Halkın tüketim harcamaları ve ithalat sermayesi dibe vurdu! 

   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Gayrisafi Milli Hasılanın en güncel veri olarak 2018 yılı üçüncü çeyreği büyüme oranının % 1,6 olduğunu açıkladı. Bu bağlamda, 2017 yılında % 7,3 büyüyen ekonomi, 2018 yılında yaşanan finansal krize müteakip olarak ikinci çeyrekte % 5,3, akabinde ise % 1,6 oranında büyüme kaydetmiş ve evvelinde sözünü ettiğimiz ekonomik daralama resmi olarak başlamıştır. Büyümenin en temel kalemlerinde % 13,6 ile ihracat kalemi ve % 7,5 ile hükümet harcamaları yer alırken, halkın tüketimi % 1,1 oranında durma seviyesine gerilemiş ve özel sektör sabit sermayesi % 3,8 oranında gerileme yaşamıştır. Haliyle, tüketimin azalmasıyla birlikte ithalat kalemi % 16,7 oranında azalma kaydederek ekonomiyi yavaşlattı. Döviz kurlarının ortalama olarak 2018 yılında % 35 civarında artması ve faizlerin % 82 civarında yükselmesi halk nezdinde kredi alımlarının, hane halkı yatırımlarının ve tüketimlerinin dibe vurmasına neden oldu. Akabinde, dövizle maliyetleri yükselen ithal mal tüketimi de dolaylı olarak azalma kaydetti. Dolayısı ile bu durumda ithalatçı cephesi de tüketimin azalmasına paralel olarak ağır darbe aldı. 
   TC Bankacılık sektöründe kredilerdeki zayıf büyüme de ekonomide ileri ki dönem daralmanın habercisi olarak görülüyor. Zira, TL cinsinden krediler yıl sonundan Kasım 2018 sonuna kadar olan zaman zarfında sadece % 2,46 oranında artarak yatay bir seğir izledi. Buna ek olarak, döviz kredilerinde yaşanan % 36,87 oranında artış ortalama % 35 döviz artışının köpüğü alındığı zaman yine sıfıra yakın seyretti. KKTC’de ise aynı dönem baz alındığında toplam kredilerin % 17,30 oranında büyüdüğü ancak, kur etkisinden kabaca arındırdığımızda enflasyon karşısında % 17 oranında reel anlamda küçüldüğü görülmektedir. Sonuç olarak ekonominin, hane halkı tüketiminin, yatırımların ve özel sektör sermayesinin KKTC daha sert düşüş yaşadığı söylenebilir.  
   Türkiye satın alma yöneticileri endeksi (PMI) Aralık 2018 döneminde azalma kaydederek 44,7’den 44,2 bandına gerilemiştir. PMI ülkelerin büyüme tahminlerini en iyi şekilde açıklayabilen bir endekstir. Aynı zamanda satın alma yöneticilerinin, mal ve hizmet satın alma eğilimlerini inceleyen bir göstergedir. PMI’ın 50’nin üstünde olması ekonomide büyüme, altında olması ise ekonomide küçülme beklentisi olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Dolayısı ile ekonomik göstergeler ekonomik daralmanın devam edeceği yönündedir.
   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 3 Ocak 2018 pazartesi günü enflasyon verilerini açıkladı. Bu kapsamda, Tüketici Fiyatları endeksi Türkiye’de azalma kaydederek yıllık enflasyon % 21,62’den % 20,30’a gerilemiştir. KKTC Devlet Planlama örgütü aralık enflasyon oranlarını Türkiye’deki gibi hafif bir gerileme yaşayarak % 29,96 olarak açıklamıştır. Bu gerilemede Türkiye’de başlatılan enflasyonla topyekün mücadele seferberliği, döviz kurlarında son dönem yaşanan azalma ve ithalatçısı olduğumuz petrol fiyatlarındaki global düşüş enflasyon oranlarını azda olsa azalmasına sebebiyet vermiş ancak sürdürülebilir bir azalma eğilimi kesin olarak sağlamamıştır. Zira enflasyonu olumsuz etkileyen döviz kurlarındaki istikrar henüz kazanılmamış olup, dalgalanma devam etmektedir.
    Halkın alım gücünün yeniden yükseltilmesi amacı ile Türkiye’de enflasyon oranları üzerinde maaşlara zam yapılma yönüne gidilmiş, KKTC’de ise devlet memurlarına zam yapılacağı açıklanmış ancak asgari ücret zammı henüz belirlenmemiştir. Ayrıca, devlet gelirlerinin artırılması için kamu harçlarına enflasyon oranları kadar zam yapılmıştır. Bu da azaltılması gereken 2019 enflasyonu üzerinde baskı yaratacaktır. Keza, devlet gelirlerinin artırılması için vergi zamları yerine üretimi ve yatırımı artıracak politikalar belirlenmeli ve kalkınma planları hazırlanmalıdır. Zira, mali politika olarak sadece harçların artırılması kayıt dışılığının daha da artmasına zemin yaratacaktır. Ülke ekonomilerinin sağlıklı büyüyebilmesi için halkın alım gücünün ve ülkedeki üretimin artırılması elzemdir.

YORUM EKLE