Göreve davet

   Kuzey Kıbrıs tanınmamış, ambargolar altında varlığını sürdürmeye çalışan bir ülkedir…
   Çok ciddi sorunları vardır…
   Ekonomisi yetersiz, yardıma muhtaçtır…
   Böylesi bir durumda herkesin daha çok çalışması, daha çok üretmesi; hepsinden önemlisi dıştan yatırımcı getirebilmek için önemli projelerin üretilmesi, etkili tanıtım kampanyalarının düzenlenmesi gerekir…
   KKTC’nin bugüne kadar etkili bir tanıtım kampanyası yürüttüğünü söyleyemeyiz…
   Bırakın etkili kampanya yürütmeyi; uğradığımız haksızlıkları da anlatamaz durumdayız…
   Bu maksatla maaş alan çok sayıda memurumuz, dış temsilcimiz, dairelerimiz vardır…
   Ama elle tutulur bir tanıtım başarısı yoktur…
   Tanıtım için en etkili yöntemlerden biri de dıştan gelen yabancıların burayı vatan bilmesi ve bir konut satın aldıktan sonra yaşamını sürdürürken, onlara devlet tarafından iyi hizmetin verilmesidir…
   İyi hizmet alan ve mutlu olan insanlar sizlerin dış dünyadaki elçinizdir…
   Onların ağzından çıkacak iki güzel söz bile ilerlemeniz açısından son derece önemlidir…

İngilizlerin ilgisi

   Annan Planı’nın 2004 yılında Rumlar tarafından reddedilmesi sonrasında bizlere müthiş bir fırsat yaratılmıştı…
   Bir anda emlak patlaması yaşanmış ve çok sayıda İngiliz, daha sonra Alman ve Rus Kuzey Kıbrıs’a gelerek mülk satın almış, yaşamını burada sürdürmeye başlamıştı…
  Ortaya çıkan fırsatı istismar eden ve sahtekarlıkla vurgun yapmaya çalışan bazı sahte müteahhitler ve acenteler de ortaya çıkmıştı…
   Bu sayede bazı İngilizler mülklerini kaybetmeye başladı…
   Kulaksız olayını unutmuş değiliz…
   Merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş; o günlerde görevde olmadığı halde ‘Kulaksız mağdurlarını’ korumak için girişimlerde bulunmuş, ilgili makamları göreve zorlamış ve sonuçta onları ‘mağduriyetten’ kurtarmıştı…
   Şimdi bir başka insanlık dramı yaşanıyor…
   Lapta’nın Tınaztepe Mahallesi’nde inşa edilen evlerden satın alan İngilizler ‘hukuk oyunlarıyla’ evlerinden atılmak isteniyor…
   Arsa sahibi ile müteahhit arasında dönen ‘uzlaşmazlıklar’ veya ‘anlaşmalı paylaşımlar’ sonrasında 13 İngiliz ailesinin 200’er bin Sterlin ödeyerek içine yerleştikleri evlerin ‘açık artırmada satılması’ karşısında hiç kimse sessiz ve tepkisiz kalamaz…
   Evet Denktaş Bey aramızda değil…
   Ama Cumhurbaşkanımız Akıncı, Başbakanımız Tatar, Başbakan Yardımcımız Özersay var…
   Parti liderlerimiz, Yüksek Mahkeme Başkanımız, Barolarımız var…
   Onların bu olaya el atmasını istiyoruz…
   İnsanların soyulmasına sessiz ve tepkisiz kalamayız…

YORUM EKLE