Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, temaslarının ilk gününde iki toplum lideriyle ayrı ayrı görüşmeler yaptı…
Her iki görüşmeden sonra çok kısa açıklamalar yaparak özetle şu mesajı verdi:
“İki toplumun çözüm arayışına destek olmak amacıyla elimizden gelen her şeyi yapma kararlılığındayız. Bir çözümün aynı zamanda garantör ülkelerin katkısına da bağlı olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle, iki toplumun refahını ve çözüme ulaşma kararlılığını güçlendirecek her türlü katkıyı sağlamaya büyük önem veriyoruz.”
Burada garantör ülkelere gönderme yapıyor Guterres…
Mesajın içeriğine girmiyor…
Ama bunu şu şekilde okumak mümkün:
“Olası bir çözüm durumunda garantilerin yeniden düzenlenmesine destek olun…”
Garantilerin değişmesini kim istiyor?..
Rum liderliği…
Ve bu konuda AB üyesi bir ülkenin başka garantilere ihtiyaç duymadığı savunmasını yapıyor…
Ne var ki; Kıbrıslı Türklerin ezici bir çoğunluğu garantilerin devamından yanadır…
Yeniden göç etmeye ‘evet’ diyenlerin tamamına yakını da bu görüşte…
Çözüme destek var, ancak garantörlüklerin devamı şartıyla…
Guterres’in önündeki en büyük zorluk budur…
Bir başka önemli soru şudur:
Garantörler; mevcut sistemin değişmesine onay verir mi?..
Yunanistan açısından herhangi bir sorun yoktur…
Çünkü hem kendileri, hem de nüfus çoğunluğunu ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yönetimini elinde bulunduran Kıbrıslı Rumlar AB üyesidir…
Ama durum Kıbrıslı Türkler açısından çok farklıdır…
Yeniden çatışma veya bağımsızlığı ortadan kaldıracak bir hareket olmaması halinde, garantörlerin 1960 anlaşmalarından kaynaklanan hakları kullanmayacağını herkes biliyor…
Türkiye; durup dururken adaya yeni bir müdahale mi yapacak?..
İmkansız bir şey…
Yapacak olsa karşısında AB üyesi ülkeler vardır…
Ayrıca Kıbrıs Cumhuriyeti ile ‘ortak savunma anlaşması’ yapan bölge ülkeleri vardır…
Bunların çoğunluğu Müslüman ülkelerdir…
Mısır, Lübnan, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Umman, Suudi Arabistan ile ‘ortak savunma’ anlaşması yaptılar…
Bunun anlamı şudur:
“Kıbrıs’a saldıran karşısında bizi bulur…”
Tüm bu ülkeler iki toplumdan birinin yanında dururken, toplu katliamlar olmadığı sürece yeni bir askeri hareket olasılığı kesinlikle yoktur…
Guterres’in bu kritik sorunu aşabilmesi çok zordur…
Ancak; liderlerle verimli toplantılar yaptığına göre Güven Artırıcı Önlemler konusunda yeni mesajlar vermesini bekliyoruz…
Bu kez 4 kapı yerine işi basitleştirip, 2 kapı açılması önerilebilir…
Ayrıca; ortak projelerin ilerletilmesi konusunda liderleri cesaretlendirebilir…
‘İyi niyet’ jesti olarak Maraş’ın, eski sakinlerine iadesi gündeme gelebilir mi?..
Müzakerelerin yeniden başlaması halinde böylesi bir jestin gündeme gelmesi şaşırtıcı olmaz…
İlk günün yorumu
- 29 Temmuz 2026, 09:18
- 167
YORUM EKLE
Yorumunuz Onaylanmak Üzere Gönderildi
YORUMLAR
Magusalı - 1 hafta Önce
Hırsızlık, düzenbazlık, sahtekarlık bizim iç meselemizdir. Bunları biz düzelteceğiz. Bunların daniskası AB ve Rum’da vardır. Örnek göstermeyelim. Ancak Rum ile antlaşma olmaz. Rumlar’ın nasıl olduğunu biz eskiler biliyoruz.
Öz - 1 hafta Önce
Garantörler ne için vardı? ENOSİS ve TAKSİMi engellemek içindi. Aynı zamanda KC nin bekası içindi. Ecevit de Samson ve Eoka B tarafından ortadan kaldırılmak istenen KC ni korumak ve hem Rumlara ve hem de Türklere barış getirmek için harekat yaptı. Peki Türkiye her durumda böyle bir müdahale yapabilir miydi? Hayır. İki defa Amerika tarafından durduruldu. Müdahale için dünya konjonktürü de önemli. Öngörülen çözüm için yeni söylem “Adanın günümüz koşullarını dikkate alan” bir çözüm şeklidir. Günümüz koşulları kuzey nüfusu 1960 daki gibi ada nüfusunun yüzde 18i mi? Kuzey ve güney arasında toprağa göre nüfus yoğunluğu kuzeyde çok daha fazla. Kimden korkuluyor?Rumlar Crans Montana’da kaldığı yerden devam edelim diyorlar. Artık çözüm ve AB için tek yol bu
Atlantik - 1 hafta Önce
Kıbrıs’ta bir Çözüm ve Barış yine olmadı ! Kıbrıs Cumhuriyetini sahiplenen AB ve BM Ülkesi Güney Kıbrıs için Üzülecek bir durum yok Zaman her yönü ile onların lehine çalışıyor Dünya ile Bütünleşmiş Turizm ve Ekonomik başarıları kayda değerdir !
Dünyadan dışlanmış Kıbrıs Cumhuriyetini dışlamış ve BM AB tarafından yasaklanmış KKTCumhuriyeti ise Çözümsüzlük ile Uluslararası Uçuş yasağı da dahil Dünya Ambargolarının altında ezilmeye maalesef devam edecektir ‘ Kapanıp kaldığımız KKTCde Elektriksizlik ile Teknecikten çıkan zehirlerle İlaçsız Uzman Doktorsuz Hastahanelerimiz ile Kirletilmiş Çevremiz Denizlerimiz ile Sahte Diplomalarla Sahte Ehliyetlerle Reçetelerle Ehliyetlerle Sahte Zeytin Yağları ile Yönetilemeyen KKTCde yaşamaya devam edeceğiz gibi gorunuyor !
Üç Ay Sonra yine Hayat Pahalılığı ile Asgari Ücret Artışı olacak mı Acaba !



İki devletçiler Federasyoncular , Kıbrıs Cumhuriyetçileri , KKTC’ciler Garantörler AB’ciler
Olsun veya olmasın 40 yıl daha Çökerttiğimiz KKTCde mevcut Statiko ile yaşamaya devam edeceğimiz bir gerçektir ! Gerçekçi olalım Tanınmayacak olan Dünyadan dışlanmış Uluslararası Ulaşım yasağı olan her gün Elektriklerin kesildiği Can alan karanlık yolları Kirletilmiş Çevresi Doğası Denizi olan KKTC Dünyada Kimin Umurunda ki ? KKTCye Ambargoları koyanların Kıbrıslı Türklerin kapanıp kaldığı KKTC’deki dökülen Yaşam Standartları Omurlarında mı yani ? Her geçen Gün daha iyiye giden yılda 5 Milyon Avrupalı Turist ağırlayabilen Kıbrıs Cumhuriyetini sahiplenmiş Güney Kıbrıs bir yana ‘ Çemberin her geçen gün daraldığı Ekonomisi Batmış Ulaşımı olmayan Üretim Turizm ve İhracatı yerle bir olmuş Bakımsız ve Onarımsız KKTC kimin umurunda ki ? AB’nin Vareller arasından baktığı Tanınması Dünyaca yasaklanmış KKTC ile Kıbrıslı Türklerin geleceği me mi olacak ?
BM genel Sekreterleri Her 16 yılda bir Kıbrıs’a Gelip Gidecek ve KKTC daha çok Fakirleşip Yoksullaşacak ‘ Anavatan Türkiye’nin Milyarları ise artık Borç Batağına girmiş KKTCye Devede Kulak Yetmeyecek Yolsuzluklar Sahtekarlıklar Hırsızlıklar ise artmaya devam edecek !
This is Forever TRNC