Halk zorlarsa olur

   Küçücük bir ülke 47 yılda 38 hükümet değiştiriyorsa…
   Ve en sonuncusu 59 günde istifa ediyorsa…
   Herkesin burada durması ve yeni bir değerlendirme yapması gerekmez mi?..
   Nedir bu halimiz?..
   Nedir bu yaptıklarımız?..
   Bizler kim oluyoruz ki; iki ayı doldurmadan hükümetten çekiliyor, sonra yenisinin kurulması için sil baştan görüşmeler yapıyoruz…
   İnsanlar hayat pahalılığı altında ezilirken…
   Ülkenin her yanı elektrik kesintilerinden dolayı karanlıklara gömülürken…
   Siyasilerin bu yaptıkları kabul edilebilir bir durum değildir…
   Seçim öncesinde ‘halk ve ülke için’ görev talep edip, seçim sonrasında halkı düşünmeden hareketlerde bulunmak doğru değildir ve asla kabul edilemez…
   Parti binalarının önünde toplanan 50 kişi kimseyi şımartmasın…
   Halkın ezici bir çoğunluğu siyaset kurumlarından oldukça rahatsızdır…
   Halkın ezici bir çoğunluğu bu yaşananlara karşı tepkili ve öfkelidir…

Daha da geç olmadan?

   Öyleyse ne yapılmalı?..
   Yapılması gereken yıllardır yapılmayanlardır…
   Yani siyaseti toparlayacak yasal önlemlere ihtiyaç vardır…
   Parlamenter sistemden vazgeçemiyorsak, o zaman parlamenter sisteme bir çekidüzen vermeliyiz…
   Birinci adım milletvekillerine bakanlık yolunun kapanmasıdır…
   İkincisi, meclis dışından seçilecek olan bakanların sicilinin temiz olması…
   Daha da önemlisi ‘dürüst hizmet’ konusunda taahhütname imzalaması…
   Bunun ne anlama geldiğini uzun uzun anlatmaya gerek yoktur…
   Bırakın rüşveti, değerli hediyeleri kabul etmeme taahhüdü…
   İhalelerde şeffaflık…
   Yolsuzluklar karşısında yargıyı harekete geçirme ve sonuç talep etme…
   Devlet malını kendi malı gibi koruma…
   Lüks harcamalardan kaçınma…
  
Olmaz demeyin

   Bunlar bizim ülkemizde olabilir mi?..
   Elbette olabilir…
   Neden olmasın ki?..
   Güneyde adı ‘altın pasaport’ skandalına karışan meclis başkanı ve bir milletvekili görevlerinden istifa edip, yargıya havale ediliyorsa bizde neden olmasın?..
   Güneyde Cumhurbaşkanı, Baş papaz ve bakanlar ‘soruşturma heyeti’ tarafından saatlerce sorgulanabiliyorsa bizde neden olmasın?..
   Önemli olan niyettir…
   Niyet varsa güneyin yaptıklarından fazlasını kuzeyde yapma şansımız vardır…
   Kuşkusuz halkın da ‘böylesi bir düzeni’ zorlaması şarttır…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Nuri
Hasan Nuri - 3 ay Önce

Yıllardır partizanca hamaset ve kötü siyaset neticesi Dünyayı karşımıza aldık kimseyi dinlemedik bizden iyi bilen yoktur biz yaparız olur dedik ve KKTC yi batma noktasına getirdik işsizlik ve parasızlıktan kıvrılan bir toplum maddi olanak ve parası olmayan bir Devlet yarattık ! Yıllardır kötü Siyaset ve yönetim neticesi dostu olmayan KKTC için daha beter olun diyenleri bugün kim suçlayabilir ki ! Biz Ettik ve Biz Bulduk Tüm kurum kuruluşlarımız yollarımız ve Limanlarımız Para bekliyor kasası boş borç batağında Devletimiz ise borç para bulabilmek için Bankalarımızı zorluyor maalesef bugün geldigimiz nokta Burdur gelecek için konuşabilen kimsemiz kalmadı ! Karanlıklara girdiğimiz bu günlerde ise Kıbrıslı Türklerin sorması gereken soru Biz ne yaptık ki bu günlere geldik sorusu olmalıdır !!

Öz
Öz - 3 ay Önce

Halk neyi zorlayacak ki? İktidar için her yol mubah ise ve bu yol kafa sayısı ile belirleniyorsa, halk neyi zorlayacak? K/Türklerin sayısı belli. Her yıl binlerce, hatta on binlerce nüfus bu halka katılıyorsa, halk tercihini nasıl değiştirecek? Varsa bir hukuksuzluk, bu hukuksuzluğun üzerine gidilmesini kimler engelliyor? Yargıyı kim baskı altına alıyor? Adalet bakanlığı kurulmasını kim ve neden istiyor? Anayasa neden ihlal ediliyor? Bir protokol imzalanmışsa bu neden gizli saklı yapılıyor? Polis, asker ve merkez bankasının başına, neden seçim yapılamıyor? Bu toplum 1974 den önce de, sonra da her şeyi görüyor, biliyor. Kimlerin nereden nereye, nasıl geldiği veya getirildiğini de biliyor.Bir şey yapılacaksa, dayatmalarla, empoze edilerek olmayacağını, toplumun kendisinin bulması gerektiğini de biliyor. Yok öyle toplumsal mutabakat, milletvekillerinin bakan olmaması, teknokrat hükumet ile bir yere varılamaz. Bir şey yapılacaksa ancak, daha fazla demokrasi için, Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı üzerinde çalışılmalı, yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmelidir.

Turkish power
Turkish power - 3 ay Önce

Sayın hasan bey tebrikler doğru teshisleriniz için mr Öz yine yeni yeniden geçmişten zerre ders çıkartmadan mavi gözlü sarı saçlı olmadan hala ab yalakalıgi hala palioarya baba arayışı bunun yerine öz eleştiri yap 50 yıldır ab ve TC den gelen yardımlarla avuç içi kadar ülkeyi adam etmedik ne yanlışlar yaptık ne haltlar yedik bütün yaz saz çaldık hala da ayni 60 yıllar kafasindayiz demiyorsun Toroslar canınızı çok acitmis travmaları nizi atamiyorsunuz yemezler yedirtmezler gerekirse ilhak olur sen de palikarya babacigina kacarsin

Turkish power
Turkish power - 3 ay Önce

Mr öz ağlaya ağlaya gözlerini kan çanağına çevirdin ama kurtuluşun yok Toros dağlarından içinde kalacak Olimpos patlama yaptiracak

banner471

banner465