Hayırlısı olsun 

 Kuzey Kıbrıs ve Türkiye geçtiğimiz Pazar günü eş zamanlı olarak sandık başına gitti…

Türkiye’de Cumhurbaşkanı ve milletvekili, Kuzey Kıbrıs’ta yerel yönetim seçimi yapıldı…
İki seçimde de beklenen sürpriz sonuçlar çıkmadı…
Kuzey Kıbrıs’ta 28 belediyenin ezici bir çoğunluğunda mevcut başkanlar yoluna devam etti…
Seçmenden yeniden onay aldı…
Ülkede yerel yönetim reformu yapılmazsa aynı sistemle 10 seçime de gidilse sonuç değişmeyecektir…
Örneğin, bin 600 seçmenin sandığa gittiği bir köyde 7 aday başkanlık için yarışıyorsa günün sonunda sandıkta plan ve projesi olan değil tanıdığı ve akrabası çok olan kazanır…
Arzulanan çağdaş yerel yönetim için ülkedeki belediye sayısı mutlaka azaltılmalıdır…
Türkiye’de ise Muharrem İnce ile başlayan değişim rüzgarı, ilk turda dindi…
Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu halkından yüzde 52.50 gibi bir oy alarak yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı oldu…
Sandıktan çıkan sonucu kabul etmek demokrasinin en büyük erdemidir…
Buna göre Recep Tayyip Erdoğan seçimin birincisidir…
Seçimdeki en zorlu rakibi Muharrem İnce de bunu dün düzenlediği basın toplantısında kabul etti… ‘Amasız, fakatsız, lakinsiz’ bir şekilde Erdoğan’ın seçimi kazandığını söyleyerek örnek bir demokrasi anlayışına imza attı…
Evet, Türkiye’deki seçimin birincisi Recep Tayyip Erdoğan’dır…
Ama bu seçimin Erdoğan dışında iki kazananı daha vardır…
Birincisi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’dir…
Bahçeli, tüm eleştirilere rağmen verdiği sözü tutarak; Ülkücülüğün temel esaslarından ‘Lider-Teşkilat-Doktrin’ üçlemesine sarsılmaz bağla bağlanan MHP tabanının, Erdoğan’a oy vermesini sağladı…
Anketlerde yüzde 5 gösterilen parti oylarını da yüzde 11’de tutarak önemli bir başarıya imza attı…
Devlet Bahçeli’nin Türk Milletine karşı sorumluluğu bugün dünkünden daha fazladır…
Neden mi?
Çünkü bugün Türkiye’deki yeni cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin hayat bulmasının en büyük mimarı kendisidir…
Eğer Bahçeli ‘Tamam’ demeseydi, AK Parti’nin tek başına Recep Tayyip Erdoğan’ı cumhurbaşkanı seçecek, ülkedeki yönetim şeklini değiştirecek bir oy oranı yoktu…
İşte bu yüzden MHP şu anda kilit parti konumundadır…
Devlet Bahçeli’nin bugünden sonra atacağı her adım, alacağı her karar sadece kendisine oy veren yüzde 11’i değil 81 milyon Anadolu halkını hatta geniş bir Türk İslam coğrafyasını ilgilendirmektedir… 
İnşallah sonuçları hayırlı olur…
Seçimin ikinci kazananı ise Muharrem İnce’dir…
İnce, CHP’nin uzun yıllardır alamadığı bir oy oranına ulaştı…
Kısa süren seçim propagandası döneminde partisinin yıllardır ihmal ettiği, sessiz çoğunluğa ulaşarak hatırı sayılır bir teveccüh kazandı…
Türkiye’de oy kullanan her üç seçmenden birinin gönlünü kazanan İnce, bundan sonra da siyaset hayatına devam etmelidir…
Halka daha çok gitmeli, ön yargıları yıkmalıdır…
Çünkü güçlü bir muhalefet iktidardaki yöneticilerin doğrulara ulaşmasındaki en etkili araçtır…
Türkiye’nin buna çok ihtiyacı var…
Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrularını alkışlamak, desteklemek, yanlış icraatlarını da demokrasi kuralları çerçevesinde eleştirmek, alternatif sunmak her bireyin, özellikle de siyasi partilerin görevi olmalıdır…
Türkiye’nin sığ eleştirilere, kavgaya, kutuplaşmaya değil diyalog, sağduyu ve uzlaşıya ihtiyacı vardır…
Recep Tayyip Erdoğan sadece AK Partililerin değil tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının cumhurbaşkanıdır…
Bu gerçek herkes tarafından kabullenildiğinde…
Tek kazanan demokrasi olacaktır… 

YORUM EKLE