Haddini bilmek ve incelmiş hesaplar

 Hükümet kurma çalışmaları başladı. Ancak ekonomideki sorunlar ile yaşamın her alanında ellenmesi gereken ciddi problemler beklemiyor. 
Beklemeyen bir ciddi mesele de Kıbrıs sorunu ile bağlantılı olan gaz ve Doğu Akdeniz’deki gerilimdir.
Yeni hükümet kurmak için görevi alan Sayın Tatar, siyasi partileri ziyaret ederken; “Kıbrıs Cumhuriyeti” Dışişleri Bakanı Sayın Nicos Hristodoulidis, Azerbaycan Dışişleri Bakanı ile görüştü. Önümüzdeki günlerde Kazakistan Dışişleri Bakanı ile de görüşecek.
Bu koşullarda kriz yaratılmaması gerektiğini çok söyledik. Artık bu geçti. Dolayısı ile bugün siyasi partileri ziyaret başlatan UBP Genel Başkanı Sayın Tatar’ın açıklamalarına bakmak gerekir. Açıklamalarını ana başlıklarla şöyle özetleyebilirim: 
1.    UBP – HP koalisyonu yönünde bir algı yaratıldı.
2.    UBP -CTP de…
3.    Erken seçim hükümeti de olabilir. 
Bu ifadeler, yeni görev için yola çıkanın; bilinen bir planı olmadığı ve “Kervanın yolda kurulabileceği“ anlayışında olduğu “algısını“ besler. 
Halbuki Sayın Tatar, 8 gün öncesine kadar sürekli olarak hükümete istifa çağrısı yapıyordu. 4'lü koalisyonun görevde kaldığı her günün KKTC için bir kayıp olduğunu devamlı söyleyip duruyordu.
Peki, şimdi ne oldu da, oda olabilir, buda olabilir demeye başladı. Üstelik de keskin bir ifadede bulundu. “Herkes haddini bilmeli, sorumluluk sahibi olmalı” dedi. Görevi alır almaz bu “haddini bilmeli“ ifadesi hiç şık kaçmadı. Bu çatışmacı bir anlayışı çağrıştırır. Devlet gücü ile had bildirmeye kadar işi götürür. Taklitçilik ile Sayın Tatar bir yere gidemez. Bu kükreme ona uymaz!
Bu ifade ile bir de erken seçim sözü etti. Yani tüm siyasi partileri bununla korkutma yolu denedi.
Bakın, erken seçimden, ekonominin ve dış politikanın bu sorunlu aşamasında ben, sonuçları bakımından değil, ama daha uzun sürecek bir boşluk yaratması bakımından ürkerim. Öncelik değil. 
Baksanıza, biz Saray Önünde, hükümet kurma peşinde enerji harcarken, Güney; AB, BM, ABD’yi bir yere bıraktım, Azerbaycan ve Kazakistan Dışişleri Bakanları ile görüşüyor. 
Üstelik, İngiltere AB Bakanı Sayın Duncan’ın Avam Kamarasında Ekonomik Münhasır Bölge ile ilgili söylediği ve Sayın Anastasiadis'in hoşuna gitmeyen, tepki gösterdiği söylemi dahi değerlendiremedik.
Sayın Tatar, 4'lü koalisyonun hemen istifa etmesi çağrılarını yaparken, görevi devir aldıktan sonra “Herkes haddini bilmeli, ince hesaplar yapmamalı“ sözünü ediyor. “HP ile koalisyon algısı yaratıldı ve erken seçim de alternatiftir” diyorsa, dün kurulan hesabın açıkça savunulamayacak yanı olduğu açığa çıkar. Böyle savunulamayacak “ince ve gizli” hesaplarla siyaset yapmak, ileriyi görmemek ve toplumu belirsizliğe itmek demektir. Halbuki günümüz koşulları, basit seçim oyunları veya siyasi manevraları kaldırmayacak denli ağır sorunlar taşımaktadır.
Evet, herkes sorumluluk duygusu içinde olmalıdır. En başta da UBP-HP bu sorumluluk duygusu içinde olmalıdır. Bu nedenle kaç zamandır kabaca yapılan “ince“ siyasi manevraların sonucunu sağlamalıdırlar. Bir an evvel UBP- HP hükümetini kurmalıdırlar.

YORUM EKLE