Halka hesap verebilmek

   Güzel ülkemiz oldukça kritik bir süreçten geçiyor…

   Bir yanda ekonomik krizin etkileri, diğer yanda Kıbrıs sorunuyla ilgili belirsizlikler insanımızı ciddi şekilde rahatsız ediyor…
   Çok sayıda esnaf kepenk indirme hesabı yaparken, büyük kuruluşlar da her ay sonunda maaşları nasıl ödeyeceğinin stresini yaşıyor…
   Maaşların yanı sıra sosyal güvenlik yatırımları ve vergi ödemeleri ve yüksek kira bedelleri vardır…
   Her geçen ay bu ödemeleri yerine getirmek daha da zorlaşıyor…
   Yarınların ne getireceğinden emin olamayan vatandaşlar, banka birikimlerine dokunmak istemiyor…
   Hemen her ailede harcamalar kısılıyor…
   Harcamaların kısılması ise piyasayı olumsuz yönde etkiliyor…
   Hayvancı, çiftçi kesimi gibi turizmcilerden de ‘son nefes’ mesajları geliyor…
   İşte böylesi bir dönemde sorumlu makamların ortaya koyacağı görüşler çok önemlidir…
   Diyalog Medya Grubu olarak, dün gece hem Başbakan Tufan Erhürman’ı, hem de ana muhalefet UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ı canlı yayında bir araya getirdik…
   Halkımızın önem verdiği sorunlarla ilgili sorularımızı yönelterek cevaplarını istedik…
 
Demokrasinin gereği yapıldı

   Başbakan Tufan Erhürman, 30 Aralık 2017’de Diyalog TV’nin düzenlediği ‘İlk 100 Gün’ programına katılmış ve dönemin Başbakanı, UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ü, tartışma programlarına katılmadığı için eleştirmişti…
   “Demokrasi halka hesap verme rejimidir” diyen Erhürman, Özgürgün’e şu sözlerle seslenmişti:
  “Sorulardan mı korkuyorsun, söyleyecek sözün mü yok?..”
  Şimdi Başbakanlık koltuğunda oturan Tufan Erhürman’ın, UBP’nin yeni genel başkanı Ersin Tatar ile ‘canlı yayında’ tartışmayı kabul etmesi, söylediklerinin arkasında durması anlamına geliyor ve bu yüzden takdirle karşılanıyor…
   Aynı şekilde Ersin Tatar da tartışmaktan ve sorulardan korkmadığını, cesaretli bir lider olduğunu ortaya koymuş oldu…
   Her ikisine de halkın gözü, kulağı ve sesi olan Diyalog ailesi adına teşekkür ediyoruz…

Koltuk ‘inat’ yüzünden gitti

   Hüseyin Özgürgün’ün ‘erken genel seçim öncesinde’ yaptıklarına gelince…
   Beklenmedik bir anda ‘Hodri Meydan’ çekerek ülkeyi erken seçime götürmesi yanlıştı ve bunun bedelini koltuğu kaybetmekle ödedi…
   ‘İlk 100 Gün’ programına tüm parti liderleri katılırken, onun tek başına dışta kalması da UBP açısından ciddi kayıp oldu…
   O muhteşem gecede Özgürgün’e ayrılan koltuk boş kaldı ya…
   Vatandaşlar bunu içlerine sindiremedi…
   Genel Başkan’ın bu davranışı yüzünden UBP’nin en az 2 milletvekili kaybettiğini söylemek abartı olmaz…
   Siyasete giren insanlar, bir makama geldikten sonra kendini yükseklerde görme, diğerlerini de küçümseme hakkına sahip değildir ve olamaz da…
   Bunu deneyenlerin sonu koltuğu kaybetmek, ileride ciddi riskleri de göze almaktır…
  Bu kural sadece siyasette değil, ticaret sektöründe faaliyet gösteren tüm makam sahipleri için geçerlidir…
  Kulaklara küpe olsun… 

YORUM EKLE