Her Mart ayının son Pazartesi

Her Mart ayını son Pazartesi ile başlayan hafta “Kütüphane Haftası” olarak kutlanmaktadır. Pandemi nedeniyle coğrafyamızdaki kamu kütüphanelerimizin kapalı olduğu bu dönemde, Kütüphane Haftası sessiz sedasız geçecek.
Daha önceden de Kütüphane Haftasıyla ilgili bir yazı yazmıştım. Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünden Prof. Dr. Bülent Yılmaz’ın “Kütüphane’de Sahibinden Anı, Öyküler” isimli eserin önsözünde kütüphanecilikle ilgili yapmış olduğu açıklama beni konu üzerine düşündürmüştü. Sn. Yılmaz kütüphaneciliği şöyle açıklamaktadır;
“Kütüphanecilik, üyeleri tarafından sırtlanıp taşınan bir meslek grubudur. Kütüphanecilerin çalışması, sevgi, sabır ve özveri ile yapılan, yüceltilen bir meslektir. Kütüphanecilik hiç karşılık beklemeden, doğrudan insan için yapılmaktadır. Kütüphaneci iyilik yapar, yaptığı iş için kullanıcıdan para almaz. Dünyada karşılığında para alınmadan yapılan kaç iş kalmıştır acaba?” 
Bu sözler üzerine dünyanın büyük kütüphanelerini merak edip sorguladım. İlk beş içerisinde;
İngiltere Birleşik Krallığı, Londra’da, Britanya Kütüphanesi, 170 milyon kitap,
Amerika Birleşik Devletleri, Washington’da, Library of Congress, 160 milyon kitap,
Amerika Birleşik Devletleri, New York’ta, New York Halk Kütüphanesi, 53 milyon kitap,
Rusya, Moskova’da, Rusya Devlet Kütüphanesi, 44 milyon kitap,
Rusya, Rusya Ulusal Kütüphanesi, St. Peterburg’da, 36 milyon kitap,
Günümüzdeki büyük kütüphanelerin, uluslararası platformlarda etkili olan ülkelerden olması bir tesadüf değildir. Bilgi birikimi ve geçmişin gelecek kuşaklara aktarılması düşüncesi, büyük kütüphaneler oluşturularak var olan bilgiyi toplu olarak bir düzen içerisinde koruma ve erişimlerini sağlama sürecini sağlamakta ve bir anlamda da bilgiye dayalı güçlü coğrafyalar şekillendirmektedir.
Günümüz öncesindeki büyük kütüphaneleri sorguladığımızda büyük bir kısmının Orta Doğu ve Anadolu’da var olduğunu görmekteyiz. Yaklaşık MÖ 3000’lerden itibaren insanların ürettiği ilk yazılı belgeler, bilginin başka yerlere aktarılmasını kolaylaştırmış ve var olan kültür, bilgi birikimi ve geleneğin sonraki kuşaklara aktarılmasını mümkün kılmıştır. Dayanıklı kil tabletler insanlık belleğinin ilk bölümünü oluşturmaktadır. Kil tabletleri topluca koruma gereksinmesi kütüphanelerin oluşmasına yol açmıştır. Bilinen en eski kütüphaneler;
Mısır, İskenderiye’de, İskenderiye Kütüphanesi,
Irak, Bağdat’ta, Beyt'ül Hikmet Kütüphanesi,
Romalılar, İstanbul’da, Konstantinapol İmparatorluk Kütüphanesi,
Hindistan, Nalanda, Nalanda Budist Okulu Kütüphanesi,
Bizim coğrafyamızda, 1982 yılında kütüphanelerin işlevlerini iyileştirmek ve kütüphane çalışanlarını motive etmek amacı ile Kıbrıs Türk Kütüphaneciler Derneği (KTKD) kurulmuştur. Dernek faaliyetlerine günümüzde de devam etmektedir. Kütüphaneci dostlarımız her sene etkinliklerle kutladıkları Kütüphane Haftası’nı bu yıl ikinci kez sessiz sedasız kutlamak zorunda kalıyorlar. Salgın nedeniyle insanlarımızın evlerinde kaldığı şu dönemlerde, okuyan insanlarımıza ciddi bir motive kaynağı olabilecek kütüphanelerimizin bakanlar kurulu kararı ile hala kapalı tutulması, düşünülmesi gereken bir konudur. Kütüphanelerin eğitimler, atölye çalışmaları ve etkinliklerle, bilgiyi deneyimleyerek öğrenme imkânı sunan, sosyal donatıları ile ziyaretçilerinin ihtiyaçlarına cevap veren birer yaşam alanına dönüştüğü günümüzde; bizim coğrafyamızda böylesi özel bir dönemde kapalı olması gerçekten üzücü ve düşündürücüdür.
Herkese güzel bir hafta dileklerimle. 

YORUM EKLE

banner456

banner459

banner474

banner460