HP, Grev, Savunma Desteği

Maliye Bakanı Sayın Dursun Oğuz, KKTC Merkez Bankasından 200 milyon TL borçlanacağını açıkladı.  Bakanlar Kurulu da Yasa Gücünde Kararname (YGK) ile Hayat Pahalılığı ödeneğini durdurdu. 
Özel sektörün, turizmin, esnafın büyük sıkıntılar içinde olduğu, turizm emekçilerinin, işsizlik girdabında debelendiği ve açlık grevine gidecekleri bu aşamada, kamu çalışanlarının HP ödeneğinin kesilmesi ile greve gitmelerine tepki koyabilirsiniz. Ama olay, bir bütünün kopmaz parçasıdır. 
 Başbakan Sayın Saner, 2020 yılı sonunda enflasyon oranında devlet harçlarına, % 15 oranında zam yapılması üzerine, bunu kamu çalışanlarının maaşlarına HP ödeneği verilecek olmasına bağlamıştı. Ama bunun böyle olmadığı, Ocak ayında Bakanlar Kurulunun HP ödeneğinin yansıtılmayacağına yönelik YGK çıkarması ile anlaşıldı. Bazı sendikalar, Anayasa Mahkemesinin daha evvel aldığı karara göre, bunun YGK ile yapılmasının mümkün olmayacağı gerekçesi ile mahkemeye başvuracaklarını açıklamışlardı. Bunun üzerine hükümet yasa ile Meclise geldi. O yasa, Meclis’ten oy birliği ile geçti. Muhalefet bu yasaya ne getirdi ki oy verdi? 1- Kamu görevlilerinden yapılacak kesinti, özel sektör çalışanlarına destek için İşçi İstihdam Fonuna gidecek. 2-Kesintiler 31 Aralık 2021’e kadar ödenecek.
Şimdi, HP’nin Mart- Haziran arasında ödenmemesini içeren yeni YGK çıkartıldı. Maliye Bakanı Sayın Oğuz buna “Dayanışma”  dedi. Peki Meclis’ten oy birliği ile geçen ne idi? Peki şimdi ne oldu da grevler oluyor? Çünkü o kesintilerin özel sektör çalışanlarına destek için var olan İşçi İstihdam Fonuna gittiğine dair hiçbir somut bulgu ve açıklama yok. Ayrıca, kamu çalışanlarının maaşlarından, sanki maaşları %15 artmış gibi vergi de alındı. Yani devlet insanları kesti. “Abara dubara” yaptı. 
Üstelik Meclis’ten oy birliği ile geçen yasaya rağmen, şimdi yeni ilan edilen YGK; Mart ayı ile Haziranı kapsıyor. Neden?  Bakın, Ocak ayında HP %0,48 çıkmıştı. Şubat ayında ise % eksi 0 ilan edilmişti. Enflasyona karşın insanlarla dalga geçilmişti.  Şimdi bu yeni YGK ile HP’nin uygulanmamasını, hükümet Mart ayı itibarı ile başlatacak. Yani buna göre, kamu çalışanları ile emeklilere, Nisan ayındaki ödemede, Ocak ve Şubat ayında ilan edilen %0,48 ve % - 0 olan HP’nin ortalaması; %0,46 oranında HP artışı yapacak. Böylece, Ocak, Şubat ve Mart aylarında sanki maaşlara %15 oranında HP ödeneği yansıtmış gibi uyguladığı vergi kesintisini, sözde çaktırmadan, telafi edecek. Böyle bir “Abara dubara” ile dayanışma ruhu gelişmez. Kavga çıkar. 
Ayrıca devletin Sayın Oğuz’un açıkladığı iç borçlanmaya gitme ihtiyacı, maaş ödemek için değildir. Ne acıdır ki tüm hamasete rağmen ve “sadık bende“ tavırlarına karşın; Ocak, Şubat ve Mart aylarında Türkiye’den Savunma için gelmesi gereken 192 milyon TL gelmedi. Bu nedenle bu ihtiyaç, yerel kaynaklardan karşılandı. Şimdi Merkez Bankasından yapılmak istenen 200 milyon TL’lik iç borçlanma, bu eksikliğin kamu maliyesi üzerinde yol açtığı boşluğu kapatmak içindir. Bundan ötürüdür ki Türkiye ile yapılan anlaşmalarda ne isterse olsun; aksamaması gereken en önemli nokta, Savunma için öngörülen destek olmalıdır.  Zira, kaynak sıkıntısı içinde olan KKTC bu alana sınırlı kaynaklarını akıtırsa, “kendi ayakları üzerinde durma” hedefine ulaşması mümkün olmaz.
Bir kere Meclis açıkken ve Bütçede HP ödeneği de öngörülmüşken, Yasa Gücündeki Kararname ile HP’yi durdurmak; hele Anayasa Mahkemesinin bu konuda aldığı geçmiş kararı varken. Üstelik,  Meclis’ten bu yıl başında oy birliği ile yasa da geçtikten sonra, hala “ Hikmet- i Hükümet” tavrı ile yeniden YGK yolunu tutmak kabul edilemez. Bu, Anayasal ve demokratik tüm gelenek ve uygulamalara aykırıdır. Buna her kesimin karşı çıkması gerekir. Demokratik hukuk devleti kalmaz. 
Ayrıca Türkiye’den KKTC’ye gelen desteğin hiçbir gerekçe ile aksamaması gereken yanı, Savunma için olan olmalıdır. Hamaset ve Anti- Demokratik anlayışla toplumsal, ekonomik kriz aşılamaz.

YORUM EKLE

banner464

banner459

banner455

banner460