Gör, duy, konuşma

  “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir atasözü vardır…

   Sanki bizim için söylendi bu söz… 
   Komşunun çocuğu ayağını kırmışsa “çok şükür bizimkisine bir şey olmadı” diyerek, konuyu kapatmada üstümüze yoktur…
   Oğlanın arkadaşı bir gram ile ilk defa uyuşturucu denemesinden tutuklanmışsa “içmeseydi, yapmasaydı” veya “bakalım kaç zamandır kullanıyordur…”
   Trafik kazasında can kaybı var…
   Kimdir, hangi şehir veya köydendir, kimin yakınıdır?..
   Bize uzaksa “sürat yapmasaydı, içip de sürmeseydi…”
   Buraya kadar verdiğimiz örneklerin tersini düşünelim…
   Ya ilk defa içen senin çocuğun olsaydı ve bir gram için cezaevinde bir kilodan yatan adamla aynı koğuşa konsaydı...
   Söyle bakalım ne yapardın?..
   Kazada hayatını kaybeden genç senden biri olsaydı “polis nerede, katil devlet nerede?” diye ortalığı ateşe vermez miydin?..
   Komşu çocuğunun başına gelenler seninkine gelseydi; yaşanan acı nedeniyle hatırını soran olmadığı zaman veya hastanede sıkıntı yaşadığın zaman ne yapardın, ne derdin?..
   Söyle güzel Kıbrıslı…

Güneydeki saldırılar

   Büyük bir çoğunluğumuz ‘herhangi bir nedenle’ güneye geçiyoruz…
   Ya marketten alış-veriş, ya da Mc Donalds, Pizza Hut…
   Ya Zara, ya da Zigi’de lokanta…
   Kışın kar görmeye, yazın serinlemeye Trodos…
   Hepimizde iyi niyet var…
   Fakat iyi niyetten yoksun olanlar zaman zaman içimizden birine saldırıyor…
   Görüyor, duyuyorsanız, nasıl bir tepki verdiğinizi sorgulamak zorunda değil misiniz?..
   Maalesef değiliz…
   “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın…”
   Filanca adamın aracına saldırmışlar, Rum polisi saldırganlara hiçbir şey yapmamış…
   Gör, duy, konuşma…
   Bakalım neyi vardı da saldırdılar!..
   Sesini çıkarma, duyulursa sana da yaparlar…
   Maalesef, en yukarıdan, en aşağıya kadar ezici bir çoğunluğumuzda düşünce budur…
   Ve bu yüzden hiçbir konuda birlik olamıyor, hiçbir sorunumuzu çözemiyoruz…
   Öyleyse başımıza geleni çekeceğiz...

YORUM EKLE
YORUMLAR
KEMAL
KEMAL - 3 ay Önce

aynen öyle ...!