlerce elektrik kesintisi yapılıyor…
Buna gerekçe olarak ‘trafo bakımı’ diyorlar…
Başka ülkelerde bakım yapıldığı zaman elektrikler kesiliyor mu?..
Kesinlikle hayır…
Öyleyse; artık bir karar vermek zorundayız…
Rüzgarlı havada, yağmur yağdığında, kışın soğuk gecelerde, yazın aşırı sıcaklarda ‘fazla yüklenme’ gerekçesiyle elektrik kesintileriyle yaşamaya devam mı edeceğiz?..
İkide bir elektrik kurumu çalışanlarının örgütlü olduğu sendika ile hükümetler arasındaki çatışmayı mı seyredeceğiz?..
Her mali krizde kurumun borçlarını, alacak-verecek tartışmalarıyla mı örteceğiz?..
Nasıl olacak?..
Elektrik ana sorunumuzdur…
Bu sorunu nasıl çözeceğiz?..
Kıbrıs’ın güneyinde elektrik üretimi, tüketimi karşıladığı halde çok ciddi yatırım projeleri hazırlanıyor…
Bunların başında ‘Great Sea’ projesi geliyor…
İsrail’in doğal gaz ile üreteceği elektrik, deniz altından kablolarla Güney Kıbrıs’a ve Yunanistan’a aktarılacak…
Günde bin 950 megawatlık bir elektrikten söz ediliyor…
Bunun yarısı Kıbrıs’ta, yarısı Yunanistan’da kullanılacak…
Çevre kirliliği olmayacak…
Maliyetler düşecek…
Ve uzun vadeli turizm planlamalarında elektrik sorunu yaşanmayacak…
Bakın onlar ne yapıyor?..
Peki biz ne yapıyoruz?..
Teknecik’le devam mı?..
Filtresiz santralden yükselen kara dumanlarla insanları zehirlemeye devam mı edeceğiz?..
Yoksa, başka alternatifleri mi hayata geçireceğiz?..
Türkiye’den, deniz altı kablolarla elektrik getirilmesine karşı çıkanlar oldu…
O yüzden proje ilerlemedi…
Bundan sonra ilerlemesi de zor görülüyor…
İşte bu noktada Kıbrıs sorununun çözümü yine büyük bir önem taşıyor…
Great Sea projesi çerçevesinde adada yaşayan her iki toplumun da elektrik sorununu çözmek mümkündür…
Neticede bu proje için Avrupa Birliği de 680 milyon Euro harcama yapacak…
Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili müzakere masasında mutlaka bu sorunun da etraflıca ele alınması ve çözüm sağlanıncaya kadar kuzeydeki elektrik sorununu ortadan kaldıracak ek yatırım projeleri gündeme gelmelidir…
Avrupa Birliği’nin her iki topluma da yardım yapma mecburiyeti vardır…
Ama bunun için proje hazırlanmalı ve talepte bulunulmalıdır…
Ağlamayan çocuğa meme vermezler…



Okumayan cahil kalır ve kendisine anlatılanlara inanır. Her Kıbrıs Türkü İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan Osmanlı Dönemi Girit Tarihi kitabını mutlaka okumalıdır. sadece 15 yıl içinde 100 binden fazla müslüman Giritli Türk, Rumlar tarafından ya katledildiler yahut adadan kaçmak zorunda bırakıldılar. Binlercesi sürgün yolunda hayatını kaybetti. Avrupa devletleri bu insanlar katledilirken ve yurtlarından evlerinden göçe zorlanırken hatta dillerini konuşmaya bile izin verilmezken seslerini çıkarmadılar. Avrupa daima Rum-Yunan ikilisinin yanında durdu. Kıbrıs Türkü sadece ve sadece kendi milletine ve kendi gücüne güvenebilir. İnanmayan açsın Kıbrıs tarihini, Girit tarihini okusun.