“Girne Mahkemesi”, TMK ve Ekonomi

Ekonomik sorunlar diz boyu. Siyasi ve demokratik alanda ise kaos yaşanıyor. Kıbrıs sorunu ise güya derin dondurucuda. Ancak derin dondurucunun motoru çalışmadığı için bozulma başladı.
Güneyde yayınlanan gazetelerin bir kısmında, “biz büyüyoruz, Kıbrıslı Türkler yoksullaşıyor” temelli yazılar çıktı. Bu haberin içeriğinde veri var ama aşağılama da var. Ancak olay gerçek. % 5,5 büyümüşler. Biz ise %16 küçüldük. Resmi olarak bizde enflasyon %19 ama onlarda %2-3 arası. Fakat halkımız resmi %19 enflasyonu her alanda %30 ve üzeri olarak fiilen yaşıyor. Resmi Para birimimiz olan TL, değer kaybediyor. Para birimleri Euro ve bunun istikrarı var. Bizde ise istikrarsızlık dorukta. 
 Pandemi nedeni ile tüm dünyada para politikasında genişleme oldu. Örneğin Avrupa Merkez Bankası, hem de eksi faizle milyarlarca Euro bastı piyasaya sundu. ABD’de çok düşük faizle piyasaya milyarlarca dolar basarak sürdü. Evet güney bu kaynaklardan başka ülkeler gibi yararlandı. Ama bu “komşuda pişen bize de düşer” sözünde olduğu gibi yanımıza dahi uğramadı. Neden? Onların tanınmış bizim tanınmamış olmamızdan mı? Elbette ki bunun da etkisi var. Ama tanınmış BM üyesi olan bir kısım ülkede bundan bizim gibi yararlanamadı. Çünkü demokratik hukuk devleti ilkelerinden uzaklaşmak ve uluslararası ilişkilerde sorun yaşamak, bu işi bloke eder. Hangi yabancı yatırımcı uluslararası ilişkileri sorunlu ve demokratik hukuk devleti ilkelerinden uzaklaşan bir yere gelir. Biz BM, AB ve ABD ile dalaşmayı meziyet sayıyoruz. Sonrada ekonomik ilişkilerde dominant olan odakların yol açtığı para genişlemesinden ülkeye yatırım gelmesini umuyoruz. Gelmez.
Bu yaşanırken bir olay daha oldu. Güneyde bulunan “Girne Kaza Mahkemesi”; 4 Kıbrıslı Rum’un Girne’deki mülkleri ile ilgili olarak açtıkları dava ile ilgili karar verdi. Bu karara göre, söz konusu mahkeme, Türkiye’yi davacı 4 Rum’a, 39 milyon Euro tazminat ödemeye ve mülklerini de 3 ay içinde geri vermeye hükmetti. Ancak davanın bir diğer bölümü daha var. O bölüm ne biliyor musunuz? “Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK)” ile “KKTC Yüksek İdare Mahkemesinin (YİM)”; Hukuksuz ve Kanunsuz olduğuna dair davacıların taleplerini o sözde dediğimiz mahkeme dahi reddetti. Peki ret gerekçesi ne? “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kararlarını hükümsüz saymaya yetkimiz yok”. Gördünüz mü? “Egemen devletiz, Federasyon öldü gömüldü” diye kendi kendinize çakıp gürüldeseniz bile istemediğiniz gelir sizi bulur. Mülkiyet sorunu olarak! Ama aynı zamanda da reddettiğiniz Federasyonun ve 24 Nisan 2004 Referandumunun inkar edemediğiniz kazanımı olan ve yasallaşmaması için de her yolu denediğiniz TMK ve bunun AİHM’de kabul görmesi gerçeği olarak! 
Bu bakımdan, “Girne Mahkemesinin” Güneyde aldığı bu kararın, TMK ve YİM’le ilgili bölümü bize ne yapmamız gerektiğini işaret ediyor. Önce TMK’nın mali ve idari açıdan güçlenmesini sağlamamız gerekir. Ama yetmez. Eğer siz mülkiyet meselesinin çözümünün esasının; Kıbrıs Sorununda Karşılıklı kabul edilebilir bir antlaşmadan geçtiği gerçeğini göz ardı ederseniz. İdeolojik, siyasi ve statükodan menfaat sağlamak isteyen toprak Rant hesaplarınızla; üstelik de bu rant hesaplarınızda da tek kuruş vermeden, Türkiye’nin ensesinden almak hesabı ile; Federal Kıbrıs Çözümünü, “iki devlet” diye tıkarsanız, bu işi aşamazsınız. Bugüne kadar Federal Kıbrıs Görüşmelerinde mülkiyet sorununun aşılmasına dönük tüm kazanımları elinin tersi ile bir kenara iten, “iki devletçi” siyaset sahipleri; hadi mülkiyet sorununda karşı tarafın, Kıbrıs Türk Tarafının çoğunluğunun ve uluslararası hukukun benimseyebileceği önerinizi yapın! Çünkü Federasyon görüşmelerinin sürecinde, barış için AİHM, Taşınmaz Mal Komisyonu ve KKTC Yüksek İdare Mahkemesini kabul etti. Temeli de 1990’lı yıllarda BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı siyasi eşitlik ve iki bölgeliliğin Federal Çözümde ne olacağına dair karardır. Ekonomi ve Kıbrıs sorunu, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden saptıkça kötü gider.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Turkish power
Turkish power - 2 hafta Önce

Bosversenuze olay 1071 de başlayıp 1453 le devam eden 2 .viyana kısaltmasıyla tersine dönmeye başlayan Türk hristiyan mücadelesidir palikarya rum yunan başta fransa olmak üzere türklere karşı kullanılan argümanlardır bu kadar ovdugun yere gore sindiremediğim rum yunan ab nin kullandığı masa olmasa nereye varacaktı 200 yılın korunup kullanmasına maddi manevi desteklere rağmen hangi teknoloji bilim üretim vs seviyesindeler ab bunları beslemese açlıktan köpük kusacaklar bunları kim iflastan kurtardı sanki kendi başlarına ne halt etmişler de havalandırıp duruyorsunuz

Turkish power
Turkish power - 2 hafta Önce

Adamlar got korkusundan vatanlarını fransaya abd ye peşkeş cektiler

banner464

banner473