banner564

Hükümet, Trump gibi… 

ABD Başkanı Sayın Trump, “Make America Great Again” diyerek, dünyayı hizaya getirmek ve tek muktedirin kendileri olduğu anlayışı ile İsrail ile birlikte İran’a saldırdı. Bir hafta içinde işi sonuçlandıracağını ve zafere ulaşacağını sandı. Bu nedenle nükleer konusunda İran’la görüşürken; baskın basanındır diyerek, İsrail ile birlikte İran’a saldırdı. Askeri, siyasi ve dini liderlerine suikast yaptı. İran halkını korkutmak için kız çocuklarının okulunu vahşice bombaladı. Kendi ağırlığı altında, kendinden yana bir yönetimin iş başına gelmesi için İran halkını isyana davet etti. Acımasızca bombaladı. Yıktı geçti. Ancak bu tavır, iktidar ya da muhalif görüşleri olan İranlıların birleşmelerini sağladı. Sonuçta İran’la onun önerileri temelinde bir ateşkes antlaşmasına geldi. 
Başbakan Sayın Ünal Üstel Başkanlığındaki hükümet de aynen, Sayın Trump mantığı ile hareket etti. ‘En büyük ve en bilen benim’ anlayışı ile ekonomik kriz şartlarında; “bir usta, bir memleket” yaklaşımı ile hareket etti. Hayat Pahalılığının 9 ay süre ile dondurulmasını öngören yasayı, buraların muktediri benim diyerek, Meclis’e sevk etti. Hali ile sendikalar buna itiraz etti. Meclis önünde sert kitlesel eylemler gerçekleşti. Bunun üzerine kiminle istişare ettiniz, eleştirilerinin de yaygınlaşması üzerine Sayın Başbakan, 5 sendikacı ve 5 bakanın bir kriz komitesinde durumu görüşmesini önerdi. Sendikalar da bunu kabul etti. Bir araya geldiler ve sendikalar; evet Körfez’deki savaş tüm dünyada enflasyonist baskıyı artıracak. Bunun için size bu yasayı geri çekmenizi, bunun yerine eğer Haziran ayında enflasyon yüksek çıkarsa, o zaman bizde bunun HP olarak yansıyacak kısmının bir kesimini almayıp, ödenemeyen kısmının daha sonra ödenmesi mantığı ile şekillenecek bir yasal düzenlemeye hazırız dediler. Bu teklifi bakanlar beğendi. Onlar konuyu Başbakana götüreceklerini, bunun için kendilerinin Meclis toplantısını erteleyeceklerini, ama sendikaların da eylemleri askıya almaları gerektiği noktasını değerlendirdiler. Bunun üzerine sendikalar grev ve eylemleri askıya alacaklarını açıkladılar. Kitle dağıldı. Ama hükümet, bu gelişme üzerine oturdu ve söz konusu yasayı, Yasa Gücünde Kararname (YSG) ile yürürlüğe soktuğunu ilan etti. Sendikalar ve muhalefette anayasa, yasalar ve demokratik değerlere aykırı bu tutumu, Anayasa Mahkemesi’ne götürme kararı verdi. Hükümet, bu tutumunu da uyduruk bir gerekçeye dayandırdı. Gerekçesi ise şu idi. ‘Bu yasa 1 Nisan itibari ile yürürlüğe girmezse, 30 Haziran’da gerçekleşecek yüksek HP oranını maaşlara yansıtma zorunda kalmamak için, bu YGK çıkarmak zorunda kaldık’ dedi. Ama bu tutum, tam ters bir etki yaptı. Tabanda farklı siyasi görüşlerde olan tüm insanları, hak ve demokratik değerler temelinde mücadele için kararlılıkla birleştirdi. Tıpkı İran halkının, kendini muktedir sayana karşı birlik olması gibi. Bu tutum, karşılıklı katılaşmayı getirdi. Hükümet, Polis gücünü kullanarak gösterileri bastıracağını sandı. Polisi göstericilerin üzerine sürdü. Ayrıca insanları korkutacağını düşünerek, sendikacıları gösteri alanından yaka paça tutuklamaya yöneldi. Sonuçta istenmeyen olaylar yaşandı. Sonra ne oldu? 
Hükümet, Yasa Gücündeki Kararnameyi geri çekti. Yani o 1 Nisan gerekçesi de kendi eli ile duvara vurdu. Arkasından yasada yer alan HP’yi dondurucu öneriler yerine, yüksek çıkması halinde bunun nasıl ödenmesi gerektiği ile ilgili düzenlemeler koydu. Kuşkusuz bu düzenlemelerde, muhalefet ve sendikaların görüşleri yok. Buna da hükümetin, “ben tek muktedirim” tavrı yol açtı. Kısacası Üstel Hükümeti de, ABD Başkanı Trump’ın; ben yaptım diyerek askeri gücüne güvenerek tümünüz de bana uyacaksınız çabasına rağmen; İran’ın şartları ile bir ateşkese gitmek zorunda kalması gibi; Kıbrıs Türk halkı ve demokratik güçlerinin mücadelesi ile tek bilgiç, mağrur ve tek muktedir benim tavrında olan hükümet, halkın karşısında duvara vurdu. Esas olan, demokratik ortak değerlerde buluşmaktır.
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tamer Karadeniz
Tamer Karadeniz - 11 saat Önce

Devketi idare etmeyi, memuru idare etme diye dusunurseniz, sonunuz boyle olur...

banner582

banner471

banner628

banner474